Rangier türkçesi Rangier nedir

Rangier ingilizcede ne demek, Rangier nerede nasıl kullanılır?

Rangiest : Sırık gibi. Uzun bacaklı ve ince.

Ranginess : Uzun boylu ve zayıf olma.

Ranging : Dolaşmak. Bir aralıkta uzanan. Turlamak. Bir aralıkta yayılan. Sıralı olmak. Bölgede yaşamak. Uzanmak. Dizmek. Erimi olmak. Katılmak.

Ranging accuracy : Telemetre doğruluğu. Uzaklık ölçümü doğruluğu.

Ranging error : Telemetre hatası. Uzaklık ölçümü hatası.

Androsporangium : Mikrosporangiyum. Mikrosporlar kapsayan sporangiyum. polen kesesi. Androsporangiyum.

Sound ranging : Sesle kestirme. Sesle ölçme. Sesölçüm.

Far ranging : Geniş bir alanı kapsayan. Geniş kapsamlı. Geniş ölçüde. Yaygın. Geniş. Uzaklara kadar erişen.

Arranging windows : Pencereleri yerleştirme. Pencereleri düzenleme.

Boomeranging : Geri tepmek. Aleyhe dönen durum. Geri tepen plan. Bumerang. Aleyhe dönmek.

İngilizce Rangier Türkçe anlamı, Rangier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rangier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exposure : Çıkarma. Ortaya çıkarma. Teşhir. Fotoğraf plaklarının, resmi alınacak cisme gösterilip tekrar kapatılması; ırakgörüre yerleştirilmiş plak kapağının açılıp resmin çekilmesi ve kapağın yeniden kapatılması. Açığa çıkarma. Bırakma. Bir güvence için belirtilen sınır. Işınlama. Ekspozür. Maruz kalma.

 

Riskiness : Risk. Risklilik. Tehlikelilik. Tehdit. Tehlike.

Spectrum : Beyaz aşığı oluşturan renklerin, sıklık ya da dalga boyu sırasınca dizildiği görüngü. bir akımmıknatıssal ışınım, kendisini oluşturan dalga boylarına ya da sıklıklara ayrıştırıldığında elde edilen çizge. anlamdaş alkım. Tayf. Göz kamaştıktan sonraki görüntü. İzge. Elek-tromıknatıslı ışınımların, kendilerini oluşturan dalga uzunluklarına ya da yinelenimlere ayrıldıklarında sağlanan sonuç. (görünür ışık bölümünde bunun iyi bir örneği, beyaz ışığın bir optik biçmeden geçtiğinde ortaya çıkan renkler kuşağıdır). insan kulağının algılayabileceği ve değerlendirebileceği ses dalgaları yineleniminin kuşağı; ses izgesi. Görüntü. Ekonomi, fizik, kimya, uzay, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Türlü dalga boylarındaki elektromıknatıssal ışınımların sırasını ve sıklık, erke gibi özelliklerini belirleyen çizge. Işığın dalga boylarına göre ayrılmış biçimi; her dalga boyundaki ışık yeğinliğini gösteren çizge. matematik bir işlerin özgün değerlerinin tümü. Spektrum.

Lankiest : Kazık kadar. Leylek gibi. Uzun boylu ve zayıf. Lancashire. Uzun boylu. İnce uzun.

Gangling : Fasulye sırığı gibi. Zayıf ve uzun boylu. Uzun boylu ve zayıf. Leylek gibi.

Lankest : İnce. Boylu. (saç) düz ve cansız. Sıska. Uzun boylu ve ince. Zayıf ve uzun boylu. İnce uzun.

Horizon : Coğrafya, uzay, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Uzamda, insan gözünün erişebileceği geniş alanın sınırı. Yeryüzüyle gökyüzünün birleşmiş gibi göründüğü yer. Horizon. Deniz kıyısında ya da geniş bir düzlükte, gökle yerin birleşmiş gibi görüldüğü ve bulunulan yere uzaklığı yükseldikçe artan çember yayı biçiminde çizgi. Kat. Tabaka. Çevren. Görüş. Ufki.

 

Gamut : Tam uzam. Bir şeyin tamamı. Gam. Takım. Tümü. Süre. Uçtan uca dizi. Birşeyin tamamı. Nota dizisi. Gam (müzik terimi).

Orbit : Göz. Kuşlarda gözün çevresindeki deri. eklem bacaklılarda göz saplarının çıktığı çukur. 3.böceklerde bileşik gözün etrafındaki belirgin bölge. Biyoloji, fizik, uzay, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İletişim uydularının dünya çevresini dolanırken izledikleri yol. Yörünge izlemek. Faaliyet sahası. Bir gökcisminin devinmesi boyunca çizdiği yol. Yörüngeye yerleşmek. Yörüngesine almak. Yörünge.

Purview : Konu. Alan. Görüş alanı. Alan (soyut olarak). Meal. Mana. Anlam. Kapsam. Amaç (yasa). Saha.

Rangier synonyms : approximate range, clear and present danger, internationality, peril, view, rangiest, extent, pallet, compass, contrast, expanse, confines, ganglier, hazardousness, status, palette, internationalism, as tall as a maypole, condition, lankier, sweep, scope, gangliest, ambit, perilousness, gangly, insecurity, tall and thin, vulnerability, rangy, ballpark, lank, latitude.

Rangier zıt anlamlı kelimeler, Rangier kelime anlamı

Security : Depozito. Teminat. Rehin. İnanca. Kimi gümrük işlemleri sırasında, bu işlemlerin bitimine ya da bir anlaşmazlığın sonuca bağlanmasına ilişkin, giriş vergilerine karşılık alınan para (banka inanca mektubu, ya da gümrük yönetimince bunların yerine onanacak benzerleri). Güvence. Taşınır değer. Koruma. Emanet. Borçlanım, tutu, yapı tutusu, değerli kağıt, pay ve borç belgitleri, taşınır değer, güvence ödeği, her çeşit tecimsel belgit, borsaya verilsin verilmesin iyesi ya da taşıyanına bir alacak sağlayan belge.

Safety : 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker. Asayiş. Safeti. Güvenlik. Emniyet. Korkusuzluk. Selamet. Güven. Koruyucu.