Rantings türkçesi Rantings nedir

  • Atıp tutma.

Rantings ingilizcede ne demek, Rantings nerede nasıl kullanılır?

Ranting : Ateş püskürmek. Bağırarak ve mimiklerle konuşmak. Atıp tutmak. Yüksekten atmak. Atıp tutma.

Rantingly : Atıp tutarak.

Granting : Bağışlama. Bağışlama eylemi. Yerine getirme (rica veya arzu hakkında). Hediye etme eylemi.

Granting by the sovereign : İlk zamanlarda, bulgular için egemenin ayrıcalık vermesi. Egemenin bağışlaması.

Immunity granting : Dokunulmazlık verme. Bir bulgucuya birçok konularda verilen koruma ayrıcalığı.

Warranting : Temin etmek. Ruhsat vermek. Kefil olmak. Garanti verme. Yetki vermek. Mazur göstermek. İzin vermek. Garanti etmek.

Quarantine period : Karantina süresi.

Quarantines : Karantinalar. Karantina.

Quarantined : Tecrit etmek (ülke). İzole etmek (ülke). Karantinaya alınmış. Karantinaya almak.

Quarantine : Bir ülkeyi bulaşıcı sayırlıklardan korumak için dışardan oraya kuşkulu gelenlerin ayrı bir yerde, ya da sayrılık olan bir konuttaki kişilerin o konutta belirli bir süre içinde bekletilmesi. geçici sayrılıktı bir yerden gelen geminin belirli bir süre için yaka ve kıyı ile her çeşit ilişiğinin kesilmesi. Ayrıklama. Karantinaya almak. Karantina. Karantina altına almak. Karantinaya koymak. Tecrit. Sağlık koruyumu. Tecrit etmek (ülke). Bulaşıcı bir hastalığa maruz kalmış veya hastalığın kuluçka süreci içinde hastalığa yakalanmış olma potansiyeli olan insan veya hayvanların bu hastalığı yaymalarının önüne geçmek için hareketlerinin kısıtlanması, hastalığın görüldüğü bölgeden dışarı çıkmalarının engellenmesi.

 

İngilizce Rantings Türkçe anlamı, Rantings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rantings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rant : Ateş püskürmek. Bağırarak atıp tutmak. Yüksekten atmak. Yüksek perdeden konuşmak. Söylenmek. Boş laf. Heyecanlı bir şekilde bağırarak konuşmak. Ağız kalabalığı. Atıp tutmak.

Judgement : Kanı. Tebligat. Hüküm. Sonyargı. Bkz.judgment. Düşünce. Öznenin konu ya da nesneler üzerinde yüklemci bir işlemde bulunarak vardığı bilgi. Yargılama. Karar. Sağduyu.

Tirades : Sert konuşma. Nutuk. Nutuk atma. Verip veriştirme. Ver yansın etme. Veryansın etme. Uzun ve sıkıcı konuşma. Uzun azar. Tirad.

Ranted : Atıp tutmak. Yüksekten atmak. Söylenmek. Boş laf. Bağırarak ve mimiklerle konuşmak. Ateş püskürmek. Bağırarak atıp tutmak. Heyecanlı bir şekilde bağırarak konuşmak. Ağız kalabalığı.

Grade : Sınıflamak. Kademe. Derecelere ayırmak. Aşama. Rütbe. Derece. (mal) tasnif etmek. Not vermek. Sınıflandırmak. Not.

Evaluation : Nüfus kestirmesi. Paha biçme. Değer biçme. Oranlama. Nüfus sayımlarının ortaya koyduğu verilere dayanarak, bir bölge ya da ülkenin gelecek yıllardaki nüfusunu ve niteliklerini saptamak amacıyla yapılan çalışmaların tümü. Bilişim, coğrafya, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir şeyin nitelik ya da niceliği üstüne yapılan çalışma sonucu varılan yargı. aynı biçimdeki olayların, birtakım ölçünlere göre, önemini belirtme. türlü öğretim amaçlarının gerçekleşme oranını değişik yollarla ölçme ve ortaya çıkan sonuçlar üzerinde değer biçme. Malın ya da özdeklerin değerleri oranlanmak üzere düzenlenen yazılım. değer biçme. Değer tahmini. Herhangi bir dizgenin tasarım ve gerçekleşme aşamalarını izleyen işletim döneminde, gözetilen amaçlara, benzer amaçlar için daha önce kullanılan dizgelere göre başarı ölçümü, bk. dizge değerleme.

 

Assessment : Taşınmaz mal vergilerinde bir ölçü olarak kullanılmak üzere, kentlerde ve kırsal alanlarda, bireylerin ve tüzel kişilerin ellerinde bulunan topraklann değerlerinin devletçe belirli aralıklarla saptanması. bk. yazım. Değer biçme. Biçilen değer. Tahakkuk. Vergilendirme. Düşünce. Belirlenen değer. Vergi. Salma. Değeryazım.

Pricing : Paha biçmek. Fiyatlandırılan. Fiyatlandırarak. Fiyatlama. Maliyetlendirme. Fiyat tespit etme. Fiyat uygulaması. Fiyat belirleme. Fiyatını belirlemek.

Overvaluation : Aşırı değerleme. Ulusal paranın aşırı değerlendirilmesi. Değerinden fazla kıymet verme. Fazla değerleme. Aşırı değer biçme. Aşırı değerlendirme. Değerinden fazla değer verme. Aşırı değerlenme. Gereğinden fazla değerleme.

Tirade : Sert konuşma. Paylama. Uzun ve sıkıcı konuşma. Uzun konuşma. Nutuk. Nutuk atma. Veryansın etme. Uzun sıkıcı konuşma. Ver yansın etme. Tirad.

Rantings synonyms : bond rating, judgment, gas, valuation, reevaluation, mark, appraisal, gases, grading, scoring, ranting, score, undervaluation, marking.

Rantings zıt anlamlı kelimeler, Rantings kelime anlamı

Adequate : Yeterli. Uygun. Ehven. Münasip. Yeter. Elverişli. Kifayetli. Kafi.