Readings türkçesi Readings nedir

Readings ingilizcede ne demek, Readings nerede nasıl kullanılır?

Reading age : Bir çocuğun, okuma yeteneği bakımından, önceden saptanmış düzgülere göre yaşı. Okuma yaşı.

Reading aptitude : Okuma anıklığı. Okuma becerisini kazanmak ve geliştirmek için gerekli olan, zeka ile ilişkisi bulunduğuna inanılan içsel öğrenme yeteneği.

Reading aptitude test : Okuma anıklığı testi. Çocuğun okuma gücünü saptamaya yarayan test.

Reading book : Kitap okuma.

Reading comprehension : Okuduğunu anlama.

Reading glasses : Okuma gözlükleri. Okuma gözlüğü.

Reading data : Veri okunuyor.

Reading hall : Okuma salonu.

Reading desk : Kitap sehpası. Kürsü. Rahle.

Reading frame : Mrna'daki başlangıç kodonundan bitirme kodonuna doğru olan nükleotit dizileri. Mrna üzerinde amino asit üretimine ait başlangıç kodonuyla sonlanma kodonu arasında yer alan nükleotit dizisi. Okuma çevcevesi. Okuma çerçevesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

İngilizce Readings Türkçe anlamı, Readings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Readings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Comment : Yorum yapmak. Söz söylemek. Eleştirmek. Yorumlamak. Açımlamak. Değerlendirmek. Açıklama. Hakkında yorumda bulunmak.

 

Scholarliness : Eğitim görmüşlük. İyi tahsil görmüş olma durumu. Eğitimli olma durumu. Bilginlik. İyi eğitim almış olma durumu. Eğitimlilik.

Opinion : Görüş. Fikir. Kanıtlanmış sayılmak için yeterli dayanağı olmayabilen, ancak doğru olduğuna inanılan ve anlıksal etkinlikler yoluyla varılmış olan bir yargı. uzman sayılan kişinin belirttiği görüş. Düşünce. Akıl. Takdir. Yargı. Kanı. Teşhis.

Annotation : Dipnot. Bilgi notu. Kamulaştırılması kararlaştırılan toprakların başka amaçlarla kullanılmasını, vurgunculuğa konu yapılmasını önlemek ve genel olarak taşınmazlar üzerinde başkalarının olan hakları belirtmek amacıyla, bu durumun, tapu kütüğüne işlenmesi. Ek açıklama. Not. Belirtim. Haşiye. Şerh.

Commentary : Bir filmin görüntülerini açıklamak amacıyla yapılan konuşma. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon haber izlencelerinde günün önemli bir olayı üzerine belirtilen görüş. Eleştiri. Nakil. Bir konuyu, bir sorunu ya da bir yazıyı ayrıntılarına değin gözden geçirerek anlatma, yorumlama ve çözümleme işi. Anlatma. Anlaşılması özel bir dikkat isteyen ya da herkese özdeş anlamda anlaşılması gereken bir yapıtın, uzmanınca notlar eklenerek anlaşılır duruma getirilmesi. Yorumlama.

Reproduction : Çoğaltma. Erişkin vücuttan yavru elde edilmesi. bir durum veya nesnenin benzerinin oluşturulması, çoğalma, duplikasyon, replikasyon. Üreme. Kopan organın tekrar çıkması. Yeniden üretim. Çoğalma. Taklit. Çoğalma, üreme, neslin devamı için yeni canlı meydana getirme. tekrar meydana gelme, hayvan ve bitkilerin üremesi. Ses kuşağının çevirimden önce saptanması, bu kuşaktaki seslerin oyun, ek sesler ya da her ikisiyle birlikte eşlemeli olarak okunması durumu. tv. aynı yöntemin televizyonda uygulananı. Eserin kopyası.

 

Conference : Toplantı. Görüş alışverişi. Kongre. Birlik. Müzakere. Meşgul. Lig. Görüşme.

Exegesis : Şerh. Kutsal kitap yorumu. Tefsir.

Interpretation : Eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Açıklama. Canlandırma. Sözlü tercüme. Tercüme. Bir yapıtın anlamını aydınlatmada tutulan inceleme ya da düşünme yolu. Tefsir. Sayılamada bölümlenen ve çözümlenen ham bilgileri değerlendirme ve anlamlı kılma işi. öğretim sırasında açıkça anlaşılmayan söz, düşünce ve görüşlere açıklık kazandırmak için kimi durumlarda kişisel kanılara da yer verilerek yapılan açıklama. Tabir.

Reading : Okunuş. Kitabi bilgi. Bilimsel düşünce. Mana. Bilişim, hukuk alanlarında kullanılır.

Readings synonyms : poring over, linguistic process, read, construction, estimation, congresses, knowledge, enlightenedness, attend school, gloss, convictions, language, interpreation, sesh, news conference, conferences, perusing, readouts, explication, studying, readout, proceeding, exegeses, knowledgeableness, idea, persuasions, commentaries, learnedness, dictum, obiter dictum, explanations, persuasion, skimming.

Readings zıt anlamlı kelimeler, Readings kelime anlamı

Inferior : Aşağı. İnferiyor. Aşağı derecede olan kimse. Ast olan kimse. Alt. İkinci derecede. Ast rütbede. Ast. Aşağı derecede olan şey.

Minor : Küçük. Daha az. Ufak tefek. Rüştünü ispat etmemiş kimse. Ufak. İkincil. Ergin olmayan çocuk. Minör. Küçümen. İkinci derecede.