Realise türkçesi Realise nedir
- Kazanmak.
- Fark etmek.
- Tahakkuk ettirmek.
- Gerçekleştirmek.
- Uygulamak.
- Kavramak.
- Aklında bulundurmak.
- Anlamak.
- Farketmek.
- Farkına varmak.
Realise ile ilgili cümleler
English: He doesn't realise that he's tone deaf.
Turkish: Kendisinde müzik kulağı olmadığını farketmiyor.
English: I didn't realise we were late.
Turkish: Geç kaldığımızı fark etmedim.
English: Ali doesn't realise how his behaviour affects others.
Turkish: Ali kendi davranışlarının başkalarını nasıl etkilediğini farketmiyor.
English: "Tom! Do you realise that these sentences are very self-centred: They always either begin with or end with you! Even both!" she reproached Tom.
Turkish: "Tom! Bu cümlelerin çok bencil olduğunun farkında mısın?: Onlar her zaman ya seninle başlıyor ya da seninle bitiyor! Hatta her ikisi!" o, Tom'a serzenişte bulundu.
English: Human beings, whether they realise it or not, continually seek happiness.
Turkish: İnsanlar, bunun farkında olsun veya olmasın, sürekli mutluluk ararlar.
Realise ingilizcede ne demek, Realise nerede nasıl kullanılır?
Realised : Tahakkuk etmek. Realize edilmiş. Gerçekleştirilmiş.
Realisers : Dekor uzmanı.
Realises : Tahakkuk ettirmek. Kazanmak. Farkına varmak. Anlamak. Gerçekleştirmek. Aklında bulundurmak. Farketmek. Uygulamak. Kavramak. Fark etmek.
Unrealised : Anlaşılmamış. Gerçekleştirilmemiş. (britanya ingilizcesi) gerçekleştirilmemiş. Yapılmamış yerine getirilmemiş (unrealized olarak da yazılır).
Realisable : Satılabilir. Gerçekleştirilebilir. Paraya çevrilebilir. Gerçeklenir. Gerçekleşebilir. Nakde çevrilebilir.
Realisms : Gerçekçilik. Gerçeklik. Realizm.
Realisation : Gerçekleşim. Paraya çevirme. Gerçekleştirme. Anlama. Kavrayış. Tasavvur. Teeyyüt. İdrak. Farkına varma. Farketme.
Realistic : Uygun. Realist. Gerçeğe uygun. Gerçekçi. Gerçekçiliğe ilişkin.
Realism : Realizm. Gerçekçilik. Dışımızdaki dünyayı, nesnel bir tutumla yansıtmayı amaçlayan sinema ve televizyon akımı. gerçekçilik bir yandan dış dünyayı bütün çapraşıklığı, derinliği, zenginliğiyle anlayabilecek, kavrayabilecek bilgiyi, bilinci gerektirir; bir yandan dış dünyanın gerçeğini çarpıtmayacak, bozmayacak, değiştirmeyecek bir dürüstlük, soğukkanlılığı zorunlu kılar; ayrıca bu gerçeği izleyiciye en inandırıcı, en benimsetici yolda aktaracak, sunacak büyük bir sanat yeteneği ister. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gerçeklik. Bilgi konusunun bilme işleminden ayrı bağımsız olarak var olduğunu, nitelik ya da özelliklerinin bilinmekle değişmeyeceğini ileri süren çağdaş bir felsefe öğretisi. rönesanstan sonra okullarda sözlü etkinliklere ağırlık vermeyen bir eğitim akımı. öğrencilere çevreleri üzerine gerçekliği kabul edilmiş bilgiler kazandırılmasını, onlara çevrelerine uymalarında yardımcı olmayı amaç olarak benimseyen ve öğrenmede ders konuları yanında etkinliğin ve kişisel özgürlüğün de önemi üzerinde duran eğitim felsefesi.
Realisations : İdrak. Gerçekleşim. Farkına varma. Anlama. Kavrayış. Farketme. Gerçekleştirme. Teeyyüt. Paraya çevirme. Tasavvur.
İngilizce Realise Türkçe anlamı, Realise eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Realise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Espies : Casusluk etmek. Gözüne ilişmek. Gözetlemek. Uzaktan görmek. Gözüne çarpmak. Görmek.
Differentiates : Ayırdetmek. Ayrılmak. Fark gözetmek. Ayırmak. Farklı olmak. Ayırt etmek. Farklılaştırmak. Ayrım yapmak. Farkı görmek.
Achieve : Elde etmek. Üstesinden gelmek. Ulaşmak. Başarmak.
Appreciate : Kıymetini bilmek. Zevk almak. Değerini bilmek. Değerlendirmek. Değer kazanmak. Fiyatını yükseltmek. Beğenmek. Değerini artırmak.
Mattered : İltihaplanmak. Cisim. Konu. Önemli olmak. Önem taşımak. Madde. Mesele. Önemi olmak.
Accrues : Gerçekleşmek. Gelmek. Birikmek. Artmak. Tahakkuk etmek. Büyümek. Payına düşmek. Çoğalmak. Eklenmek.
Deployed : Görevlendirmek. Yaymak. Dağıtmak. Harekete geçirmek. Sevk edilmiş (ordu). Yayılış.
Catch : Çekmek. Edinmek (alışkanlık). Tutma. Tutunmak. Kapmak. Tokat atmak. Yakalanan şeyin miktarı. Birdenbire fark etmek.
Actualize : Gerçekleşmek. Hayata geçirmek. Yaşama geçirmek. Hayata sokmak. Gerçekleşmesini sağlamak. Gerçeğe dönüştürmek. Yaşama sokmak.
Bite : Rahatsız etmek. Aşındırmak. Sokmak. Yakmak (soğuk). Yakmak. Sızlamak. Dişlemek. Isırmak. Acımak.
Realise synonyms : conform, bites, effected, carry into effect, pick out, discovers, discovering, awakens, detected, effect, apperceived, apperceive, accept, distinguish, detect, realized, differentiate, discerned, apprehend, deploys, realizing, awakened, make a difference, absorbs, effecting, awoken, entertained, attains, ascertaining, applies, actualise, espy, discovered.
Realise zıt anlamlı kelimeler, Realise kelime anlamı
Buy : İnanmak. Satın almak. Yutmak. Kabul etmek.
Ignore : Aldırmamak. Bilmezlikten gelmek. Gözardı etmek. Delil yetersizliğinden reddetmek. Boşlamak. Arka plana atmak. Kulak ardı etmek. Görmemezlikten gelmek. Görmezlikten gelmek. Önemsememek.

Bu kısımda Realise kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Realise ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Realise anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Realise ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.