Realize the facts türkçesi Realize the facts nedir

Realize the facts ingilizcede ne demek, Realize the facts nerede nasıl kullanılır?

Realize : Kazanmak. Farketmek. Gerçekleştirmek. Kar etmek. Bir yapıtı, bir taslağı sahneye uygulamak, yerleştirmek (uygulama). Farkına varmak. Tahakkuk ettirmek. Farkında olmak. Aklında bulundurmak.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Facts : Unsur. Eylem. Hakikat. Olay. Durum. Gerçek. Olgu.

The facts in dispute : Taraflardan hiçbirinin üzerinde görüş birliği içerisinde olmadığı tartışmayı çevreleyen olaylar veya gerçekler. Tartışmanın gerçekleri.

Embellished the facts : Olaylara ekleme yaparak kurguladı. Gerçeklere ekleme yaptı. Olayları abarttı. Hikayeyi süsledi.

Embroidered the facts : Olayları abartı. Olayları süsledi. Gerçekleri abarttı. Bire bin kattı. Hikayeyi olduğundan abartılı gösterdi.

In the light of the facts : Olayların ışığı altında. Olayların gelişmesine göre.

Twist the facts : Gerçekleri çarpıtmak.

İngilizce Realize the facts Türkçe anlamı, Realize the facts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Realize the facts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Come to oneself : Toparlanmak. Kendine gelmek.

Recovers : Toplamak. Geri kazanmak. Yeniden ele geçirmek. Belini doğrultmak. Kalkmak. Telafi etmek. Davayı kazanmak. Kendine gelmek. Kurtulmak. Değerlendirmek.

Come round : Gelmek. Kendine gelmek. Barışmak. Uğramak. Kendi görüşünden caymak. Yıldönümü gelmek. Başkasının görüşüne uymak. Ziyaret etmek. Yüksekten atmaktan vazgeçmek.

Come around : Hastalıktan iyileşmek. Hastalığı atlatmak. Başkasının görüşüne uymak. Canlanmak. İmana gelmek. Yüksekten atmaktan vazgeçmek. Dediğine gelmek. Yelkenleri suya indirmek. İyileşmek (hastalık vb).

Revives : İhya etmek. Diriltmek. Tasfiye etmek (metalurji terimi). Neşelendirmek. Gündeme getirmek. Canlanmak. Yeniden oluşturmak. Tekrar yayınlamak. Diriltmek (bir geleneği). Yeniden sahnelemek.

Recover consciousness : Bilinci açılmak. Kendine gelmek. Bilinci yerine gelmek.

Recovering : Kendine gelme. Kendine gelmek. Değerlendirmek. Kurtulmak. İyileşmek. Kurtarılıyor. Geri kazanmak. Yeniden elden geçirme. Davayı kazanmak. Kurtarmak.

Recover : Değerlendirmek. Kurtulmak. Düzelmek. Davayı kazanmak. Yerine gelmek. Kurtarmak. Mahkeme yoluyla ödetmek. Kendine gelmek.

Reviving : Uyanmak (duygu). Tekrar yayınlamak. Hayata döndürmek. Tasfiye etmek (metalurji terimi). Yeniden oluşturmak. Neşelendirmek. Yeniden sahnelemek. İhya etmek. Canlanma.

Realize the facts synonyms : become sober, recovered, come to, come to life, revive, revived.