Reciprocality türkçesi Reciprocality nedir
- [#karşılık Karşılıklılık].
- Evrik olma özelliği.
Reciprocality ingilizcede ne demek, Reciprocality nerede nasıl kullanılır?
Reciprocal agreement : Mütekabil uzlaşma. İkili anlaşma. Karşılıklı akit.
Reciprocal aid : Karşılıklı yardım.
Reciprocal assimilation : Karşılıklı benzeşme. Karşılıklı asimilasyon.
Reciprocal basis : Karşılıklılık kuralı. Bildirmelik görüşmelerinde, bir ülkenin çıkış mallarına bir başka ülkeden alacağı ödünün, ilk ülkenin ikinci ülkeden sokacağı mallara vereceği ödüne karşılık tutulması. (bu terim, uluslararası öteki ilişkilerde de uygulanır.).
Reciprocal cross : Genotipler sabit tutularak sadece eşeylerin değiştirilmesiyle yapılan ikinci çaprazlama. aa (dişi) x aa (erkek) çaprazının resiprokal çaprazlaması aa (dişi) x aa (erkek) şeklindedir. Resiprokal çaprazlama.
Reciprocal influence : Karşılıklı etki.
Reciprocal enforcement of maintenance orders : Remo. Karşılıklı nafaka ödemeleri uygulaması. (hukuk terimi) ülkelerin bakım ödemeleri için yasal uygulamaları kabul ettikleri uluslararası anlaşma (örneğin çocuk desteği, nafaka, vb.).
Reciprocal inhibition : Karşılıklı ketleme. Karşılıklı ket vurma. Birbiriyle karıştırılmaları yüzünden aralarında çok sıkı ilişki bulunan şeylerden her ikisinin de anımsanamaması.
Reciprocal curve : Ters eğri.
Reciprocal middle : İşteş çatı. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın birden fazla kişi tarafından karşılıklı vaya toplu olarak yapıldığını gösteren çatı. bu çatı -ış- / -uş- ekiyle kurulur: çek-iş-, kaç-ış-, boz-uş-, kon-uş-, gör-üş-, üş-üş- vb.
İngilizce Reciprocality Türkçe anlamı, Reciprocality eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reciprocality ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Correlation : Bilgisayar, biyoloji, eğitim, ekonomi, fizik, uzay, gramer, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. İlişki. Bağlılaşma. Nispet. Oran. Bağıntı. Bağlılaşım. Karşılıklı bağıntı. birbiriyle eşleştirilen iki küme ölçü sonuçları ya da aynı cinsten verilere ilişkin iki gözlem dizisi arasındaki bağıntı. iki puan ya da ölçü arasındaki ilişki ya da birlik; bir puanın, bir başkasıyle aynı zamanda gösterdiği değişme eğilimi. İlinti. Korelasyon.
Correspondence : Mektuplaşma. Benzerlik. Yazışma. Tekabül. Oluşum, durum ya da nesnelerin karşılıklı olarak birbirine uygun düşmesi. Haberleşme. Yazışmalar. Muhabere. Tekabüliyet. Birbirini tutma.
Relation : Bağ. Alaka. Yakın. İlişik. Bağıntı. Akraba. İlişki. Birlikte oluşan ya da birlikte değişme gösteren olaylar arasında kavramsal olarak kurulan bağ. Rabıta. Akrabalık.
Reciprocities : Karşılıklı davranış. Karşılıklı ödün ilkesi. Karşılıklı durum. Karşılık. Mütekabiliyet. Karşıtlık. Karşılıklı olma. Karşılıklı münasebet. Tekabül.
Complementarity : Tamamlayıcılık. Tümleme. Bütünleyicilik.
Mutualities : Mukabele. Karşılıklı olma. Mütekabiliyet. Karşılıklı durum.
Reciprocity : Karşılıklı ödün ilkesi. Karşılık. Dünya ticaretini serbestleştirme çabaları çerçevesinde gümrük tarifelerinin karşılıklı görüşmelerle indirilmesinde uygulanan ve dışsatımcı ülkenin mallarına karşı ülkenin uyguladığı tarifeleri indirmesi için, karşı ülkeden dışalımını yaptığı mallara uyguladığı tarifeleri indirmesine dayanan ve gümrük ve tarifeler genel anlaşmasıyla uygulanmaya başlanan ve daha sonra dünya ticaret örgütüyle de izlenilen ilke. krş. eksik karşılıklı ödün ilkesi, karşılıklı ödünsüzlük ilkesi. Karşılıklı münasebet. Mütekabiliyet. Karşılıklı davranış. Uluslararası ticarette iki ülke veya ülke grubu arasında karşılıklı olarak, dışalımda düşük gümrük tarifesi, kota sınırlarının geniş tutulması gibi ödünler tanınması. krş. tam karşılıklı ödün ilkesi, eksik karşılıklı ödün ilkesi. Toplumsal ilişki içinde bulunan bireyler ya da toplumsal kümeler arasında etki ve tepkilerin karşılıklı olarak birbirine yol açagitmesi. toplumsal çevrece onaylanan bir değerler ölçeğine göre bir yandan belli ödevleri, yükümlülükleri ve görevleri, öte yandan da belli hakları, karşılıkları ve ödülleri içeren toplumsal ilişki. Karşılıklı olma.
Interdependency : Karşılıklı dayanışma. Bağlılık. Dayanışma.
Mutualism : Karşılıklı asalaklık. Karşılıklı olma durumu. Karşılıkçılık. Sosyal ve kişisel saadetin ideal durumu olarak karşılıklı dayanışma (felsefe). Birlikte yaşayan farklı iki organizmadan her ikisinin de birbirinden karşılıklı yararlandığı ortak yaşam biçimi. Birlikte-yaşama. Mutualizm. Konukla konakçının karşılıklı olarak birbirinden geçinme, birbirine yarar sağlama durumu. Hem konağın hem de konakçının fayda gördüğü bir çeşit ortak yaşama şekli.
Reciprocality synonyms : mutualness, correlativity, mutuality, interdependence, interrelationship, reciprocal, bilateralism, interrelationships.
Reciprocality ingilizce tanımı, definition of Reciprocality
Reciprocality kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or condition of being reciprocal. Reciprocalness.

Bu kısımda Reciprocality kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reciprocality ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reciprocality anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reciprocality ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.