Reciprocal cross türkçesi Reciprocal cross nedir

  • Resiprokal çaprazlama.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Genotipler sabit tutularak sadece eşeylerin değiştirilmesiyle yapılan ikinci çaprazlama. aa (dişi) x aa (erkek) çaprazının resiprokal çaprazlaması aa (dişi) x aa (erkek) şeklindedir.

Reciprocal cross ingilizcede ne demek, Reciprocal cross nerede nasıl kullanılır?

Reciprocal : Mütekabil. Karşıt. Çift taraflı. Karşılıklı. İki taraflı. Resiprokal. İşteş. Ters. Karşıt (matematik terimi). Evrik.

Cross : Dargın. Öbür tarafına geçmek. Karşıt. Düzenbaz. Geçirmek. Haç. Kızgın. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Borudan iki yana kol almakta kullanılan bağlantı parçası. Aksi.

Reciprocal agreement : İkili anlaşma. Karşılıklı akit. Mütekabil uzlaşma.

Reciprocal aid : Karşılıklı yardım.

Reciprocal assimilation : Karşılıklı benzeşme. Karşılıklı asimilasyon.

Reciprocal basis : Bildirmelik görüşmelerinde, bir ülkenin çıkış mallarına bir başka ülkeden alacağı ödünün, ilk ülkenin ikinci ülkeden sokacağı mallara vereceği ödüne karşılık tutulması. (bu terim, uluslararası öteki ilişkilerde de uygulanır.). Karşılıklılık kuralı.

 

İngilizce Reciprocal cross Türkçe anlamı, Reciprocal cross eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reciprocal cross ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya. Akasya sakızı.

Aardvark : Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Reciprocal cross synonyms : a cells, abiotic environment, a chromosome, aardvarks, a site, abiotic factor.