Red currant türkçesi Red currant nedir

  • Frenk üzümü.
  • Kırmızı kuşüzümü.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Grossulariaceae familyasından, dikenli ya da dikensiz, çanak yaprakları taç yapraklarından daha büyük olan, yaprak döken nadiren dökmeyen, ülkemizde altı türü bulunan, çalı formundaki bitkiler.
  • Kırmızı kuş üzümü.
  • Kırmızı frenküzümü.

Red currant ingilizcede ne demek, Red currant nerede nasıl kullanılır?

Red : Kızarmış. Kırmızı (renk). Kızgın. Kızıl tüylü. Rus. Komünist. Al. Kızıl saçlı. Solcu. Kırmızı.

Currant : Kuşüzümü. Frenk üzümü. Frenküzümü. Kuş üzümü.

Red admiral : Kelebek.

Red ant : Kırmızımsı renkte olup, ormanlarda yaşayan ve kimi yaprak solucanlara arakonakçılık edebilen karınca; orman karıncası, kırmızı orman karıncası. Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, zar kanatlılar (hymoneptera) takımından, kırmızı renkli, yuvasını ormanlar içinde kocaman yığınlar halinde yapan, zehir dikenleri olmayan, sosyete meydana getiren, pupaları kuşlara yem olan bir tür. orman karıncası. Kızılkarınca. Ateş karıncası. Kırmızı orman karıncası.

Red army : Sovyet ordusu. Eski sovyetler birliği'nin ordusu. Kızıl ordu.

Red army orchestra : Kızıl ordu'nun (eski sovyetler birliği'nin ordusu) resmi orkestrası. Kızıl ordu orkestrası.

 

Red army choir : Kızıl ordu korosu. Eski sovyetler birliği ordusu'nun ünlü şarkı grubu.

İngilizce Red currant Türkçe anlamı, Red currant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Red currant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

 

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Ribes : Kuşüzümü fidanı. Bektaşi üzümü.

Blackcurrant : Siyah kuş üzümü. Kuş üzümü. Kuşüzümü.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı. Akasya.

Red currant synonyms : abramis zone, aardwolf, aardvark, a cells, currant, abo blood groups system, redcurrant, currants, abiotic factor, a site, blackcurrants, abductor muscle, black currant.