Currant türkçesi Currant nedir

Currant ingilizcede ne demek, Currant nerede nasıl kullanılır?

Black currant : Frenk üzümü. Siyah kuşüzümü. Siyah frenküzümü.

Red currant : Kırmızı frenküzümü. Kırmızı kuşüzümü. Frenk üzümü. Grossulariaceae familyasından, dikenli ya da dikensiz, çanak yaprakları taç yapraklarından daha büyük olan, yaprak döken nadiren dökmeyen, ülkemizde altı türü bulunan, çalı formundaki bitkiler. Kırmızı kuş üzümü.

Currants : Kuşüzümü. Frenk üzümü. Kuru üzüm.

Blackcurrant : Frenk üzümü. Kuş üzümü. Kuşüzümü. Siyah kuş üzümü.

Blackcurrants : Kuşüzümü. Frenk üzümü. Kuş üzümü. Siyah kuş üzümü.

Currency : Para. Revaç. Para, altın, gümüş ve kağıt para. para yerine geçen çek, ödek gibi değerli belgitler. Satakta sürümde bulunan kağıt ve madeni para. Geçerlik. Dolaşım. Mütedavil para. Geçerlilik. Güncellik.

Currach : İrlanda'ya özgü ufak tekne veya bot.

Curr : Kuğurmak. Cıvıldamak. Yumuşak ötme sesleri çıkarmak (kumru veya güvercin ötüşü gibi).

Curred : Kuğurmak. Cıvıldamak. Yumuşak ötme sesleri çıkarmak (kumru veya güvercin ötüşü gibi).

Incurrable : Karşılaşılabilir. Karşı karşıya kalınabilir. Yüz yüze kalınabilir (genellikle istenmeyen veya sevilmeyen bir şey). Sorumlu tutulabilir (örneğin bir görevden). Elde edilebilir. Edinilebilir.

 

İngilizce Currant Türkçe anlamı, Currant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Currant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Berry : Kiraz gibi meyveler. Dut toplamak. Etli ve zarlı kabuksuz meyve. Meyve toplamak. Ekzokarpı ince ve zarımsı yapıda, mezokarp ve endokarpı etli olan, açılmayan etii bir meyve tipi. üzümsü meyve. Dut. İstakoz yumurtası. Yumuşak meyve. Bakka. Meyve (dutsu).

Red currant : Grossulariaceae familyasından, dikenli ya da dikensiz, çanak yaprakları taç yapraklarından daha büyük olan, yaprak döken nadiren dökmeyen, ülkemizde altı türü bulunan, çalı formundaki bitkiler. Kırmızı kuşüzümü. Kırmızı frenküzümü. Kırmızı kuş üzümü.

Blackcurrant : Siyah kuş üzümü.

Black currant : Siyah frenküzümü. Siyah kuşüzümü.

Bush : Çalı. Bilezik. Çepel. Zıvana. Çalılık arazi. Kaplamak. Fidan. Gür saç. Purinçina. Çalıya benzer şey.

Shrub : Ağaççık. Şarap. Şurup. Bodur ağaç. Funda. Çepel. Ağaçsı. Çalı. Alkollü meyve şurubu.

Currants : Kuru üzüm.

Plum : Erik. Gülgiller (rosaceae) familyasından, yaprakları basit, yenen etli ve sulu bir meyvesi olan, yapraklarını döken, ağaç ya da çalı şeklinde bitkilerin genel adı. Ballı lokma. Şekerleme. En iyisi. Arzulanacak şey. Kıyak iş. Beklenmedik kazanç. Can atılan şey.

Currant synonyms : white currant, garden current, currant bush, european black currant, ribes rubrum, genus ribes, winter currant, ribes sanguineum, ribes sativum, ribes nigrum, cassis, redcurrant, ribes, blackcurrants, gooseberry, plums.

Currant ingilizce tanımı, definition of Currant

Currant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small kind of seedless raisin, imported from the Levant, chiefly from Zante and Cephalonia. Used in cookery.