Redeal türkçesi Redeal nedir

  • Kartları yeniden dağıtmak.
  • Tekrar sağlamak.
  • Yeniden satmak.

Redeal ingilizcede ne demek, Redeal nerede nasıl kullanılır?

Rede : Atasözü. Hikaye. Tavsiye. Masal. Tertip. Nasihat. Deyim. Anlatmak. Kıssa. Tefsir.

Redecorate : Yeniden dekore etmek.

Redecorated : Yeniden dekore edilmiş. Yeniden dekore edilen. Şeklini değiştirmek.

Redecorates : Şeklini değiştirmek. Yeniden dekore etmek. Tekrar süslemek.

Redecorating : Şeklini değiştirmek. Yeniden dekore etme.

Redeemable preferred stock : Ortaklık için satın alma hakkı kabul edilen pay belgiti. İtfa edilebilen rüçhanlı hisse senedi. İtfa imtiyazlı hisse senedi. Satın alınabilir pay belgiti. Geri alınabilir tercihli hisse senedi.

Redeemable : İtfa olanağı bulunan. Telafi edilir. Ödenip kurtarılır. Affedilebilir. Ödemeli. Kurtarılabilir. Ödenebilir. Paraya çevrilebilir. İhbarlı. Amorti edilebilir.

Redeemable loans : Önceden belirlenen plan çerçevesinde ödenen borçlar. türkiye’de önceden belirlenen plan çerçevesinde uzun vadeli iç ve dış kamu borçları. İtfaya bağlı borçlar.

Redeemable loan : Borçlanma belgitlerini satağa çıkaran kamu tüzel kişiliğince belirtilen koşullar içinde ödenimleri yükümlülüğe alınmış borçlanmalar. Ödeme yetenekli borçlanma.

Redeem : Günahını bağışlatmak. Amorti etmek. Telafi etmek. Rehinden kurtarmak. Bedelini verip geri almak. Kurtarmak (borç vb'den). Tutmak (söz). Para verip kurtarmak. Kurtarmak. Bedelini vererek geri almak.

 

İngilizce Redeal Türkçe anlamı, Redeal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Redeal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give away : Açık etmek. Armağan etmek. Bağış yapmak. Sırrını açıklamak. Dağıtmak. Hibe vermek. Hibe etmek. Bağışlamak. Hediye etmek. Hediye olarak vermek.

Unfold : Sermek. Ortaya çıkarmak. Açılmak. (katlanmış bir seyi) açmak. Gelişmek. Gözler önüne serilmek. Açmak. Açmak (katlanmış bir şeyi). Yayılmak. Açıklamak.

Divulge : Yaymak. İfşa etmek. İfşaat. Söylemek. Deşifre etmek. Açığa vurmak. Açıklamak. Ortaya dökmek.

Get around : Gönlünü etmek. Bir yol bulup atlatmak (birini). Gidermek. Yolunu bulmak. Üstesinden gelmek. Gezinmek. -den kaçınmak. Dolaşmak. Yayılmak (haber). Gönlünü yapmak.

Reselling : Aldığını satmak. Tekrar satmak. Satmak. Bir daha satmak.

Peach : Şeftali kompostosu. Çok tatlı veya hoş biri. Fıstık gibi şey. Şeftali. Gammazlamak. Gülgiller (rosaceae) familyasından, çanak ve taç yaprakları beşer tane olan, ana vatanı çin olup, ülkemizde de kültürü yapılan, ağaç formundaki, yapraklarını döken bir tür. Fıstık. Çok güzel kız.

Spring : Yeraltı suyunun doğal olarak yeryüzüne çıktığı yer. Yaylanmak. Coğrafya, gitar, uzay, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Bahar. Sustalı. Çıtlatmak. Genellikle kireçtaşı ve alçı taşı gibi kayaçların yaygın olduğu yörelerde görülen az çok tuzlu, içilmeye elverişli olmayan kaynaklar, bk. acı su. Yeraltı sularının kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yer. Zemberek. Şafak sökmek.

 

Unveil : Örtüsünü açmak. Açığa çıkarmak. Açılışı yapılmak. Açığa vurmak. Açmak. Göstermek (ilk kez olarak). Ortaya çıkarmak. Açıklamak. Peçesini kaldırmak. Açılışını yapmak.

Unearth : Keşfetmek. Meydana çıkarmak. Gün ışığına çıkarmak. Kazıp çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Toprağı kazıp çıkarmak. Topraktan çıkarmak. Gün yüzüne çıkarmak. Deliğinden çıkarmak.

Trot out : Teşhir etmek. Bilgi satmak. Bahsedip durmak. Göstermek. Tırısa kaldırmak.

Redeal synonyms : blackwash, let the cat out of the bag, blow, bewray, blab out, babble out, tattle, get out, resells, unwrap, show, let out, come out of the closet, muckrake, uncover, leak, come out, blab, babble, sing, expose, break, bring out, confide, out, let on, betray, discover, talk, disclose, resell, excavate, tell.

Redeal zıt anlamlı kelimeler, Redeal kelime anlamı

Hide : Post. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Dayak atmak. Herhangi bir hayvanın işlenmiş ya da işlenmemiş olan derisi. Saklanmak. Yaşırmak. Saklamak. Ortaçağ arazi ölçü birimi. Cilt. Deri.

Keep quiet : Uslu durmak. Sessiz olmak. Rahat durmak. Sessiz kalmak. Susmak.