Rediscount türkçesi Rediscount nedir

  • Reeskont.
  • Tekrar iskonto etme.
  • Yineli indirim.
  • Alıcılarına ilişkin belgitlerde indirim yapmış olan bankaların bu belgitleri başka bir bankaya vererek bunlar üzerinde tekrar indirim yaptırması.
  • Tekrar ıskonto etmek.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Tekrar iskonto.
  • Reeskont etmek.
  • Reeskont yapmak.
  • Kırdırmak (senet).
  • Tekrar indirim.
  • Mükerrer iskonto.

Rediscount ingilizcede ne demek, Rediscount nerede nasıl kullanılır?

Rediscount credit : Bankaların, nakit ihtiyaçlarını karşılamak ya da yeni getirim olanağı sağlamak amacıyla merkez bankasından ikinci kırdırım veya kredi hesabı biçiminde sağladığı kredi. krş. kredi hesabı 2. Reeskont kredisi. İkinci kırdırım kredisi.

Rediscount policy : Merkez bankasının ikinci kırdırım oranlarını değiştirerek ekonomideki para sunumunu ve kredi miktarını etkilemesi. İkinci kırdırım politikası.

Rediscount rate : Merkez bankasınca kabul ve uygulanılmak üzere duyurulan ürem sınırı. Reeskont faiz oranı. Reeskont faiz haddi. Merkez bankasınca kabul edilen faiz haddi. Reeskont haddi. İkinci kırdırım oranı. Yineli indirim sınırı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Merkez bankasının ikinci kırdırımda uyguladığı oran. Reeskont oranı.

Rediscounted : Reeskont etmek. Kırdırmak (senet).

 

Rediscounting : Kırdırmak (senet). İkinci kırdırım. Yeniden ıskonto. Bankalara kırdırılmış bir senedin ikinci kez banka tarafından merkez bankasına kırdırılması. Reeskont etmek. Reeskont.

Rediscovering : Yeniden bulmak. Yeniden keşfetmek.

Rediscounting policy : Merkez bankasının ikinci kırdırım oranlarını değiştirerek ekonomideki para sunumunu ve kredi miktarını etkilemesi. İkinci kırdırım politikası.

Rediscovered : Yeniden keşfetmek. Yeniden keşfedilmiş. Yeniden bulmak.

Rediscounting rate : İkinci kırdırım oranı. Merkez bankasının ikinci kırdırımda uyguladığı oran.

Rediscover : Yeniden keşfetmek. Yeniden bulmak.

İngilizce Rediscount Türkçe anlamı, Rediscount eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rediscount ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flout : Küçümsemek. Uymamak. Zıddına gitmek. Hor görmek. Takmamak. Burun kıvırmak. Delmek. Eğlenmek. Alay etmek. Saygısızca karşı gelmek.

Discredit : İtibardan düşürmek. Yüz karası. İnanmamak. İtibarsızlaştırmak. Gözden düşürmek. İtibardan düşmek. Güvenini sarsmak. İtibar erozyonuna uğratmak. Güvenmemek. İtibarını sarsmak.

Reject : Iskarta. Reddetmek. Atmak. İstememek. Bir kenara atılan yararsız şey. Geri çevirmek. Bir tarafa atmak. Çıkarmak. Kabul etmemek.

A priori probability : Öncül olasılık.

Shrug off : (bilmiyorum veya ilgilendirmiyor anlamında) iki omuzu yukarı kaldırmak. Umursamamak. Aldırış etmemek. Boş vermek. Kafasına takmamak. Yabana atmak.

Ignore : Aldırmamak. Iska geçmek. Göz ardı etmek. Gözardı etmek. Önem vermemek. Arka plana atmak. Bilmemezlikten gelmek. Görmemezlikten gelmek. Görmezlikten gelmek.

 

A posteriori probability : Ardıl olasılık.

Decrease : Azalma. İnişe geçmek. Eksiltme. Eksiltmek. Azalmak. Düşüş göstermek. Düşmek. Eksilmek. Küçülmek. Küçültmek.

Turn a blind eye : Görmezlikten gelmek. Görmemezlikten gelmek. Gözünü kapamak. Gözlerini kapatmak. Görmezden gelmek. Göz yummak.

Rediscount synonyms : push aside, price reduction, rediscounts, abel blanchard model, a priori information, cold shoulder, disoblige, disregard, a level, rediscounted, aalens linear regression model, a error, brush aside, slight, brush off, reduction, a b model, laugh off, a posteriori information, a priori analysis, a priori theoretical criteria, deduction, abc method, a posteriori analysis, laugh away, abadir test, pass off, discounted, aalen estimator, dismiss, discounting, step down, rediscounting.

Rediscount zıt anlamlı kelimeler, Rediscount kelime anlamı

Oblige : (anlaşma vb) bağlamak. -e yardım etmek. Zorunda bırakmak. Mecbur etmek. İyilikte bulunmak. Bağlamak (anlaşma vb.). Lütfetmek. İyilik etmek. Bağlamak (anlaşma). Zorlamak.

Accept : Razı olmak. Anlamak. Hazmetmek. Evet demek. Onaylamak. Katlanmak. Almak. Eyvallah demek. Üstlenmek. Normal karşılamak.

Increase : Artma. Artmak. Çoğaltmak. Eder artırımı. Çoğalmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Üremek. Artışa geçmek. Artırmak. Zam yapmak.