Rediscounting policy türkçesi Rediscounting policy nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • İkinci kırdırım politikası.
  • Merkez bankasının ikinci kırdırım oranlarını değiştirerek ekonomideki para sunumunu ve kredi miktarını etkilemesi.

Rediscounting policy ingilizcede ne demek, Rediscounting policy nerede nasıl kullanılır?

Rediscounting : Reeskont etmek. Yeniden ıskonto. Reeskont. İkinci kırdırım. Kırdırmak (senet). Bankalara kırdırılmış bir senedin ikinci kez banka tarafından merkez bankasına kırdırılması.

Policy : İdare. Davranış biçimi. Politika. Tedbir. Sigorta belgesi. Siyaset. Önlem. Belirlenen amaç veya hedeflere ulaşmaya yönelik karar ve eylemler bütünü. Poliçe. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.

Rediscounting rate : Merkez bankasının ikinci kırdırımda uyguladığı oran. İkinci kırdırım oranı.

Acceptable use policy : Kabul edilebilir kullanım politikası. Bir internet erişim sunucusu üzerindeki kullanıcıların uyması gereken yönergeler.

Accomplish a policy : Bir planı başarıyla tamamlamak. Kararlaştırılmış plan veya amacın yerine getirilmesi.

Account policy : Hesap ilkesi.

İngilizce Rediscounting policy Türkçe anlamı, Rediscounting policy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rediscounting policy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

 

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Rediscounting policy synonyms : a change in supply, abolition of forced labour convention, a shift in demand, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, rediscount policy, ability to pay principle.