Redundancies türkçesi Redundancies nedir

  • İhtiyaç fazlası oluş.
  • Gereğinden fazla olma.
  • İşten çıkarmalar.
  • Gereksiz çokluk.
  • Laf kalabalığı.
  • Yazıdaki tekrar oranı.

Redundancies ingilizcede ne demek, Redundancies nerede nasıl kullanılır?

Redundance : Gereğinden fazla olma. Miktar. Fazlalık. Çokluk. Laf kalabalığı. İşçiye gereksinim duyulmaması. Artıkbilgi. Yazıdaki tekrar oranı. İşsizlik. Gereksiz çokluk.

Redundance letter : İşten çıkarma duyurusu.

Redundances : İşsizlik. Fazlalık. Gereğinden fazla olma. Yazıdaki tekrar oranı. Miktar. Gereksiz çokluk. İşçiye gereksinim duyulmaması. Laf kalabalığı. İhtiyaç fazlası oluş. Çokluk.

Redundancy : Artıklık. Boş laf etme. Gereksiz kelimeler kullanma. Gereğinden fazla olma. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Çokluk. Yazıdaki tekrar oranı. Dolambaçlı yoldan konuşma. Bir verinin doğruluğunun korunup korunmadığını sınama olanağı veren, gereksiz olmakla birlikte veriyle tümleşmiş biçimde kullanılmak üzere eklenmiş veri öğesi. bk. eşlik ikili, sağlama sayısı, eşlik damgası. Gereğinden fazlalık.

Redundancy check : Artıklıkla hata kontrolü. Ek bilgi ile kontrol. Hata denetimi. Artıklık denetimi. Fazlalık denetimi.

Active redundancy : Etkin artıklık. Aktif fazlalık.

Cyclic redundancy code : Çevrimsel artıklık kodu.

 

Redundancy pay : İşten çıkarma tazminatı.

Redundancy reduction : Artıklık arıtımı.

Longitudinal redundancy check : Boylamasına artık denetimi. Yatay hata denetimi.

İngilizce Redundancies Türkçe anlamı, Redundancies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Redundancies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Periphrases : Dolaylı anlatım. Dolambaçlı yoldan konuşma. Gereksiz kelimeler kullanma. Boş laf etme. Dolambaçlı söz. Dolambaçlı yol. Dolaylama. Dolaylı bir şekilde meramını anlatma.

Pleonasm : Lafı uzatma. Dolambaçlı yol. Gereğinden fala sözcük kullanma. Söz uzatımı. Boş laf etme. Bir ekin veya aynı görevi yüklenmiş şekilce farklı eklerin kelime içinde arka arkaya sıralanması olayı: uyg. tigin/tigi+t+ler «prensler», sler+ler «sizler», harz., çağ. ik+ev+len «ikisi bir arada», üç+ev+len «üçü bir arada»; kim+i +si, eat. kul+cug+az «kulcağız», yer+cüg+ez, oğur+layın+ca «gizlice», demin+ce+cik, yavaş+ça+cık, yavru+cağ+ız; uyg. az+rak+ça+kıa «azıcık»; özb. kiç+kine+gine «pek küçük»; kary. kız+gına+ceh «kızcağız», tel. as+kın+çak «azıcık», anad. ağzl. ey+ce+ne, ey+ce+men, çabuk+ça+na, vb. olayın meydana gelişi genellikle ilk ekin görevindeki bir aşınmanın sonucudur. bu durumda ilk ek ya birleştiği kelime ile kaynaşmış ve kendini şekilce korumuştur. yahut da sonradan gelen ek ile kaynaşarak birleşik bir ek oluşmuştur. bazen de eski ekin görevinde bir zayıflama söz konusu değildir. tek şekilden farklı görevlerin gelişmesi sonunda, ikinci ek o kelimeye yeni bir görev yüklenerek gelmiştir. || arapçadan dilimize çokluk şekilleriyle geçmiş olan evlat, evrak, talebe, teşkilat gibi kelimelerin yeniden birer +lar/+ler çokluk eliyle genişletilmeleri de ek yığılması niteliğindedir: evlat+lar, evrak+lar, talebe+ler, teşkilat+lar gibi. Haşiv. Dolambaçlı yoldan konuşma.

 

Exuberance : Bolluk. Canlılık ve neşelilik. Coşku. Coşkunluk. Taşkınlık. Gürlük (bitkilerde). Çoşkunluk.

Circumambage : Dolambaçlı yoldan konuşma. Gereksiz kelimeler kullanma. Dolambaçlı yol. Dolaylı bir şekilde meramını anlatma. Dolaylılık.

Redundancy : Bir verinin doğruluğunun korunup korunmadığını sınama olanağı veren, gereksiz olmakla birlikte veriyle tümleşmiş biçimde kullanılmak üzere eklenmiş veri öğesi. bk. eşlik ikili, sağlama sayısı, eşlik damgası. Dolambaçlı yol. Gereksiz kelimeler kullanma. Dolambaçlı yoldan konuşma. Çokluk. Bolluk. Gereğinden fazlalık. Gereksizlik.

Overplus : Fazlalık. Kalan. Bakiye.

Embarrassment : Sıkıntı. Mahcubiyet. Bozum. Bozuntu. Utanç duyma. Para sıkıntısı. Şaşkınlık. Utanç duygusu. Parasızlık. Utanma.

Prolixity : Fuzuli anlamda uzun duruşma. Söz uzunluğu. Gereksiz uzunlukta savunma veya beyanname.

Periphrase : Dolambaçlı yol. Gereksiz kelimeler kullanma. Dolambaçlı yoldan konuşma. Dolaylama. Boş laf etme. Dolaylı bir şekilde meramını anlatma.

Redundancies synonyms : prolixness, circumlocutions, periphrasis, logorrhea, plethora, fifth wheel, circumlocution, exuberancy, circumbendibus, redundances, superfluity, redundance, unnecessariness, deadwood.