Referred türkçesi Referred nedir

Referred ile ilgili cümleler

English: I referred to the company for his work record.
Turkish: Ben onun iş kaydı için şirkete başvurdum.

English: Ali was the one who referred Mary to us.
Turkish: Ali Mary'yi bize gönderen kişiydi.

English: He never referred to the incident again.
Turkish: Yine olaydan hiç bahsetmedi.

English: Ali referred to his notes.
Turkish: Ali notlarından bahsetti.

English: In Britain a truck is referred to as a lorry.
Turkish: İngiltere'de "truck" bir "lorry" olarak adlandırılır.

Referred ingilizcede ne demek, Referred nerede nasıl kullanılır?

Referred pain : Göndermeli ağrı.

Referred to : Adlandırmak.

Be referred : Yönlendirilmek. Değinilmek.

Preferred : Tercihli. İmtiyazlı. Rüçhanlı. Tercih nedeni. Tercih edilen. İstenen. Öncelikli. Ayrıcalıklı. Tercih edilmiş. Gözde.

Preferred creditor : Öncelik hakkı olan alacaklı. Rüçhanlı alacaklı. İmtiyazlı alacaklı. Ayrıcalıklı alacaklı. Alacağını borçlunun varı yoku, tüm malından öncelikle almağa yetenekli kişi. Öncelikli alacaklı.

Preferred dividend : Öncelikli kazanç. Tercihli hisse senetlerine ödenen temettü. Rüçhanlı temettü. Rüçhanlı hisse senedi karı. Öncelikli hisse senetlerine verilen kar payı. Yeğlemeli pay belgitlerine verilen kar.

 

Preferred parallel mode : Tercih edilen paralel kip.

Preferred term : Bilgi erişimde, bir kavramı belirtmek üzere gömüde yer alan birçok ipucu anahtar-sözcüğe karşılık standart terim olarak seçilen ve dizinlemede kullanılan, yazar ve araştırmacılara önerilen anahtar-sözcük. Yeğlenen terim.

Redeemable preferred stock : İtfa edilebilen rüçhanlı hisse senedi. İtfa imtiyazlı hisse senedi. Ortaklık için satın alma hakkı kabul edilen pay belgiti. Geri alınabilir tercihli hisse senedi. Satın alınabilir pay belgiti.

Preferred server : Tercih edilen sunucu. Yeğlenen sunucu.

İngilizce Referred Türkçe anlamı, Referred eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Referred ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aloof : Uzakta. Soğuk. Uzak. Ayrı. İlgisiz. Soğukça. Kendi halinde. Uzak duran.

Belong to : Mensup olmak. Yararlı olmak. Uygun olmak. Bağlı olmak. Malı olmak (bir şey birinin). Yeri olmak. Üyesi olmak.

Ascribe to : Belirli bir şeye bağlamak. Belirli bir şeye atfetmek. (çocukluğuna veya tecrübesizliğine vb) vermek. Yakıştırmak. Yormak. Atamak. -e bağlamak.

Benefitting : Yararına olmak. Yarar görmek. Fayda göstermek. Yararı dokunmak. Menfaat. Fayda. Yarar. Çıkar. Faydası olmak.

Consigns : Ürün sevk etmek. Vermek. Sevk etmek. Emanet etmek. Bırakmak. Teslim etmek. Tevdi etmek. İrsal etmek.

Alluded : Üstü kapalı söylenmiş. Üstü kapalı söylemek. Taş atmak. Taş atılmış.

Be concerned with : Alakadar olmak.

 

Concerns : Endişelendirmek. Kaygılar. Etkilemek. Kaygılandırmak. Karışmak. İlgilendirmek. İlgi. İlişkisi olmak.

Behold : Dikkat etmek. Farkına varmak. Gözlemlemek. Görmek. Dikkatle bakmak. Seyretmek.

Benefitted : Fayda. Faydası olmak. Çıkar. Yararına olmak. Menfaat. Fayda göstermek. Yarar. Yarar görmek. Yaramak.

Referred synonyms : peer review, chew over, arrogates, care for, adumbrates, intend, conjure away, withdrawn, spoke to, attribute, bundle off, arrogate, propel, cite, referring, ascribed, benefiting, capitalising, upstage, adumbrated, be interested in, diffident, impel, aimed, dismisses, cast a glance, belongs, guide, review, appealed, avail oneself of, apply, allusiveness.

Referred zıt anlamlı kelimeler, Referred kelime anlamı

Forward : Akıncı. Ön. Yönlendirme yapmak. Yeni adrese yollamak. İleri aktarmak. İleriye yönelik. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. İletmek. Öne. Yönlendirmek.

Unrestrained : Önü alınmamış. Aşırı. Pervasız. Zaptedilmemiş. İdaresiz. Dinmeyen. Frenlenmemiş. Zaptedilmeyen. Serbest. Zapt edilmemiş.

Unreserved : Sınırlanmamış. Tam. Çekinmeyen. Sınırsız. İçten. Koşulsuz. Samimi. Açık sözlü. Açık. Açıksözlü.

Referred antonyms : demonstrative, uninhibited.