Referred to türkçesi Referred to nedir

Referred to ile ilgili cümleler

English: He never referred to the incident again.
Turkish: Yine olaydan hiç bahsetmedi.

English: Ali referred to his notes.
Turkish: Ali notlarından bahsetti.

English: I referred to the company for his work record.
Turkish: Ben onun iş kaydı için şirkete başvurdum.

English: In the course of our conversation, he referred to his youth.
Turkish: Konuşmamız süresince o,gençliğinden bahsetti.

English: In Britain a truck is referred to as a lorry.
Turkish: İngiltere'de "truck" bir "lorry" olarak adlandırılır.

Referred to ingilizcede ne demek, Referred to nerede nasıl kullanılır?

Referred : Atfetmek. Refere edilmiş. İlgili olmak. Göndermeli. Ait saymak. İma etmek. Yararlanmak. Bahsetmek. Sevketmek. Ait olmak.

To : Kadar. Kala. -e kadar. Arasında. Oranla. İla. İle. -e göre. Göre. E.

Referred pain : Göndermeli ağrı.

Ab intestato : (latince) vasiyet bırakmadan vefat (louisiana medeni yasası, abd).

Ab invito : Onun iradesine karşı.

Ab irato : Öfkeyle.

İngilizce Referred to Türkçe anlamı, Referred to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Referred to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intitling : Hak tanımak. Yetki vermek. İsim vermek. Sıfatlandırmak (örn., kitap, resim, vs.). Bir şey hakkı vermek veya hak iddia etmek.

 

Name : İnsanın toplumsal ve bireysel kişiliğinin yanı sıra büyüsel ve gizemsel gücünü de belirten simge. Ün. Ünlü kişi. Adını vermek. Atamak. Tayin etmek. Ad. Adlandırılmak. Ad vermek.

Entitle : Hak etmek. Yetki vermek. Ünvan vermek. Hak vermek. Ad vermek. İsimlendirmek. Başlık koymak. Ad koymak. Hak kazandırmak.

Denominates : İsim vermek. Belirtmek. Göstermek. Ad vermek. İsim koymak. İsimlendirmek. Ayırmak. Demek.

Dub : Filmi çekimden sonra seslendirmek. Deriyi yağlayıp yumuşatmak. Ad takmak. Eşlem. Seslendirmek. Dublaj yapmak. Vurmak. Düzeltmek. Asıl kuşağın karşıt niteliğindeki benzeri. asıl filmin, çeşitli amaçlarla kullanılmak üzere hazırlanmış benzeri (bu anlamda hep pozitif eşlem anlatılır). (bir negatifin eşlemi pozitif, bir pozitifin eşlemi negatifidir.).

Designate : Görevlendirmek. İşaret etmek. Seçmek. İsimlendirmek. Atamak. Uygulamak. Düzenlemek. Belirlemek. Göstermek.

Intitle : Bir şey hakkı vermek veya hak iddia etmek. Hak tanımak. Sıfatlandırmak (örn., kitap, resim, vs.). Yetki vermek. İsim vermek.

Denominating : İsim koymak.

Denominated : İfade edilmiş. İsmi konmuş. Bağlanmış. Adlandırılmış. Adlandırılan. İsim koymak. Cinsinden ifade edilmiş.

Designates : Atamak. Tanımlamak. Belirlemek. Düzenlemek. Seçmek. Tayin etmek. Görevlendirmek. İsimlendirmek. Uygulamak. İşaret etmek.

Referred to synonyms : call, denominate, entitling, dubs, designating, entitles.