Reflation türkçesi Reflation nedir

  • Tedavüldeki paranın deflasyon öncesindeki değerine kavuşması için artırılması veya azaltılması.
  • Reflasyon.
  • Deflasyonist bir ortamda toplam istemdeki artıştan kaynaklanan deflasyon oranının düşüş süreci. deflasyon oranının düşmesi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Reflation ingilizcede ne demek, Reflation nerede nasıl kullanılır?

Reflation policy : Deflasyonist bir ortamda, toplam istemi artırarak ekonominin yeniden dengeye getirilmesine yönelik uygulanan genişletici para ve genişletici maliye politikaları. Reflasyon politikası.

Reflationary policy : Reflasyon politikası. Deflasyonist bir ortamda, toplam istemi artırarak ekonominin yeniden dengeye getirilmesine yönelik uygulanan genişletici para ve genişletici maliye politikaları.

Reflate : Fiyatları tekrar yükseltmek. Reflasyona neden olmak.

İngilizce Reflation Türkçe anlamı, Reflation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reflation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

 

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Inflation : Fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artış. Kendini beğenmişlik. Şişme. Geçerlikte bulunan kağıt para ya da para gibi işlem gören nesnelerin çokluğu. kağıt paranın bankalara yapılan yatırımların, elde bulunan mal ve uygulanacak işlere göre çok olması. Para şişkinliği. Enflasyon. Şişkinlik. Şişirme. Para bolluğu. Abartı.

Reflation synonyms : rising prices, ability rent, ability to pay principle, a shift in individual demand, a shift in demand, a group shares, a change in demand, a change in individual demand.

Reflation zıt anlamlı kelimeler, Reflation kelime anlamı

Disinflation : Enflasyonsuzluk. Enflasyonist bir ortamda toplam istemdeki gerilemeden kaynaklanan enflasyon oranındaki düşüş süreci. enflasyon oranının düşmesi. Deflasyon. Yüksek enflasyon oranının düşürülmesi. Para değer artımı. Paranın satın alma gücünün artması. genel değişim değeri düzeyinin düşmesi. Dezenflasyon. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Enflasyon karşı para arzını azaltma.

Deflation : Havasını söndürme. Sönme. Üzerinde sürekli bitki örtüsü bulunmayan çıplak ve kuru yereylerde, rüzgarın gevşek özdekleri yerinden söküp, sürüklemesi. Rüzgar süpürmesi. Gazını boşaltma. Coğrafya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Paradarlığı. Deflasyon. Ekonominin etkinlik hacminin (milli gelir, toplam üretim, istihdam ve fiyatlar genel düzeyi) düştüğü, yani toplam istemin toplam sunumdan daha az olduğu iktisadi durum. fiyatlar genel düzeyinin sürekli düşmesi (enflasyonun tersi), diğer bir deyişle enflasyon oranının negatif çıkması. krş. enflasyon, dezenflasyon, stagflasyon. Hava kaçırma.