Reflationary policy türkçesi Reflationary policy nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Reflasyon politikası.
  • Deflasyonist bir ortamda, toplam istemi artırarak ekonominin yeniden dengeye getirilmesine yönelik uygulanan genişletici para ve genişletici maliye politikaları.

Reflationary policy ingilizcede ne demek, Reflationary policy nerede nasıl kullanılır?

Policy : Siyaset. Politika. Hareket tarzı. Sigorta belgesi. Tedbir. Sigorta sözleşmesi. İdare. Plan. Belirlenen amaç veya hedeflere ulaşmaya yönelik karar ve eylemler bütünü. Poliçe.

Acceptable use policy : Bir internet erişim sunucusu üzerindeki kullanıcıların uyması gereken yönergeler. Kabul edilebilir kullanım politikası.

Accomplish a policy : Kararlaştırılmış plan veya amacın yerine getirilmesi. Bir planı başarıyla tamamlamak.

Account policy : Hesap ilkesi.

Accounting policy : Muhasebe genel kuralları. Sayışmanlık kuralları. Muhasebe politikası. Muhasebe kayıtları tutulurken uyulması gereken ilke ve kurallar. Sayışmanlık yazılımları tutulurken uyulması gereken genel kurallar.

Additional policy : Ek poliçe. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bazı değişiklikler yapılması gerektiğinde uygulanacak değişiklikleri göstermek üzere yazılarak ödeğe eklenen belge. güvence ödeğinde özel nitelikte bir değişiklik yapılması gerekir, ve ödeğin tüm olarak yenilenmesi istenilmezse yapılacak özel değişikliği kapsamak üzere buna eklenen yeni belge. İlave poliçe. Avenan. Sigorta poliçesinde yapılan değişiklikleri gösteren belge. Zeyilname. Güvenceli ödek eki.

 

İngilizce Reflationary policy Türkçe anlamı, Reflationary policy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reflationary policy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Reflationary policy synonyms : reflation policy, a shift in demand, abolition of forced labour convention, a pass through certificate, ability rent, ability to pay approach, a type mutual funds, a change in individual demand.