Rehandle türkçesi Rehandle nedir

  • Yeniden kazı.
  • Yeniden ele almak.

Rehandle ingilizcede ne demek, Rehandle nerede nasıl kullanılır?

Rehandled : Yeniden kazı. Yeniden ele almak.

Rehandles : Yeniden kazı. Yeniden ele almak.

Rehandling : Yeniden kazı. Yeniden ele almak.

Barehanded : Alet kullanmadan. Silahsız. Eldivensiz. Aletsiz.

Beforehand : Önceden. Baştan. Daha öncesinde. İlk önce. Peşinen. Peşin. Peşin olarak. Önce.

Rehabilitate : Eski haline getirmek. İtibarını iade etmek. İade etmek (hak). Düzeltmek. İyileştirmek. Normal hale getirmek. Tamir etmek. Rehabilite etmek. Onarmak. Islah etmek.

Forehandedness : Beklenmedik sorunlarla iyi başa çıkabilme. Zenginlik. Gecleğe hazırlıklı olma. İyi kararlar verebilme. Tutumluluk. Kanaatkarlık. Gönenç. Başarı. Gelecek için hazır olma. Refah.

Forehandedly : İhtiyatlı bir şekilde. Tedbirli bir şekilde. Dikkatli bir şekilde.

Forehand : Teniste el-önü vuruş. Sağ vuruş. Oyuncunun sağına gelen topa el içi dışa dönük durumda yaptığı vuruş. [solak oyuncunun soluna gelen topa yaptığı vuruş]. Baş mevki. Önceden yapılan. Oyuncunun sağına gelen topa yaptığı vuruş [solak oyuncunun soluna gelen topa yaptığı vuruş]. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Sağ vuruşla yapılan. Topa elin iç tarafı ile yapılan vuruş. Atın boynu ve omuzları.

Rehabilitated : Tamir etmek. İade etmek (hak). İyileştirilmiş. Islah edilmiş. Sağlığına kavuşturmak. Eski haline döndürmek. Rehabilite etmek. Hakları geri vermek. İyileştirmek. İtibarını iade etmek.

 

İngilizce Rehandle Türkçe anlamı, Rehandle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rehandle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Work : İş. Görev. Koparmak (para). Meşgul olmak. İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. Başarılı olmak. Etkili olmak. Eser. Mayalanmak. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.

Reconsidering : Tekrar düşünmek. Tekrar incelemek. Muhakeme etmek. Yeniden düşünmek. Durup düşünmek. Yeniden incelemek. Tekrar ele almak. Tekrar gözden geçirmek. Yeniden oya sunmak.

Handgrip : Göğüs göğüse çatışma. Kulp. Sap. Elcik. Tutacak. Eli kavrama. El sıkma. Kabza.

Briefcase : Çanta. Evrak çantası.

Coffeepot : Kahve demliği. Cezve. Kahve yapmak için kap. Kahve cezvesi.

Crop : Kanatlılarda yemek borusunun genişleyerek meydana getirdiği, yemlerin bekletilerek yumuşadığı ve sindirim için önemli bir depo organı, ingluvyes. Kesmek. Dikmek. Ürün vermek. Yemek. Ekip biçme. Hasat. Kuşlarda besin depo edilen, boğazın kese şeklindeki genişlemiş bölgesi. böceklerde sindirim kanalının ön kısmında bulunan geniş kese. Biyoloji, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kısa kesilmiş saç.

Spatula : İspatula. Mablak. Ispatula. Mala. Dilbasan. Deney kaşığı. Boya bıçağı. Toz veya küçük parçalar durumundaki maddeleri almak ve ölçümlerinde kullanılan için kullanılan, cam, metal veya porselenden yapılmış bir ucu kaşık biçiminde olan laboratuvar malzemesi. Spatül.

 

Deal : Anlaşma. Uğraşmak. İş yapmak. Alışveriş etmek. Vermek. Patlatmak. Davranmak. Dağıtmak. Paylaştırmak. Vurmak.

Carpet beater : Toz ve kiri çıkarmak için halılara vurmak için kullanılan şey.

Juggle : El çabukluğu ile marifet yapmak. Yolsuzluk yapmak. Hile yapmak. Oynama yapmak. Dengelemek. Üzerinde değişiklik yapmak. Aldatmak. Yer değiştirmek. Topları havaya atıp tutmak. Oynamak.

Rehandle synonyms : ax handle, broom handle, rug beater, eating utensil, cricket bat, go cart, french telephone, mop handle, hoe handle, get to grips, axe handle, come to grips, cheese cutter, rake handle, coffee cup, hand tool, control, rehashing, handset, conduct, handlebar, hilt, readdressing, haft, helve, aspergill, faucet, organize, umbrella, mug, carry on, teacup, baseball bat.

Rehandle zıt anlamlı kelimeler, Rehandle kelime anlamı

Disorganise : (britanya ingilizcesi) düzensizleştirmek. Dağınık hale getirmek. Karmakarışık etmek. Karıştırmak. Tertipsizleştirmek (disorganize olarak da yazılır). Düzenini bozmak. Altüst etmek.

Disorganize : Karmakarışık etmek. Altüst etmek. Düzenini bozmak. Karıştırmak.

Right : Çeki düzen vermek. Gayet. Doğru. Sağ. Derleyip toplamak. Sağdan. Dosdoğru. Telafi etmek. Haklı çıkarmak. Yolunda.