Rehears türkçesi Rehears nedir

  • Yeniden yargılamak.
  • Tekrar rüyet olunma.
  • Şahitleri tekrar dinlemek.
  • Tekrar muhakeme etmek.
  • Duruşmayı tekrarlamak.

Rehears ile ilgili cümleler

English: Ali said we should rehearse more.
Turkish: Ali daha çok pravo yapmamız gerektiğini söyledi.

English: I came straight here from rehearsal.
Turkish: Provadan doğruca buraya geldim.

English: Ali and Mary had to go to band rehearsal.
Turkish: Ali ve Mary bando provasına gitmek zorundaydı.

English: After a ten-minute break, we resumed our rehearsal.
Turkish: On dakikalık moladan sonra provamıza yeniden başladık.

English: How did the rehearsal go?
Turkish: Prova nasıl gitti?

Rehears ingilizcede ne demek, Rehears nerede nasıl kullanılır?

Rehearsal : Sınama. Bir oyunu düzenli ve disiplinli bir yolda ortaya çıkarabilmek için yapılan ön çalışma. sırasına göre: okuma "(tonlama)"-, "sahne"-, "teknik" (dekor, kostüm) ve "genel" provalar vardır. Prova. Tekrar. Oyunu pişirmek, ışık, alıcı, sestoplar devinimlerini düzenlemek amacıyla, çevirimden önce yapılan çalışmaların tümü. Prova (tiyatro terimi). Anlatma. Sahne çalışması. Bir oyunun seyirciye sunulabilmesi için sahne üzerinde yapılan çalışma. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

Rehearsal conductor : Orkestra yönetmeninin yönlendirmesi sınırları içinde kalma koşuluyla bir orkestrayı ya da koroyu çalıştıran kişi. Çalıştırıcı.

 

Rehearsal on stage : İşlikte sınama. Sınama salonunda değil düzlükte yapılan, böylelikle oyuncuların ve uygulamanların, izlencenin gerçekleştirileceği yere göre hazırlanabilmelerini sağlayan sınama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Rehearsal plan : Bir oyunun sahne üstündeki çalışmasının oyun gününe dek tasarlanmış izlencesini gösteren dizelge. Çalışma dizelgesi.

Rehearsal room : Çalışma yeri. Asal ve çalışma sahneleri dışında, bir oyunun hazırlanmasında kullanılan alan.

Rehearse : Tekrarlamak. Ezberden okumak. Sayıp dökmek. Anlatmak. Prova etmek (oyun veya müzik vb'ni). Prova etmek. Yinelemek. Nakletmek. Prova yapmak.

Camera rehearsal : Alıcının, ışık kaynaklarının, sestopların devinimlerini, oyuncuların devinimlerine göre düzenlemek için yapılan ışıklı, giysili son sınama. Genel sınama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Rehearsals : Prova (tiyatro terimi). Sayıp dökme. Prova (tiyatro). Prova. Tekrar. Anlatma. Tekrarlama.

Rehearse new timings : Yeni zamanlama provası.

Rehearsed : Prova edilmiş. Prova yapmak. Ezberden okumak. Tekrarlanmış. Sayıp dökmek. Tekrarlamak.

İngilizce Rehears Türkçe anlamı, Rehears eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rehears ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Retry : Tekrar denemek. Yeniden denemek. Yeniden dene.

Retries : Deneme sayısı. Deneme. Yeniden deneme.

Scrimmage : İtişip kakışmak. İtişip kakışma. Saldırı. Didişme. Saldırış. Çatışma. Kör döğüşü. Hücum (amer. fut.). İtiş kakış. Göğüs göğüse kavga.

 

Run through : Harcamak. Arasından geçmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çabucak gözden geçirmek. Göz gezdirmek. Delik açmak. Oyuncuların her çekimdeki devinimleri yinelemesi, uygulamanların bu devinimleri izlemesi, yönetmenin bunlarla ilgili açıklama ve düzeltmeleri yapmasına dayanan sınama. İçinden geçirmek. Gözden geçirmek. Çizgi çekmek.

Exercise : Vücudun, biyolojik yönden gelişimini sağlayan devinim çalışması. Egzersiz yapmak. Alıştırmak. Hareket ettirmek. Bir alan gözlemcisine uygun gözlemler yapacak biçimde deneyim ve beceri kazandırma. Antrenman yapmak. Alıştırma yapmak. Göstermek. Çalıştırmak. Egzersiz.

Do : Dolandırmak (argo terim). Uymak. Gezmek. Ayağını kaydırmak. Temizlemek. Neden olmak. Yetişmek. Meydana getirmek. Davranmak. Düzeltmek.

Dry run : Oyuncuların her çekimdeki devinimleri yinelemesi, uygulamanların bu devinimleri izlemesi, yönetmenin bunlarla ilgili açıklama ve düzeltmeleri yapmasına dayanan sınama. Silahsız tatbikat. Manevra atışı. Kuru koşma. Soğuk sınama. Programı bilgisayara vermeden sınama. Prova. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Practice : Uygulama. Adet edinmek. Uygulmak. Dolap çevirmek. Entrika çevirmek. Çalışmak. Bir düşünceyi, bir ilkeyi ya da, bir kuramı gerçekleştirme işi. öğrencilerin kuramsal olarak öğrendikleri ilke ve yasaların derslik içinde ya da dışında doğrulanması için yapılan çalışmalar. öğretmen adaylarının çevrelerindeki okullara giderek türlü öğretim yöntem ve tekniklerini belli bir programa göre kullanmaları. Kılgı. Pratik. Kuramı olan bir şeyi, düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi.

Dress rehearsal : Kostümlü prova. Avanprömiyer. Genel çalışma. Elbise provası. Genel prova. Bir oyuncunun seyirci önüne çıkartılmadan önce, bütün teknik öğelerle oyunun baştan sona sanki gösteri sırasındaymış gibi çalışılması. belli bir oyunun gösteriden önceki son çalışması. Giysi provası. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Alıcının, ışık kaynaklarının, sestopların devinimlerini, oyuncuların devinimlerine göre düzenlemek için yapılan ışıklı, giysili son sınama. Oyuncuların belli bir oyun için giyecekleri şeyleri terzi önünde prova etmeleri; oyuncuların oyundaki giysileri ile sahnede birkaç gün önce yaptıkları prova; ilk oyun.

Rehears synonyms : practice session, rehear, retrying, practise, perform, recitation, drill, walk through, reheard, execute, retried.

Rehears zıt anlamlı kelimeler, Rehears kelime anlamı

Cool : Havalı (tip). Soğumak. Sakinleşmek. Serin yer. Serinlemek. Soğutmak. Serinlik. Serinleşmek. Sönmek (öfke veya arzu vb). Soğukkanlılık.