Rejecting türkçesi Rejecting nedir

  • Geri çevirme.
  • Reddediliyor.

Rejecting ile ilgili cümleler

English: Rejecting the urging of his physician father to study medicine, Hawking chose instead to concentrate on mathematics and physics.
Turkish: Tıp öğrenimi yapması için onun doktor babasının teşvikini reddettikten sonra Hawking onun yerine Matematik ve fizik üzerinde konsantre olmayı seçti.

English: I have no idea what he has in mind, rejecting such a favorable proposal.
Turkish: Aklında ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok, böylesine olumlu teklifi reddetti.

English: I'm not rejecting you.
Turkish: Seni reddetmiyorum.

Rejecting ingilizcede ne demek, Rejecting nerede nasıl kullanılır?

Rejecting decision : Geri çevrilmiş marka hakkında ilgiliye bildirilen karar. Geri çevirme kararı.

Rejecting declaration : Geri çevirme bildirgesi. Uluslararası kütüğe yazılan bir markanın, bir ülkede korunamayacağının o ülke yetkililerince bildirilmesi.

Rejecting of marks : Uygun görülmeyen markaların, kütüğe yazımının yapılmaması ve bu durumun ilgiliye bildirilmesi. Markaların geri çevrilmesi.

Rejection : Ret. Dışkı. Geri çevirme. Rejeksiyon. Defolu mal. Abama. Çıkarma. Değille(n)me. Reddetme. Reddedilme.

Rejection band : Söndürme bandı.

Rejection line : Geri çevirme doğrusu. Ret hattı.

 

Acceptance rejection sampling : Kabul-ret örneklemesi.

Rejection test : Reddetme testi. İtim ölçeri. Bir kümeyi oluşturan bireyler arasındaki iticilik düzeyini ölçmeye yarayan kümeölçüm ölçeri.

Rejection status : Çekimölçümde bir bireye yönelen itimlerin küme birim sayısının bir eksiğine bölünmesiyle elde edilen ve bireyin itilme konumunu gösteren oransal ve ölçünlü değer. bk.z yeğleme değergesi, kümeölçüm. İtilme değergesi.

Rejection number : Ret sayısı. Geri çevirme katsayısı.

İngilizce Rejecting Türkçe anlamı, Rejecting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rejecting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Act : Bölüm. Görevini yapmak. Numara yapmak. Yapmak. Edim. Oynamak. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak.

Avoidance : Birey ve toplulukların, dinsel, büyüsel ya da geleneksel nedenlerle, kimi nesne, olay ve besin ürünleriyle ilişkilerini, tümüyle ya da büyük bir ölçüde kısıtlamaları, bk. din, büyü, addan sakınma, dayısal sakınma, sililiksizlik. İlga. Çekinme. Sakınma. Fesih. Kendisine soru yöneltilen kişinin kuşku, kaygı duyduğu ya da çekinip sakındığı için soruyu yanıtlamaktan kaçma durumu. Kurtulma. İmtina. Uzak durma. İptal.

Sleuthing : Hafiyelik. İnceleme. Keşif yapma. Polisiye iş.

 

Detection : Ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. Sezim. Algılama. Belirleme. Bulunuş. Ortaya çıkarma. Bulma. Bir telsiz alıcısında, gelen bir elektriksel imlemin kiplendiği taşıyıcı dalgadan ayrılması. yüklü parçacıkların sayaçlarla yüze çıkarılması. Buluş. Demodülasyon (radyo terimi).

Brushoffs : Ret. Kovma. Reddetme.

Declination : Açılım. Meyil. Eğim. Yokuş. Reddetme. Zayıflama. Sapma. Fiillerde kip, zaman tarz, şahıs, sayı; ad soylu kelimelerde çokluk, iyelik ve adların birbirleriyle ilişkilerini belirleyen durum kavramlarını göstermek için eklerin getirilmesi. bk. ad çekimi ve fiil çekimi.

Dodging : Sıyrılmak. Yana kaçmak. Atlatmak. Fırlamak. Kaçınmak. Kaytarmak. Kenara sıçramak. Kaçamak yapmak. Hile ile kurtulma.

Turndown : Kabul edilmeyen. Devrik. Ret.

Deed : Hüccet. Hareket. Cesaretli davranış. Senet. Sözleşme. Fiil. Amel. Türesel bir işlem meydana getiren imzalı ya da mühürlü kağıt. Tapu senedi.

Brushoff : Kovma. Reddetme. Ret.

Rejecting synonyms : detective work, police investigation, human activity, police work, shunning, human action, denial, rejections, brush off, denials, forsaking, declinations, disaffirmation, abandonment, proscription, refusal, turning away, refusals, nonacceptance, disaffirmance, banishment, renunciation, forgoing, rejection, turning back, displacement, forswearing, desertion.

Rejecting zıt anlamlı kelimeler, Rejecting kelime anlamı

Acceptance : Onaylama. Üstlenme. Olurlama. Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması. bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması. Onama. Uygun olma. Teslim alınma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Alınma. İcabet.

Progressive : İlerleyen. Progresif. Derece derece artan. Gelişimsel. İlerleyici. Bir yaşından büyük şarole ırkı sığırlarda vücut kaslarında eş güdüm bozukluğu, baş bölgesinde titreme, saldırgan davranışlar ve ayağa kalkamamayla belirgin kronik seyirli kalıtsal hastalık, şarole sığırlarında ilerleyici ataksi, progresif ataksi. İlerleyici ataksi. İlerleyen, gittikçe ilerleyen, progresif. İyiye giden. Gelişen.