Relapsing fever türkçesi Relapsing fever nedir

  • Tekrarlayan ateş.
  • Yeniden yükselen ateş.
  • Akut, sistemik, genellikle kendi kendini sınırlayan, dünya çapında yaygın, borrelia cinsine bağlı çeşitli türlerin neden olduğu, endemik veya epidemik olabilen, pediculus humanus corporis türü bitlerin ve ornithodoros cinsi kenelerin vektörlük yaptığı, ateşli veya ateşsiz periyotların görüldüğü, birkaç günde sona eren, ateşli periyotlarda titreme, baş ağrısı, güçsüzlük, kas ağrısı, eklem ağrıları, iştahsızlık, öksürük, karın ağrısı, bazen pıhtılaşma bozuklukları, karaciğer ve dalakta büyüme, psişik bozukluklar, peteşiyel kanamalar ve kusma, tedavide jarisch-herxheimer reaksiyonu gibi komplikasyonların görülebildiği hastalık.
  • Nüks eden ateş.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Depreşen ateş.

Relapsing fever ingilizcede ne demek, Relapsing fever nerede nasıl kullanılır?

Relapsing : Depreşmek. Tekrar kötüleşmek. Tekrarlamak. Nüksetmek. Yeniden suç işlemek.

Fever : Heyecan. Yangın. Fever. Vücut sıcaklığının özel ve özel olmayan etkenlerden dolayı artması olayı, ateş, febris, fever, fiber, endojen hipertermi. özellikle aşırı ısı absorbsiyonu veya ısı üretiminin artması veya yetersiz ısı kaybı gibi fiziksel faktörlerin neden olduğu vücut sıcaklığının yükselmesidir. Telaş. Humma. Sinirlilik. Ateş. Yanıp tutuşmak.

 

African coast fever : Doğu sahil humması. Afrika sahil ateşi.

African swine fever : Afrika domuz humması. Afrika domuz ateşi. Domuzların, oldukça bulaşıcı ve yüksek ölüm oranıyla seyreden, ateş, eş güdüm bozukluğu, fiziksel çöküntü, arka bacaklarda felç ve irinsiz beyin–omurilik yangısıyla belirgin, domuz kolerasına benzeyen, perakut, akut veya kronik seyirli virüs hastalığı.

Animal market fever : Hayvan pazarı humması. Nakil humması.

Aphthousfever : Aft.

İngilizce Relapsing fever Türkçe anlamı, Relapsing fever eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Relapsing fever ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

 

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Abaxial : Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında.

Relapsing fever synonyms : a amplitude mod, a dna, a band, a c syndrom, abattoir, abamectin.