Relativistic türkçesi Relativistic nedir

  • Göreli.
  • Görelilik uyarınca.
  • Bağıl.
  • Görelilik kuramı uyarınca; görelilik kuramını ilgilendiren.
  • Görecilikle ilgili.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Göreceli.

Relativistic ingilizcede ne demek, Relativistic nerede nasıl kullanılır?

Non relativistic : Göresiz.

Relativistically : Görecilikle ilgili olarak.

Nonrelativistic : Bağıl olmayan. İzafi olmayan. Görelilik kuramı dışında olan, newton doğabilimi kurallarına uyan. Göresiz.

Ultrarelativistic : Işık hızına yakın hızda. Neredeyse ışık hızına yakın bir hızla.

Relativist : Göreci. Göreli. Rölativist. Bağıntıcı.

General theory of relativity : Genel görecelik kuramı. Genel görelilik. Yer çekimi ve ivme teorisi. Göreliliğin genel teorisi.

Special theory of relativity : Göeliliğin özel teorisi.

Relativists : Rölativist. Göreli. Göreci. Bağıntıcı.

Relativize : Göreceleştirmek.

The theory of relativity : İzafiyet teorisi. Görelilik kuramı.

İngilizce Relativistic Türkçe anlamı, Relativistic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Relativistic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorptivity : Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Yutuculuk. Yutma katsayısı. Soğurma katsayısı. Emme yetkesi. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Soğurabilirlik. Soğurganlık. Emicilik.

 

Absorptiometer : Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Absorbsiyometre. Soğurma cihazı. Soğurumölçer.

Relativist : Rölativist. Göreci. Bağıntıcı.

Relative to : Hizalama türü. -e ilişkin. İle ilgili olarak. -e dair. İle ilgili. Neye göre. Ait. Göreli olduğu. Hakkında.

Conditionals : Şarta bağlı. Kayıtlı. Mukayyet. Bağlı. Meşrut. Şartlı. Koşullu. Koşullara bağlı.

Absolute zero : Saltık sıfır. Mutlak sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Salt sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat).

Absorption loss : Soğurum yitimi. Soğurma kaybı. Emme yitmesi. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme yitiği. Absorpsiyon kaybı. Emme kaybı.

Absolute magnitude : Saltık büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Mutlak büyüklük.

Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.

Comparative : Karşılaştırma yoluyla yapılan. Sıfatlarda ve zarflarda birbiri ile yapılan karşılaştırmaların nitelik ve nicelik bakımından eşitlik, üstünlük ve en üstünlük derecelerinde olması. karşılaştırma derecesi, sıfat ve zarfların önüne getirilen gibi, kadar, denli, daha, çok, ziyade, fazla, en, pek gibi kelimelerle karşılanır: arı kadar çalışkan bir oğlunuz var. ayşe, nazlı'dan daha düzenli bir kızdır. sen bu işi onlardan daha iyi başarabilirsin. kardeşin burada benden çok yoruluyor. verdiğin emek bundan fazla gelir getirmez. arkadaşların en yaşlısı toplantıya başkanlık edebilir. funda pek uslu bir çocuktur vb. karşılaştırma derecesi; eşitlik, üstünlük ve en üstünlük olmak üzere üçe ayrılır. bk. karşılaştırma sıfatı, karşılaştırma zarfı. Üstünlük derecesini gösteren. Üstünlük derecesi gösteren. Kıyaslamalı. Orantılı. Nispi. Karşılaştırmalı.

 

Relativistic synonyms : comparatives, notional, relativists, conditional, abampere, abcoulomb, acoustic absorptivity, relative, absolute units, absorption edge, accelerometer, absorption band, acoustic feedback, accumulation coefficient, abnormal reflection.