Relying türkçesi Relying nedir

Relying ile ilgili cümleler

English: I'm relying on you to help us.
Turkish: Bize yardım edeceğine güveniyorum.

English: Everybody is relying on you.
Turkish: Herkes size güveniyor.

English: I am relying on you to be honest.
Turkish: Dürüst olacağınıza güveniyorum.

Relying ingilizcede ne demek, Relying nerede nasıl kullanılır?

Rely on : İstinad etmek. -e bel bağlamak. İtimat etmek. İnanmak. Doğruluğuna güvenmek. Güvenmek. Yaslanmak. Dayanmak. Bel bağlamak.

Rely : Dayanmak. İnanmak. İtibar etmek. İtimat etmek. Güvenmek. Emniyet etmek.

Aged prematurely : Erken yaşlanmış. Zamanından önce büyümüş.

Austerely : Haşin bir biçimde. Ağırbaşlı bir şekilde. Sert bir biçimde. Sade bir şekilde. Konforsuzca. Sade bir halde. Hoşgörüsüz olarak.

Barely : Sadece. Ancak. Zar zor. Çok çok az. Güçbela. Anca. Gücü gücüne. Kıtı kıtına. Dar. Hemen hemen.

Barely alive : Yarı canlı. Yarı ölü. Neredeyse ölü. Zar zor canlı.

Barely escaped : Zar zor kurtulmuş. Mucizevi bir şekilde kaçmış. Kıl payı kaçmış.

Convergence almost surely : Hemen hemen kesin yakınsama.

Behaved maturely : Bir yetişkine yakışır şekilde davrandı. Yetişkince bir şekilde hareket etti. Yetişkin olarak davrandı.

Creaturely : Yaratık gibi.

İngilizce Relying Türkçe anlamı, Relying eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Relying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bet on : Bahis oynamak. Üzerine bahis oynamak. Para sürmek. Para koymak. Bel bağlamak. Bahse girme. Güvenmek.

Accredits : Güvenmek. Akreditif açmak. Yetki vermek. Kredi açmak. İtibar etmek. Atfetmek. Atamak. Akredite etmek. Elçi göndermek.

Judgment : Kanı. Doğru düşünüp karar verme yetisi. Karar. Düşünce. Yargı. Yargılama. Görüş. Hüküm. Doğru ya da yanlış olabilen bir önesürüm. insanın kesin bilgi edinme olanağı bulunmayan bir durumda davranışını üzerine dayandırdığı bir kanı. yargılama yetkesi; yargılama işlemi sonunda yargıcın verdiği karar.

Judicial decision : Hakim kararı. Adli karar. Kazai karar.

Skim : Kaymağını almak. Sıyırmak. Hızla göz atmak. Su üzerinde kaydırmak. Yüzeyini sıyırmak. Sıyırıp geçmek. Kayar gibi gitmek. Kaymağını sıyırmak. Üstünden şöylesine geçmek. Sekmek.

Believed : İnancı olmak. İnanılan. Güvenmek.

Skimming : Özarama. Cüruf. Kef. Kaymağını alma. Yüzeyden sıyırma. Yüzeysel tarama - okuma. Kaymak. Halmoz alma. Sıyırma. Köpük.

Perusal : Okuma (dikkatle). İnceleme. Okuma. Tetkik etme. Dikkatle okuma. Dikkatle okumak.

Bend towards : Bir şeye aklı yatmak. Doğru olduğunu düşünmek. Aklı yatmak.

Relying synonyms : linguistic process, poring over, be persuaded that, be sold on, believes, buy, buys, believe, attach credence, come to believe, perusing, accredit, bend to, judgement, speed reading, studying, language, browsing, opinion, attribute, browse, fatwa, believeth.

Relying zıt anlamlı kelimeler, Relying kelime anlamı

 

Wholesale : Toplu. Toptancı (tüccar). Toptan alım satım. Toptan satış. Toptan olarak. Geniş çapta. Büyük çapta. Toptan satmak. Toptancılık. Toptan.

Retail : Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Perakende. Perakende satış. Yaymak (söylenti). Tekrar anlatmak. Perakende satmak. Malların teker teker veya küçük parça ya da bölümler halinde doğrudan tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi. krş. toptan satış. Perakende satış yapma. Ayrıntılı anlatmak. Perakende satış yapmak.