Repossessions türkçesi Repossessions nedir

Repossessions ingilizcede ne demek, Repossessions nerede nasıl kullanılır?

Prepossessions : Etki altında kalma. Önyargı. Aklını kurcalama. Kafaya takılma. Taraf tutma.

Repossession : Yeniden sahip olma. Kendiliğinden hak alma.

Prepossession : Peşin hüküm. Taraf tutma. Tarafgirlik. Etki altında kalma. Aklını kurcalama. Önyargı. Meyil. Kafaya takılma.

Repossessing : Tekrar ele geçirmek. Yeniden sahip olmak.

Prepossessing : Tatlı. Hoş. Çekici. Alımlı. Cazibeli.

Unprepossessing : Cazibesiz. İtici. Sevimsiz. Çekici olmayan.

Be prepossessed by : Kendini kaptırmak. -den olumlu bir şekilde etkilenmek.

Prepossessed : Kafasına takılmak. Etkilemek. Cezbetmek. Aklını kurcalamak. Aklını çelmek. Çekmek.

Prepossess : Olumlu bir şekilde etkilemek. Çekmek. Aklını çelmek. Gönlünü çelmek. Meşgul etmek. Etkilemek. Cezbetmek. Zihnini meşgul etmek. Aklını kurcalamak. Kafasına takılmak.

Repossessed : Yeniden sahip olmak. Tekrar ele geçirmek.

İngilizce Repossessions Türkçe anlamı, Repossessions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Repossessions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parti pris : Peşin hüküm.

View : Görünüş. Tetkik etmek. Manzara. İncelemek. Bireyin belli bir konudaki bakış açısı ve anlayış biçimi. Düşünce. Bakış. Üzerinde düşünmek. Kanı. Görüş.

 

Sentiment : His. İçlilik. Aşırı duyarlık. Belli bir uyaran karşısında genellikle güdü ve değerlerle ilişkili olarak belirip çoğu kez süreklilik ve tutarlılık gösteren, heyecandan daha zayıf bir uyarım biçimi. Hassasiyet. Hassaslık. Duygusallık. Duyarlık. Duygu. Duyar.

Thought : Kasıt. İlgi. Düşünüş. Tasavvur. Düşünce. Görüş. Fikir. Felsefe. Az şey. Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey.

Recovery : Geri alınma. Tazmin. Atlatma. Reküperasyon. İstirahat. Geri alma. Parayı yeniden geri alma. Toparlanma. Bilgisayar, fizik, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Dinlenme.

Preconception : Yerleşmiş fikir. Peşin hüküm. Önyargı. Gebelik öncesi.

Opinion : Mütalaa. İnanç. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Teşhis. Görüş. Akıl. Nazar. Takdir. Önemseme. Kanıtlanmış sayılmak için yeterli dayanağı olmayabilen, ancak doğru olduğuna inanılan ve anlıksal etkinlikler yoluyla varılmış olan bir yargı. uzman sayılan kişinin belirttiği görüş.

Persuasion : Akide. Cins. İnandırma. Kanaat. İkna. Kandırma. İtikat. İkna etme. Tür. İnanç.

Retrieval : Yeniden düzeltme. Telafi etme. Yeniden alma. Bulup getirme. Yeniden kazanma. Geri alma. Tekrar ele geçirme. Bilgi bulma. Bilgi çıkarma. Kurtarma.

Repossessions synonyms : preconceived opinion, preconceived notion, preconceived idea, repossession.