Sentiment türkçesi Sentiment nedir

  • Seziş.
  • Belli bir uyaran karşısında genellikle güdü ve değerlerle ilişkili olarak belirip çoğu kez süreklilik ve tutarlılık gösteren, heyecandan daha zayıf bir uyarım biçimi.
  • Duyarlılık.
  • Duyar.
  • İçlilik.
  • Hassasiyet.
  • Duygusallık.
  • Duygu.
  • Kanı.
  • Aşırı duyarlık.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Duyarlık.
  • Düşünce.
  • Hassaslık.
  • Fikir.
  • His.

Sentiment ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't help but feel sentimental.
Turkish: Ali duygusal hissetmekten kendini alamadı.

English: Anti-Chinese sentiment is on the rise in Myanmar.
Turkish: Myanmar'da Çin karşıtı düşünceler artıyor.

English: Don't be so sentimental.
Turkish: Bu kadar duygusal olmayın.

English: Don't be such a sentimental idiot.
Turkish: Böyle bir duygusal aptal olmayın.

English: Don't get sentimental.
Turkish: Duygusal olma.

Sentiment ingilizcede ne demek, Sentiment nerede nasıl kullanılır?

Sentiment of incompleteness : Eksiklik duygusu. Toplumsal koşulların kişinin üstünlük elde etme güdüsü için elverişli olmadığı durumlarda gelişen bir tür aşağılık duygusu.

Appeal to the sentiment : Düşüncelere ve duygulara cazip gelen bir şey. Duygulara hitap eden.

Have religious sentiment : Dini duyguları olmak. Dini inançları olma.

Market sentiment : Piyasa duyarlılığı.

 

Sentimental : Duygulu. Duygusal. Hissi. Duygulara hitap eden. Hassas. İçli.

Sentimentalism : Hislilik. Duygusallık. Akıldan duyguyu üstün tutma eğilimi.

Sentimentalist : Duygusal kişi. Hislerinin etkisiyle hareket eden kimse. Akıldan duyguyu üstün tutan kimse.

Sentimentalize : Duygusallaştırmak. Aşırı hassasiyet göstermek. Aşırı hassas davranmak. Duyarlı hale getirmek.

Sentimentalised : Duygusal özellikler yüklemek. Abartılmış hisleri ifade etmek (ayrıca sentimentalize). Duygusallaştırılmış. Aşırı hassas davranmak. Duygusal şekilde davranmak. Duygusallaştırmak.

Sentimentalization : Duygusal şekilde hareket etme eylemi. Aşırı hassaslaştırma. Duygusal davranma. Duygulara hitap eden özellikler yükleme eylemi. Duygu ile muamele etme davranışı. Duygusal bir şekilde davranma eylemi. Abartılmış hisleri ifade etme eylemi (ayrıca sentimentalisation).

İngilizce Sentiment Türkçe anlamı, Sentiment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sentiment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy of economic and commercial sciences : Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu. İktisadi ve ticari ilimler akademisi.

Percipient : Anlayışlı. Anlayış. Kolay kavrayan. İdraki keskin. Algılaması güçlü. İdrak yeteneği olan. Çabuk kavrayan.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ünsiyet. Alıştırmak. Yetiştirim. Ülfet.

Ideas : Görüş. Niyet. Efkar. Plan. Amaç. Fikirler.

 

Belief : İtikat. İnanış. Akide. Güven. İnanç. İnanma. İman. Kişiliğin derinliğine sızmış ve tüm öteki süreçlerde yansıması olan en süreğen biliş ve inanışlardan her biri.

Consciousness : Algıları ansal düzeyde bilgiye dönüştüren süreç. bk. an, anlak. İdrak. Zihin. Bilinç. Uyanık olma. Bilinçlilik. İnsanın amaçlı bir etkinliği, toplumsal gelişmenin bilinen nesnel yasalarına uygun olarak gerçekleştirmesi durumu. İnsanın çalışma süreci içinde, eş deyişle toplumsal ilişkiler süreci içinde nesnel çevresini ve kişisel varoluşunu anlamasını sağlayan düşünsel süreçlerin toplamı. Akıl.

Deliverance : Kurtarma. Hüküm. Kurtuluş. Kurtulma. Verme. Yargı.

Persuasion : İkna etme. Din. Razı etme. İnandırma. Cins. İkna. Akide. İnanç. Kandırma. İkna kabiliyeti.

Pole : Kıvıl ya da kıvılmıknatıs alan yaratan dingin, devinen yük dağılımı türlerinden her biri. bk. çiftucay, dörtucay. Atletizm, coğrafya, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Karşıtuç. Eksenucu. Bir gökcisminin, gökküresinin, bir yıldızlar topluluğunu içine alan bir dizgenin dönme ekseninin bu cismi, küreyi ya da dizgeyi deldiği iki noktadan her biri. Dikme. Bayrak direği. Gönder. Ok. Sırık.

Esthesia : Hissedebilirlik. Anlayış. Duygululuk. Sezgisellik. Estezi.

Sentiment synonyms : preconceived notion, preconceived idea, razbliuto, preconceived opinion, political sympathies, quick, prepossession, abstract intelligence, conceits, sensations, advices, irritability, accuracy, argument, sensation, esteem, parti pris, delicacy, sense, idea, exposure index, briskness, communions, politics, a priori knowledge, sensitive, feeling, conclusion, perception, esthesis, emulsion speed, irritabilities, achievement age.

Sentiment zıt anlamlı kelimeler, Sentiment kelime anlamı

Unbelief : İnançsızlık. İmansızlık.

Sentiment ingilizce tanımı, definition of Sentiment

Sentiment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A state of mind in view of some subject. A thought prompted by passion or feeling. Disposition prompting to action or expression. Feeling toward or respecting some person or thing.