Sentimentalised türkçesi Sentimentalised nedir

  • Aşırı hassas davranmak.
  • Duygusallaştırmak.
  • Abartılmış hisleri ifade etmek (ayrıca sentimentalize).
  • Duygusal özellikler yüklemek.
  • Duygusallaştırılmış.
  • Duygusal şekilde davranmak.

Sentimentalised ingilizcede ne demek, Sentimentalised nerede nasıl kullanılır?

Sentimentalise : Duygusal özellikler yüklemek. Aşırı hassas davranmak. Duygusal şekilde davranmak. Duygusallaştırmak. Aşırı hassasiyet göstermek. Abartılmış hisleri ifade etmek (ayrıca sentimentalize).

Sentimentalisation : Duygu ile muamele etme davranışı. Abartılmış hisleri ifade etme eylemi (ayrıca sentimentalization). Duygusal davranma. Duygulara hitap eden özellikler yükleme eylemi. Duygusal şekilde hareket etme eylemi. Aşırı hassaslaştırma. Duygusal bir şekilde davranma eylemi.

Sentimentalism : Duygusallık. Hislilik. Akıldan duyguyu üstün tutma eğilimi.

Sentimentalist : Akıldan duyguyu üstün tutan kimse. Hislerinin etkisiyle hareket eden kimse. Duygusal kişi.

Sentimentalists : Duygusal kişi. Hislerinin etkisiyle hareket eden kimse. Akıldan duyguyu üstün tutan kimse.

Sentimental : Duygulara hitap eden. Duygulu. Hassas. İçli. Hissi. Duygusal.

Has a sentimental value : Duygusal değere sahip. Duygusal nedenlerden dolayı değerli.

Sentimentalization : Abartılmış hisleri ifade etme eylemi (ayrıca sentimentalisation). Duygusal davranma. Duygulara hitap eden özellikler yükleme eylemi. Duygusal bir şekilde davranma eylemi. Aşırı hassaslaştırma. Duygusal şekilde hareket etme eylemi. Duygu ile muamele etme davranışı.

 

Sentimentalizes : Duygusallaştırmak. Aşırı hassas davranmak. Aşırı hassasiyet göstermek.

Sentimentalize : Aşırı hassasiyet göstermek. Duygusallaştırmak. Duyarlı hale getirmek. Aşırı hassas davranmak.

İngilizce Sentimentalised Türkçe anlamı, Sentimentalised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sentimentalised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Person : Zat. Karakter (tiyatro terimi). İnsan. Beden. Kimse. Vücut. Adam. Kişi. Şahıs.

Sensationalise : Heyecan verici yapmak. Heyecan verici bir hale sokmak. Bir şeyin önemini abartmak. Sansasyonel yapmak. Sansasyon yaratmak. Bir şeyin önemini abartmak ve vurgulamak (ayrıca sensationalize). Heyecanlı kılmak.

Belie : Gerçek olduğunu gizlemek. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Gizlemek. Çelişmek. Yalancı çıkarmak. Yalanlamak. Ters düşmek. Yanıltmak. Maskelemek.

Sensationalize : Sansasyonel yapmak. Heyecanlı kılmak. Heyecan verici bir hale sokmak. Sansasyon yaratmak. Heyecan verici yapmak. Bir şeyin önemini abartmak ve vurgulamak (ayrıca sensationalise). Bir şeyin önemini abartmak.

Individual : İnsan. Tek kişilik. Başlıbaşına. Fert. Tekil. Tek. Birey. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. fert. Bireysel.

 

Somebody : Bir kimse. Kimisi. Birisi. Önemli birisi. Önemli kimse. Kimse. Bazısı. Biri. Şahsiyet.

Sentimentalise : Aşırı hassasiyet göstermek.

Sentimentalizes : Aşırı hassasiyet göstermek.

Sentimentalize : Aşırı hassasiyet göstermek. Duyarlı hale getirmek.

Sentimentalised synonyms : sentimentalized, soul, someone, romanticist, misrepresent, sentimentalizing, sensationalised, mortal.