Reprieving türkçesi Reprieving nedir

  • İçini rahatlatmak.
  • Tecil etme.
  • Cezasını ertelemek.
  • Geciktirmek.
  • Ertelemek.
  • Ertelemek (kötü bir şeyi).
  • Ertelemek (kötü bir şey).
  • Rahat vermek.
  • Erteleme (kötü bir şeyi).
  • Yüreğine su serpmek.
  • Cezayı ertelemek.

Reprieving ingilizcede ne demek, Reprieving nerede nasıl kullanılır?

Reprieve : Ertelemek (kötü bir şeyi). Ölüm cezasının ertelenmesi. Rahat vermek. Cezasını ertelemek. Ertelemek (kötü bir şey). Ölüm cezasını ertelemek. Ertelemek. Yüreğine su serpmek. Cezanın ertelenmesi.

Reprieved : Cezasını ertelemek. İçini rahatlatmak. Geciktirmek. Ertelemek. Ertelemek (kötü bir şey). Tecil etme. Yüreğine su serpmek. Rahat vermek. Ertelemek (kötü bir şeyi). Erteleme (kötü bir şeyi).

Reprieves : Rahat vermek. Erteleme (kötü bir şeyi). Yüreğine su serpmek. Tecil etme. Cezayı ertelemek. Cezasını ertelemek. Geciktirmek. Ertelemek. Ertelemek (kötü bir şey). Ertelemek (kötü bir şeyi).

Gain reprieve : Erteleme kararı almak. Tecil veya erteleme almak.

İngilizce Reprieving Türkçe anlamı, Reprieving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reprieving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Continues : Sürmek. Devam etmek. Dayanmak. Uzamak. Devamı gelmek. Devam ettirmek. Olagelmek. Uzatmak. İdame etmek.

 

Alleviate : Azalma. Yatıştırmak. Dindirmek. Hafiflemek. Azaltmak. Bastırmak. Kısmen gidermek. Azaltma. Azalmak.

Dillydallies : Vakit öldürmek. Zaman geçirmek. (argo) oyalanmak. Sallanmak. Ayak sürümek. Oyalanmak. Başka bir zamana bırakmak. Ağır davranmak.

Relieved : Dikkat çekmesini sağlamak. Belirginleştirmek. İçi rahat etmiş. Torna etmek. Rahatlamış. Kurtarmak. Kabartma yapmak. Hafiflemiş. Sadaka vermek. Rahatlatmak.

Unfavourable : Sakıncalı. Olumsuz. Uygunsuz. Uygun olmayan. Açık veren (hesap). Kötü. Elverişsiz. Ters. Zararlı. Aleyhte.

Delay : Yubanmak. Oyalanmak. Geç kalmak. Oyalamak. Bilgisayar, ekonomi, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Gecikmek. Rötar. Sonraya bırakmak. Eğlemek.

Reprieve : Ölüm cezasının ertelenmesi. Cezanın ertelenmesi.

Unfavorable : Tercih edilmeyen. Elverişsiz. Kötü. Açık veren (hesap). Sakıncalı. Olumsuz. Uygun olmayan. Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi, ona ters düşen tutum ya da görüş. Aleyhte. Karşı.

Reproachful : Ayıp. Sitem dolu. Kınayan. Yüz kızartıcı. Sitemkar. Sitemli. Sitem eden.

Adjourning : Sonraya bırakmak. Geçmek (bir yere). Sonraya bırakma. Erteleme. Son vermek (oturum vs). Dağılmak.

Reprieving synonyms : defer, dillydally, hang back, detain, reissue, publication, admonitory, adjourned, dillydallying, reprieved, deferring, adjourns, adjourn, relieve, hold off, dillydallied, continue, buy time, detains, belate, alleviates, relieves, carry over, reprieves, reprint, carrying over, admonishing, defers, delays.

Reprieving zıt anlamlı kelimeler, Reprieving kelime anlamı

Favorable : Yandaş. Avantajlı. Ahım şahım. Uygun. Taraftar. Müsait. Bir ölçek sınarının dile getirdiği tutuma katılan ya da olumlu yanıt veren kişi ya da bir sınarı onaylayan görüş, bk. karşı. Hoşa giden. Faydalı. İyi.

Unhealthful : Zararlı. Sağlığa zararlı. Besleyici olmayan. Sağlıksız. Sağlığa yararlı değil.