Repulsed türkçesi Repulsed nedir

Repulsed ile ilgili cümleler

English: Ali felt repulsed.
Turkish: Ali püskürtülmüş hissetti.

Repulsed ingilizcede ne demek, Repulsed nerede nasıl kullanılır?

Meet with a repulse : Geri çevrilmek. Reddedilmek.

Repulse : Reddetmek. İtelemek. Püskürtmek. İtmek. İtici gelmek. İğrendirmek. Kabaca reddetmek. Geri çevirmek. Geri püskürtmek. Kovmak.

Repulses : Kabaca reddetmek. İtelemek. İtmek. Haksız olduğunu kanıtlamak (suçlama vb'nin). İtici gelmek. Geri çevirmek. Geri püskürtmek. Püskürtmek. İğrendirmek. Kovmak.

Repulsing : İğrendirmek. İtmek. Püskürtmek. Kovmak. İtici gelmek. Geri çevirmek. İtelemek. Kabaca reddetmek.

Repulsion : İğrenme. İtici güç. Cisimlerin birbirini itme gücü. Birbirini uzaklaştırma gücü. Repulziyon. Repulsiyon. Bir öğeciğin bir parçacık ya da erke nicemi ışıdığı anda toplam devinirliğinin korunabilmesi için ters yönde bir itim edinmesi. Tiksinti ve korku. Tiksinme. İki özdeciği ya da taneciği birbirinden uzaklaştıran kuvvet.

Repulsively : Soğuk bir şekilde. İğrenç bir şekilde.

Temporary repulsion : Geçici uzaklaştırma. Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrencinin belirli bir süre -örneğin bir gün ya da on beş gün- okula devamının yasaklanması.

 

Repulsive force : İtme kuvveti. İtme kuvvet.

Repultion : Doğum sırasında pelvis önünde boşluk oluşturmak amacıyla yavrunun tamamının veya bir kısmının döl yatağı içine itilmesi, repulsiyon. İtme.

Capillary repulsion : Kapiler itme. Kılcal itme.

İngilizce Repulsed Türkçe anlamı, Repulsed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Repulsed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloyed : Bıktırmak. Gına getirmek. İçini bayıltmak. Kabak tadı vermek. Usandırmak. Tiksindirmek. Bıkkınlık vermek.

Cashiering : Kasa. Kasiyer. İşine son vermek. (özellikle ordudan) ihraç etmek. Vezneci (bankada). Kasadar. Atmak. Veznedar.

Nudges : Hafifçe dürtmek. Sürükle. Dürtmek. Dirsekle dürtmek. Dirsek ile dürtmek. Dirseklemek. Hafifçe dürtme. Dürtüklemek. Dürtme.

Disgust : İğrenme. Bezdirmek. Bıkmak. Bezginlik. Tiksindirmek. Gına. Tiksinme. Nefret ettirmek. Tiksinti.

Poke : Dürtüklemek. Kurcalamak. Araştırmak. Saplamak. Parmak baston vb ile dürtmek. Aramak. Sokmak. Yavaş gitmek. Dürterek sokmak. Dürtmek.

Fight off : Mücadele etmek. Defetmek. İle mücadele etmek.

Hustles : Sıkboğaz etmek. Acele ettirmek. Koşuşturmak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Dürtmek. Acele etmek. Fahişelik yapmak. Gözünü dört açıp çok çalışmak. Sıkıştırmak.

Dig into : Delmek. Sokmak. Batırmak. Saplamak. Yemeğe başlamak. Yemeğe girişmek.

Reject : Atmak. Bir kenara atılan yararsız şey. Bir tarafa atmak. Çıkarmak. Kusmak. Kabul etmemek. Reddetmek. Iskartaya çıkarmak.

Boot out : Kapı dışarı etmek. İşten atmak. Defetmek. Görevine son vermek. Görevden almak.

 

Repulsed synonyms : fight down, negative, cloy, churn up, boost, fight back, goads, poked, negatived, declines, repels, can, banishing, bounce, banishes, fustigate, atomise, hefted, bounces, repel, beat off, fall down, sicken, call of, hustled, negativing, atomising, nauseates, cashiered, defend, eruct, disgusts, cloys.

Repulsed zıt anlamlı kelimeler, Repulsed kelime anlamı

Attract : Celp etmek. Çekmek. Kendine çekmek. Cazip gelmek. Mıknatısın demir tozlarını çekmesi. Cezbetmek. Çekmek (çekici olma vb).

Please : Keyif vermek. Gönlünü almak. Mutlu etmek. Lütfen. Memnun etmek. Hoşuna gitmek. Gönlünü etmek. Tenezzül etmek. Gönül almak. Hoşnut etmek.

Pull : Fırt. Çekiş. Hareket etmek. Nüfuz. Girmek. Çekmek. Koparmak. Koymak. Kalkmak (araba). Çevirmek (iş).