Reservoir türkçesi Reservoir nedir
- Depo.
- Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- İnsan, evcil hayvanlar ve balıklar için enfeksiyöz olan ajanları doğada barındıran canlı veya cansız varlıklar. bir şeyin biriktiği, özellikle suların toplandığı veya gerektiğinde kullanılmak üzere konulduğu yer.
- Baraj gölü.
- Haznede saklamak.
- Hazne.
- Rezervuar.
- Birikimlik.
- Depoda saklamak.
- Su deposu.
- İnsan ve evcil hayvanlar için enfeksiyon kaynağı olarak görev yapan enfeksiyöz ajanı doğada barındıran canlı veya seyrek olarak cansız şey.
- Depo etmek.
- Sarnıç.
- Mahzen.
- Rezerv.
- Sürekli açındırma aygıtında, aygıt işlemeğe devam ettiği halde filmin son bölümünün bir süre durmasını, böylelikle durmuş olan filmin ucuna yeni bir kangal eklenebilmesini sağlayan bölme.
Reservoir ile ilgili cümleler
English: As the iron was heating up, Mary poured distilled water into the reservoir to make steam.
Turkish: Ütü ısınırken Mary buhar yapmak için hazneye damıtılmış su döktü.
Reservoir ingilizcede ne demek, Reservoir nerede nasıl kullanılır?
Reservoir dogs : Rezervuar köpekleri. Quentin tarantino'nun yönettiği şiddetli gerilim filmi.
Reservoir of infection : Enfeksiyon kaynağı.
Reservoir rock : Rezervuar kayaç. Hazne kayaç. Petrol ve gazların toplanmasına yarayacak derecede porositeli kayaç.
Air reservoir : Hava rezervuar. Hava tankı. Hava deposu. Hava rezervuar tankı.
Artificial reservoir : Gölet. Akarsular üzerinde kurulan büğetlerin ardında toplanan suların oluşturduğu yapay göl.
Film reservoir : Sürekli açındırma aygıtında, aygıt işlemeğe devam ettiği halde filmin son bölümünün bir süre durmasını, böylelikle durmuş olan filmin ucuna yeni bir kangal eklenebilmesini sağlayan bölme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birikimlik.
Vitelline reservoir : Trematod ve sestodlarda vitellin ürünleri kullanana kadar depo eden vitellin kanalın genişlemiş kısmı. Vitellin rezervuar.
Compensating reservoir : Dengeleme kabı. Düzenleme haznesi.
Reservoirs : Su depoları. Hazne. Su hazneleri. Depo. Rezervuar. Su deposu.
Animal reservoirs : İnsanlarda bulunan parazitlerin identik evrelerini bulunduran ancak çok az belirti gösteren ve bu nedenle insan enfeksiyonları için kaynak teşkil eden canlılar. Rezervuar konak.
İngilizce Reservoir Türkçe anlamı, Reservoir eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reservoir ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Container : Toplayıcı kap. Yük sandığı. İçerisine sıvı azot konan ve taşınan, çift duvarlı, dar ağızlı, spermatozoon, ovum, canlı hücre ve dokuları saklamaya yarayan çelik kap. Kap. Muhafaza. Muhafaza kutusu. Kutu. Konteynır. Bilgisayar, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Vault : Kubbe. Korunak. Atlamak. Yüksek atlama. Sıçrama. Üzerinden atlamak. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma ya da belli bir yükseklikten aşırma. bu yolla en uzağa atlamak ya da en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı. Atletizm, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yapı dışına yapılan helanın alt tarafındaki çukur. Sırıkla atlamak.
Tanks : Tank. Fotoğraf banyo kabı. Hapishane. Tüp. Benzin deposu.
Film storage unit : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Storehouse : Ardiye. Ambar. Ticari malların stoklanması ve korunması amacıyla kullanılan yer. Hazine. Gereç ambarı. Kaynak.
Receptacle : Zarf. Yuva. Duy. İçine öteberi konan kap. Koyacak. Çiçeklik. Priz. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır.
Chandlers : Minnesota eyaletinde şehir. Arizona eyaletinde şehir. Mum yapımcısı. Antrepo. Gemi levazımatçısı. Oklahoma eyaletinde şehir. Mum satan kimse. Belirli türde mal veya malzeme satan kimse. Teksas eyaletinde şehir.
Flushing tank : İçinden su çekilebilen su tankı (ör. tuvalet tankı, klozet).
Arsenals : Silah deposu. Askeri teçhizat deposu. Tophane. Askeri depo. Silahhane. Cephanelik. Mühimmat deposu. Askeri fabrika.
Storage tank : Toplama tankı. Biriktirme teknesi. Bekletme teknesi. Depolama tankı.
Reservoir synonyms : tank, backlog, cellars, granaries, underground tank, aumbry, repository, hypogeum, storehouses, wine press, cisterns, dams, bunker, water cooler, damming, water tower, water reservoir, backlogs, cellar, depot, reservoirs, clip of cartridges, sump, store, chandler, back demand, feed trough, film reservoir, dam lake, depots, to spare, granary, crypts.
Reservoir ingilizce tanımı, definition of Reservoir
Reservoir kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A place where anything is kept in store. Especially, a place where water is collected and kept for use when wanted, as to supply a fountain, a canal, or a city by means of aqueducts, or to drive a mill wheel, or the like.

Bu kısımda Reservoir kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reservoir ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reservoir anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reservoir ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.