Reservoirs türkçesi Reservoirs nedir

Reservoirs ingilizcede ne demek, Reservoirs nerede nasıl kullanılır?

Animal reservoirs : Rezervuar konak. İnsanlarda bulunan parazitlerin identik evrelerini bulunduran ancak çok az belirti gösteren ve bu nedenle insan enfeksiyonları için kaynak teşkil eden canlılar.

Reservoir dogs : Quentin tarantino'nun yönettiği şiddetli gerilim filmi. Rezervuar köpekleri.

Reservoir of infection : Enfeksiyon kaynağı.

Reservoir rock : Hazne kayaç. Petrol ve gazların toplanmasına yarayacak derecede porositeli kayaç. Rezervuar kayaç.

Air reservoir : Hava tankı. Hava rezervuar tankı. Hava deposu. Hava rezervuar.

Reservoir : Sarnıç. Depo. Rezerv. Baraj gölü. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Su deposu. Haznede saklamak. Depoda saklamak. Mahzen. Rezervuar.

Vitelline reservoir : Vitellin rezervuar. Trematod ve sestodlarda vitellin ürünleri kullanana kadar depo eden vitellin kanalın genişlemiş kısmı.

Water reservoir : Su kayağı. Su haznesi. Su deposu.

Film reservoir : Sürekli açındırma aygıtında, aygıt işlemeğe devam ettiği halde filmin son bölümünün bir süre durmasını, böylelikle durmuş olan filmin ucuna yeni bir kangal eklenebilmesini sağlayan bölme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birikimlik.

 

Balancing reservoir : Düzenleme haznesi. Dengeleme kabı.

İngilizce Reservoirs Türkçe anlamı, Reservoirs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reservoirs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Storehouses : Antrepo. Mahzen. Kaynak. Gereç ambarı. Ardiye. Ambar. Hazine.

Bunkered : Yakıt almak. Golfte topu bunkere sokmuş olan. Kömür ambarı. Yeraltı sığınağı. Dökme gereç deposu. Sığınak. Kömürlük. Alttan boşaltmalı tank.

Dam : Büğemek. Toplama havuzu. Engel. Baraj. Zapt etmek. Suyu toplama, sulama ve elektrik üretmek amacıyla akarsu üzerine yapılan bent. Kapamak. Özellikle dört ayaklı hayvanlar için kullanılan, bir hayvanın ebeveynlerinden dişi olanına verilen ad. Set çekmek.

Tank : Hapishane koğuşu. Benzin deposu. Tüp. Su haznesi. Sarnıç. Birikimlik. Film açındırmasında kullanılan, içine açındırmaç konulup film daldırılan kap. sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri. Fotoğraf banyo kabı.

Receptacles : Priz. Zarf. Kap. Duy. Çiçek tablası.

Sump : Kazıya başlamadan önce kazılan tünel. Drenaj kuyusu. Çamur kollektörü. Su çukuru. Karter. Toplama çukuru. Alt karter. Akıntı deposu. Yağ teknesi.

Reservoir : Rezerv. Mahzen. Sürekli açındırma aygıtında, aygıt işlemeğe devam ettiği halde filmin son bölümünün bir süre durmasını, böylelikle durmuş olan filmin ucuna yeni bir kangal eklenebilmesini sağlayan bölme. Haznede saklamak. Sarnıç. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Depo etmek. Baraj gölü.

 

Storage tank : Depolama tankı. Bekletme teknesi. Toplama tankı. Biriktirme teknesi.

Water cooler : Su buzdolabı. Su soğutucusu. Soğuk su sağlamak üzere kullanılan cihaz.

Flush tank : Yıkama deposu. Helataşının yıkanmasında kullanılan su haznesi. Klozet. Tuvalete ait rezervuar. Hela rezervuarı. Tuvalet üstündeki su haznesi. Biriktirici.

Reservoirs synonyms : feed trough, water tank, collecting tank, flushing tank, supply, storehouse, clip of cartridges, depot, depositary, depository, cellarage, chamber, depots, receptacle, arsenal, tanks, arsenals, cisterns, chandlers, damming, water tower, cistern, water container, dams, sumps, aumbry, chandler, bunker, auxiliary storage, wine press, depositories, water reservoir.