Water cooler türkçesi Water cooler nedir

  • Su buzdolabı.
  • Su soğutucusu.
  • Su deposu.
  • Soğuk su sağlamak üzere kullanılan cihaz.

Water cooler ile ilgili cümleler

English: The water cooler is out of order.
Turkish: Su soğutucusu bozuk.

Water cooler ingilizcede ne demek, Water cooler nerede nasıl kullanılır?

Water : Yaşarmak. Sulandırmak. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Göz sulanmak. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Islatmak. Ağız sulanmak. Su. Sulamak.

Cooler : Soğuk içecek. Soğutma işlevi, yapan özdek. soğutma işlevi yapan aygıt. Soğutucu. Serinletici. Buz kutusu. Daha serin. Donuk. Hapishane. Portatif soğutucu. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır.

Water activity : Bir gıda maddesinin su buharı basıncının, aynı sıcaklıktaki damıtık suyun buhar basıncına oranı, aw. Su aktivitesi. Su etkinliği. Serbest su.

Water agreement : Su sözleşmesi. Su kaynaklarıyla ilgili olarak yapılan anlaşma. Su anlaşması.

Water ampoule : Su sıkılama torbacığı.

Water and sewage department : Şehirlerde kanalizasyon sistemi ve evlere su bağlanması işlerinden sorumlu birim. Su ve kanalizasyonu departmanı.

İngilizce Water cooler Türkçe anlamı, Water cooler eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Water cooler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feed trough : (lokomotif) su deposu. İçerisine hayvanların gereksinimi olan kırılmış yem veya tane yem konulan tahtadan veya metalden yapılmış, istenilen yere taşınabilecek büyüklükte değişik biçimlerdeki yem kapları. Su deposu (tren). Seyyar yemlik.

Water container : Serinletici. Soğutucu.

Water tank : Su haznesi. Mancana. Su depolanan büyük konteyner. Su tankı.

Tank : Sarnıç. Hapishane koğuşu. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birikimlik. Depo. Tüp. Tekne. Fotoğraf banyo kabı. Hapishane.

Storage tank : Biriktirme teknesi. Bekletme teknesi. Toplama tankı. Depolama tankı.

Cisterns : Sıvı kesesi (vücut). Sisterna. Sarnıç. Mahzen. Rezervuar. Fiçı. Su tankı. Fıçı.

Wine press : Üzüm cenderesi. Sarnıç. Şaraphane. Mahzen.

Water reservoir : Su kayağı. Su haznesi.

Tanks : Sarnıç. Hazne. Hapishane. Tank. Fotoğraf banyo kabı. Benzin deposu. Depo. Tüp.

Reservoir : Rezervuar. Rezerv. Mahzen. İnsan ve evcil hayvanlar için enfeksiyon kaynağı olarak görev yapan enfeksiyöz ajanı doğada barındıran canlı veya seyrek olarak cansız şey. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Haznede saklamak. Depo. Hazne. Sarnıç.

Water cooler synonyms : cistern, water tower, reservoirs.