Tanks türkçesi Tanks nedir

Tanks ile ilgili cümleler

English: Walkers are commonly called witch's tanks.
Turkish: Yürüyüşçülere çoğunlukla cadının tankları denilmektedir.

Tanks ingilizcede ne demek, Tanks nerede nasıl kullanılır?

Air tanks : Hava tankı.

Are there any spare gas tanks : Yedek gaz deposu var mı.

Tankship : Tanker. Tankerle taşıma. Sarnıçlı gemi.

Tankships : Tankerle taşıma. Sarnıçlı gemi. Tanker.

Tank buster : Tanksavar uçağı. Tanksavarcı.

Tank mine : Tanksavar mayını. Tank mayını.

Tank car : Sarnıç vagon. Tank. Sarnıç vagonu. Benzin vagonu. Sarnıçlı vagon. Su deposu vagonu. Petrol vagonu. Tanker.

Tank drama : Olaylı oyun (amerikan ingilizcesi).

Tank ship : Tanker.

Tank farm : Tank çiftliği. Petrol depoları sahası.

İngilizce Tanks Türkçe anlamı, Tanks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tanks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bunkered : Golfte topu bunkere sokmuş olan. Yakıt almak. Oda arkadaşı. Dökme gereç deposu. Kömür ambarı. Kömürlük. Alttan boşaltmalı tank. Sığınak. Yeraltı sığınağı.

Dam : Zapt etmek. Özellikle dört ayaklı hayvanlar için kullanılan, bir hayvanın ebeveynlerinden dişi olanına verilen ad. Su bendi yapmak. Baraj. Engel. Su bendi. Suyu toplama, sulama ve elektrik üretmek amacıyla akarsu üzerine yapılan bent. Kent. Büğemek. Set çekmek.

 

Goal : Ayaktopu oyununda oyuncuların topu içine sokmaya çalıştıkları, 2,44 m. yükseklikte birbirine koşut iki dikey direk ile bunların üzerine bindirilmiş 7,32 m. uzunluğundaki yatay bir direkle sınırlanmış, arka ve yan yüzeyleri ağla kapatılmış oylum. Erek. Murat. Amaç. Kale. Sayı. Gol. Gaye.

Collecting tank : Toplama tankı.

Feed trough : (lokomotif) su deposu. Su deposu (tren). İçerisine hayvanların gereksinimi olan kırılmış yem veya tane yem konulan tahtadan veya metalden yapılmış, istenilen yere taşınabilecek büyüklükte değişik biçimlerdeki yem kapları. Seyyar yemlik.

Gaols : Tutuklamak. Delik. Hapis. Cezaevine kapatmak. Hapishaneye kapatmak. Kodes. Hapse atmak. Cezaevi. Tevkifhane.

Storehouses : Ambar. Ardiye. Kaynak. Mahzen. Gereç ambarı. Hazine. Antrepo.

Reservoir : Depoda saklamak. İnsan, evcil hayvanlar ve balıklar için enfeksiyöz olan ajanları doğada barındıran canlı veya cansız varlıklar. bir şeyin biriktiği, özellikle suların toplandığı veya gerektiğinde kullanılmak üzere konulduğu yer. Sürekli açındırma aygıtında, aygıt işlemeğe devam ettiği halde filmin son bölümünün bir süre durmasını, böylelikle durmuş olan filmin ucuna yeni bir kangal eklenebilmesini sağlayan bölme. Mahzen. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Rezerv. Baraj gölü.

Panzer : Zırhlı. Polis panzeri. Motorize kuvvet.

Clip of cartridges : Mengene. Otomatik bir tüfek veya silaha mühimmat kartuşlarını yüklemek veya tutmak için metal çerçeve veya konteynır. Şarjör.

 

Tanks synonyms : gun turret, gun enclosure, armoured combat vehicle, army tank, choky, sumps, curtain call, big house, sump, cooler, gaol, turret, tank car, depot, chokey, bridewell, tube, tank, depositary, cannon, duct, depositories, damming, cistern, water reservoir, coop, calabooses, arsenal, petrol tank, gas cylinder, calaboose, chamber, dams.