Resistance level türkçesi Resistance level nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Hisse senetleri fiyatlarının yükselme eğiliminde olduğu borsada, fiyat artışlarının kar amaçlı satışlarla durmasının beklendiği fiyat düzeyi. krş. destek noktası.
  • Direnç noktası.
  • Bir menkul değerin ulaşabileceği en yüksek fiyat.

Resistance level ingilizcede ne demek, Resistance level nerede nasıl kullanılır?

Resistance : Bir derinliğine görüşmede ya da oturum kümelerinde bireyin çeşitli nedenlerle gereken bilgileri vermeyerek kendini açıklamaktan kaçınması. Karşı gelme. Direniş. Tür, ırk, familya ve bireylerde hastalık etkenlerine ve enfeksiyöz olmayan hastalık sebeplerine karşı vücudun mukavemeti. Metanet. Dayanma. Bir nesneden birim nicelikte elektrik akımı geçebilmesi için gerekli olan gerilim. Dayanıklılık. Birimi ohm olan, bir nesnenin elektrik akımına karşı koyma gücü. İçinden elektrik akımı geçen bir iletkenin, bu akıma karşı koyması durumu.

Level : Seviye. Aynı seviyede. Düzey. Akılcı. Düzeçlemek. Seviyeli. Düzgünleştirmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Amaç olarak seçmek.

Resistance brazing : Dirençli sert lehimleme. Direnç kaynağı.

 

Resistance coil : Direnç bobini. Direnç sargısı.

Resistance factor : Direnme faktörü. Birçok bağırsak bakterilerinde bulunan ve antibiyotiklere dayanıklılık faktörü taşıyan plazmitler. r faktörü, rezistans faktörü. Direnç faktörü.

Resistance fighter : Mukavemetçi.

İngilizce Resistance level Türkçe anlamı, Resistance level eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resistance level ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

 

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Resistance level synonyms : resistance point, abolition of forced labour convention, ability to pay approach, a type mutual funds, a shift in individual demand, a shift in supply, a group shares, a change in supply.