Resistance point türkçesi Resistance point nedir

  • Direnç noktası.
  • Hisse senetleri fiyatlarının yükselme eğiliminde olduğu borsada, fiyat artışlarının kar amaçlı satışlarla durmasının beklendiği fiyat düzeyi. krş. destek noktası.
  • İktisat alanında kullanılır.

Resistance point ingilizcede ne demek, Resistance point nerede nasıl kullanılır?

Resistance : Direniş. Patojen mikroorganizma veya suşunun, kemoterapötik ilacın kullanıldığı doz aralığında serumda meydana getirdiği konsantrasyon düzeyinde, ilaç tarafından etkilenmemesi durumu. Rezistans. Tahammül. Direnme. Dayanıklılık. Bir nesnenin, elektrik akımına karşı durma özelliği; bu özelik, çevrimindeki akım yeğinliğinin azalması ile kendini belli eder. Bir nesne içinden, birim nicelikte kıvıl akımın geçebilmesi için gerekli kıvıl gerilim olarak ölçülen özellik: (r = v / l). Tür, ırk, familya ve bireylerde hastalık etkenlerine ve enfeksiyöz olmayan hastalık sebeplerine karşı vücudun mukavemeti. Karşı koyma.

Point : Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Sivriltmek. Uç vermek. Nokta. Ferma yapmak (av köpeği). Noktalamak. Uç. Punto. Fermaya oturmak. Sivrilmek.

Resistance brazing : Direnç kaynağı. Dirençli sert lehimleme.

Resistance coil : Direnç bobini. Direnç sargısı.

Resistance factor : Birçok bağırsak bakterilerinde bulunan ve antibiyotiklere dayanıklılık faktörü taşıyan plazmitler. r faktörü, rezistans faktörü. Direnme faktörü. Direnç faktörü.

 

Resistance fighter : Mukavemetçi.

İngilizce Resistance point Türkçe anlamı, Resistance point eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resistance point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

 

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Resistance point synonyms : resistance level, ability to pay principle, a change in individual demand, a pass through certificate, a change in demand, ability rent, a group shares.