Resorcin türkçesi Resorcin nedir

  • Rezorsin.

Resorcin ingilizcede ne demek, Resorcin nerede nasıl kullanılır?

Resorcinism : Methemoglobinemi, felç ve birçok organda kılcal damar hasarıyla belirgin kronik rezorsinol zehirlenmesi. Rezorsinizm.

Resorcinol : Kristalli fenol. Resorsinol.

Hexylresorcinol : Heksilrezorsinol. Heksoilrezorsinol. Bağırsak kurtları tedavisinde antiseptik olarak kullanılan bir madde.

Resorcylic : Rezorsilik.

Resorb : Tekrar emmek. Yeniden emmek.

Resorsinol : Rezorsinol. Antiseptik ve dezenfektan olarak kullanılan fenolik bir bileşik.

Resorbed : Tekrar emmek. Yeniden emmek.

Resorbtion : Yeniden emme. Soğurma. Tekrar emilme. Emilme.

Resorption : Rezorpsiyön. Yeniden soğurulma. Dokunun erimesi. Tekrar emilim. Erime. Emme. Çözünmesi. Herhangi bir boşlukta toplanan sıvı, kan veya irinin doku tarafından emilerek ortadan kalkması. herhangi bir maddenin erime veya çözülme sonucu ortadan kalkması, bu nitelikle belirgin madde kaybı. gıdaların bağırsaklardan kana ve lenf yoluna emilmesi. embriyonik dönemde ölen yavrunun döl yatağı tarafından emilmesi, rezorpsiyon. Emilme.

Resort to : Başvurmak. Tevessül etmek. -e gitmek. Son çare olarak kullanmak.

İngilizce Resorcin Türkçe anlamı, Resorcin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resorcin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Harness : Koşum takımı vurmak. Yararlanmak. Doğal güçleri kullanmak. (atı) koşmak. Kullanmak. Koşum takmak. Koşum takımı. Koşmak. Dizginlemek. Koşum.

Restrict : Sınırlamak. Sınırlandırmaya tabi tutmak. Tahdit etmek. Sınırlama getirmek. Bağlamak. Sınırlandırmak. Daraltmak. Hasretmek. Kayıtlamak.

Hold in : Zapt etmek. Yapmak. Tutmak. Kontrol altına almak. Kendini tutmak. Sınırlamak. Zaptetmek.

Keep : Bakmak. Geçim. Saklamak. Kale. İç kale. Yönelmek. Yerine getirmek. İşletmek (otel vb). Bakım. Kalmak.

Throttle : Gırtlaklamak. Kelebek. Daraltmak. Boğmak. Klapeyle bir şeyin akışını kısmak. Boğazlamak. Boğazını sıkmak. İstimi kesmek. Gazı kısmak. Kısmak.

Cramp : Tıkıştırmak. Kenetlemek. Mengene. Tutmak. Engel olmak. Sınırlandırmak. Bir grup kasın veya yalnız bir kısım veya bunun bazı liflerinin istem dışı az çok sürekli, ağrılı ve düzensiz kasılması. Hareketi kısıtlamak. Kasınç. Kramp.

Moderate : Ilımlı kimse. Yatışmak. Hafiflemek. Ilımlı. Yumuşamak. Makul kimse. Azaltmak. Ilımlılaştırmak. Başkanlık etmek. Hafifletmek.

Rule : Karara varmak. Egemenlik. Tüzük. Yargılar. Yönetmek. Hükmetmek. Düzçizer. Hükümdarlık etmek. Çizmek. Cetvel.

Suppress : Bastırmak. Önlemek. Örtbas etmek. Hasıraltı etmek. Baskı altına almak. Zapt etmek. Ortadan kaldırmak. Yayınlanmasını yasaklamak. Zaptetmek. Ezmek.

Confine : Loğusa olmak. Tahdit etmek. Kısıtlamak. Sınırlamak. Sınırlandırmak. Kapatmak. Hapsetmek. Toplamak. Tutmak. Kapamak.

Resorcin synonyms : hamper, hold, inhibit, bound, trammel, tie, mark out, baffle, draw a line, check, bottle up, strangle, reduce, keep back, cumber, control, clamp down, contain, hold back, limit, rein, mark off, constrain, halter, encumber, regulate, tighten, crack down, stiffen, curb, draw the line, tighten up, gate.

 

Resorcin zıt anlamlı kelimeler, Resorcin kelime anlamı

Enable : Geçit vermek. Kolaylaştırmak. Olanaklı kılmak. Olanak vermek. Olanak sağlamak. Sağlamak. İmkan tanımak. Etkinlemek. Yetki vermek. Kuvvet vermek.

Unbridle : Dizginini çıkarmak. Gemini çıkarmak.

Resorcin ingilizce tanımı, definition of Resorcin

Resorcin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A colorless crystalline substance of the phenol series, obtained by melting certain resins, as galbanum, asafetida, etc., with caustic potash. It is also produced artificially and used in making certain dyestuffs, as phthaleïn, fluoresceïn, and eosin.