Hold in türkçesi Hold in nedir
- Sınırlamak.
- Zaptetmek.
- Kontrol altına almak.
- Zapt etmek.
- Yapmak.
- Tutmak.
- Kendini tutmak.
Hold in ile ilgili cümleler
English: I don't think I'll be able to hold in my anger any longer.
Turkish: Öfkemi daha fazla kontrol altına alabileceğimi sanmıyorum.
Hold in ingilizcede ne demek, Hold in nerede nasıl kullanılır?
Hold : (elinde) (bir şey) tutmak. Düzenlemek. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Sadık kalmak. Karara bağlamak. (ağırlık) taşımak. Durmak. Tutuklu olarak tutmak. Dayanmak. İyi çekim.
In : De. İçinde. Olarak. Çok moda olan. İktidardaki. İçeri. İçeriye. İçine. Dahili. İç.
Hold in contempt : Küçümsemek. Mahkeme düzenine uymayı reddederek veya mahkeme sürecini aksatarak bir mahkemenin işleyicini kasten engellemekten suçlu bulunmak. Hakir görmek. Tepeden bakmak. Hor görmek. Kötülemek. Aşağılamak.
Hold in esteem : Hayran olmak. Hayran kalmak. Takdir etmek. Saymak. Adam yerine koymak. Saygı göstermek. Beğenmek. Sevgi beslemek. Hürmet etmek. Çok beğenmek.
Hold in high esteem : Çok beğenmek. Hayran olmak. Saygı göstermek. Hürmet etmek. Büyük sevgi beslemek. Hayran kalmak. Baş tacı etmek. Beğenmek. Büyük saygı göstermek. El üstünde tutmak.
Hold in high regard : Büyük değer vermek. Baş tacı etmek. Büyük saygı göstermek. Takdir etmek. El üstünde tutmak.
Hold in leash : Yularını elden bırakmamak.
İngilizce Hold in Türkçe anlamı, Hold in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hold in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bite back : (saldırıya veya sataşmaya) karşılık vermek. Kendini geri çekmek.
Confine : Sınırlandırmak. Toplamak. Kapatmak. Hasretmek. Kapamak. Tahdit etmek. Loğusa olmak. Kısıtlamak. Hapsetmek.
Confining : Hapsetmek. Kapamak. Hapsedilme. Hapsetme. Kısıtlayan. Loğusa olmak.
Architect : Mimar. Bir filmin bezemlerinin hazırlanmasıyla ilgili tüm işleri yöneten kimse. Planlamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tasarlamak. Sanat yönetmeni. Yaratıcı.
Bespeaking : Sipariş vermek. Hitap etmek. Göstergesi olmak. Ismarlamak. Rica etmek. Bir şeye delalet etmek. İstemek. Ayırtmak. Konuşmak.
Hypnotised : Büyülenmiş. (britanya ingilizcesi) hipnotize etmek. Hipnoza sokmak. Hipnotize. İpnotize. Uyutmak. Hipnotize edilen. Büyülemek (hypnotize olarak da yazılır). Uykuya daldırmak.
Contain : Frenlemek. İhtiva etmek. Almak. Çevirmek. Kapsamak. Havi olmak. İçermek. İçine almak.
Seizes : El atmak. Zorla almak. El koymak. Gaspetmek. Almak. Ele geçirmek. Benimsemek. Kavramak.
Confiscates : El koymak. İstimlak etmek. El koymak (mala). Kanunen el koymak. Müsadere etmek. Haczetmek. Toplamak (yasaklanmış şeyi). Kamulaştırmak. Ele geçirmek.
Capture : Bir nükleer ya da atomik sistemin ek bir parçacık elde ettiği süreç. Kapma. Çekim alanına almak. Esir almak. Esir etmek. Özelliğini yitirmeden korumak. Ganimet almak. Özdeciksel ya da çekirdeksel bir yapının ılıncık gibi bir parçacıkla etkileşerek onu yakalaması. Aynen almak.
Hold in synonyms : damming, circumscribe, astrict, affect, binds, accomplish, border, keep from, bespeak, act, circumscribed, affects, refrain, forbears, get under control, amount to, smothering, builds, conscribe, bind, come close, approve of, accomplishes, book up, build, captures, smothers, restrains, bounds, forbear, forbore, conquer, carve out.

Bu kısımda Hold in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hold in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hold in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hold in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.