Hold in esteem türkçesi Hold in esteem nedir

  • Saymak.
  • Beğenmek.
  • Takdir etmek.
  • Hayran kalmak.
  • Adam yerine koymak.
  • Hayran olmak.
  • Çok beğenmek.
  • Sevgi beslemek.
  • Hürmet etmek.
  • Saygı göstermek.

Hold in esteem ingilizcede ne demek, Hold in esteem nerede nasıl kullanılır?

Hold : Geçerli olmak. Alıkoymak. Almak. (elinde) (bir şey) tutmak. Tutmak. Kaldırmak. Sahip olmak. Devam etmek. İyi çekim. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.

In : İçine. Olarak. Dahili. Tutulan. İçeriye. Halinde. İçinde. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş. Çok moda olan.

Esteem : Sanı. Kanı. Değer vermek. Rağbet. İtibar etmek. Saygı göstermek. İnanmak. Düşünmek. Saygı. Saygınlık.

Hold in : Zapt etmek. Zaptetmek. Sınırlamak. Kendini tutmak. Tutmak. Kontrol altına almak. Yapmak.

Hold in contempt : Aşağılamak. Hor görmek. Kötülemek. Hakir görmek. Tepeden bakmak. Mahkeme düzenine uymayı reddederek veya mahkeme sürecini aksatarak bir mahkemenin işleyicini kasten engellemekten suçlu bulunmak. Küçümsemek.

Hold in high regard : Büyük saygı göstermek. Takdir etmek. El üstünde tutmak. Baş tacı etmek. Büyük değer vermek.

Hold in leash : Yularını elden bırakmamak.

Hold incommunicado : Başkalarıyla görüşmesine izin vermemek. Kimseyle görüştürmemek.

Hold in high esteem : Çok beğenmek. Hürmet etmek. Beğenmek. Hayran kalmak. Büyük saygı göstermek. Saygı göstermek. El üstünde tutmak. Hayran olmak. Baş tacı etmek. Büyük sevgi beslemek.

 

Hold in pledge : Rehin tutmak. Rehin olarak almak. Rehin olarak tutmak.

İngilizce Hold in esteem Türkçe anlamı, Hold in esteem eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hold in esteem ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Paying tribute : Övmek.

Appreciate : Takdirle karşılamak. Değer kazanmak. Değerlenmek. Teşekkür borçlu olmak. Değerlemek. Minnettar olmak. Kavramak. Zevk almak. Değer biçmek.

Rave about : Deli olmak (için). -e bayılmak. Göklere çıkarmak. Övmek. Hayranlıkla söz etmek.

Paid tribute : Övmek.

Raved : Hezeyan etmek. Balatayı sıyırmak. Çılgınca bağırıp çağırmak. Deli olmak. Küplere binmek. Abuk sabuk konuşmak. Kudurmak. Kafayı çizmek. Kafayı yemek.

Approve of : Onaylamak. Tutmak.

Enthuse : Hayranlık göstermek. Ballandıra ballandıra anlatmak. Coşmak. Azmettirmek. Bayılmak. Hayran bırakmak. Şevk vermek. Gayrete gelmek. Coşturmak.

Applauding : El çırpmak. Alkışlamak. Alkış tutmak. Onaylamak. Alnından öpmek.

Estimate : Hesap. Takdir. Düşünce. Tahmin. Fikir edinmek. Tahmin etmek. Oranlamak. Hüküm vermek. Teklif.

Assume : Üstüne almak. Gerçek saymak. Sanmak. Ele geçirmek. Zannetmek. Varsaymak. Addetmek. Hükmetmek.

Hold in esteem synonyms : appreciates, allow, fall for, applauded, estimates, account, count in, accounted, enthused, make obeisance, pay tribute, rave, applaud, fell for, esteems, appreciated, do obeisance to, class, show respect, respect, look up to, raves, assumes, approves, love, consider, count down, venerates, enthusing, be fascinated, applauds, think the world of, enthuses.