Responder türkçesi Responder nedir

  • Cevap veren.

Responder ingilizcede ne demek, Responder nerede nasıl kullanılır?

Responders : Cevap veren.

Autoresponder : Otomatik cevaplandırıcı. (bilgisayar) otomatik olarak e-posta şeklinde bilgi gönderen program (e-posta robotu gibi).

Responded : Ses vermek (motor). Cevap vermek. Etkilenmek. Yanıtlamak. Karşılık vermek. Cevap yazmak.

Respondence : Cevaplama.

Respondences : Cevaplama.

Commercial correspondent : Tecim yazışmaları. Tecim evreninde uygulanan geleneksel yazışma biçimleri.

Suspicious respondent : Kuşkucu yanıtlayıcı. Bilimsel araştırmalara ya da belli soru ve konulara kuşkuyla yaklaşan kişi.

Respondencies : Cevaplama.

Respondent selection key : Yanıtlayıcı seçme açkısı. Konut birimi ya da benzeri birimler düzeyinde yapılan örneklemede görüşülecek tek tek birimlere inmeyi sağlamak üzere önceden rastlantılı olarak saptanmış seçme kılavuzu.

Respondentia : Deniz ödüncü. Rehni yalnızca yük olan deniz ödüncü. Seferi tamamlamak için gemide mevcut yük için alınan borç. Gemi üzerine rehin konulması ile verilen kredi. Rehni yük olan deniz kredisi.

İngilizce Responder Türkçe anlamı, Responder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Responder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Answering : Cevaplama. Cevap verme. Yanıtlanıyor. Muhatap olma.

Assenter : Onaylayan kimse. Razı olan kimse. Muvafakat eden kimse.

Testee : Test edilen insan. Sınanan. Sınava giren. Denek. Test edilen. Sınava giren kimse. Sınava alınan insan.

Interviewee : Görüşülen kimse. Başvuran kimse. Ropörtaj yapılan kişi. Görüşülen kişi. Görüşme yapılan kimse. Mülakat yapılan kimse.

Answerer : Cevaplayıcı. Muhatap. Yanıtlayan veya cevap veren kimse.

Hedger : Tedbirli kimse. Bostancı. Çalıları budayan kimse. Kur riskine karşı vadeli teslim piyasasında güvence sağlama işlemi yapan uluslararası ticari veya mali işlemci. Bahçıvan. Bağlantı kurmak istemeyen kimse.

Satisfying : Tatmin edici. Doyurucu. Tatmin etme. Tatminkar. Yeterli.

Communicator : İletişimci. Konuşkan kimse. Sinyal cihazı. Konuşma aygıtı. İletişimi sağlayan kişi veya şey. Haber verici.

Responder synonyms : tergiversator, replicant, responders, respondent, responsive, equivocator, examinee.