Responding türkçesi Responding nedir

  • Yanıtlama.
  • Yanıtlamak.
  • Cevap yazmak.
  • Ses vermek (motor).
  • Etkilenmek.
  • Yanıt veriyor.
  • Cevap vermek.
  • Cevap verme.
  • Bir gözlem sürecinde bilgi sağlamak üzere sunulan soru ya da sınarlara yanıtlayıcının anlamlı ve amaca uygun karşılık vermesi.
  • Karşılık vermek.

Responding ile ilgili cümleler

English: I'm sorry for the delay in responding.
Turkish: Yanıtlamadaki gecikme için üzgünüm.

English: He's not responding to my texts.
Turkish: Benim mesajlarıma cevap vermiyor.

English: Ali is responding well to the new treatment.
Turkish: Ali yeni tedaviye iyi yanıt veriyor.

English: Ali isn't responding.
Turkish: Ali yanıt vermiyor.

English: Ali didn't waste time responding.
Turkish: Ali tepki vererek zamanı boşa harcamak istemedi.

Responding ingilizcede ne demek, Responding nerede nasıl kullanılır?

Corresponding : Uyumlu olan. Uyan. Eş. Mutabık. Mektuplaşan. Tekabül eden. İlişkin. Karşılıklı. Yerini tutan. (bir şeye) eş.

Corresponding angle : Yöndeş açı.

Corresponding angles : Yöndeş açılar.

Corresponding member : Üyeliğini yazışarak sürdüren üye. Muhabir üye.

Corresponding states : Uygulu durular. İki ayrı özdeğin, eş indirgenmiş sıcaklık ile basınçtaki duruları. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Unable to respond : Bir tepki gösterememek. Karşılık verememek.

 

Correspondingly : Buna bağlı olarak. Paralel olarak. Uygun bir şekilde. Koordineli olarak.

Respondence : Cevaplama.

Respond : Cevap vermek. Karşılık vermek. -e tepki vermek. Ses vermek (motor). Etkilenmek. Yanıt vermek. Yanıtlamak. Cevap yazmak. Geri cevaplamak. Tepki göstermek.

Corresponding with : -ile mektuplaşarak iletişim kurdu. -ile mektuplaştı. İle ilgili olarak.

İngilizce Responding Türkçe anlamı, Responding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Responding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

React : Tepkiyle karşılamak. Tepkimek (kimya terimi). Mukabele etmek. Tepkimek. Tepki göstermek. -e tepki vermek. Karşı gelmek. Karşı etki yapmak. Reaksiyon vermek. Tepki vermek.

Return : Getiri. Karşılama. Karşıdan gelen topun ağın üzerinden ya da ağa dokunarak yeniden karşı alana gönderilmesi. Dönmek. Topun kurallara uygun olarak karşı alana aktarılması. Oyunda olayın düzgün ilerleyişini ve zamanın sırasını bozarak geçmiş bir olaya dönme, oyunun bir yerine geçmişte oluşmuş bir sahne katma. Dönüş. Tenis, bilgisayar, iktisat, masa tenisi, tiyatro alanlarında kullanılır. Geri dönmek. Rövanş.

Write back : Karşılık yazmak. Geri yaz.

Rejoining : Tekrar birleştirmek. Yeniden birleştirmek. Kavuşmak. Tekrar katılmak. Yeniden katılmak. Cevabı yapıştırmak. Yeniden iştirak etmek. Cevaba cevapla karşılık vermek.

Responds : Tepki göstermek. Geri cevaplamak. Mukabele etmek. -e tepki vermek.

Impose : Zorla kabul ettirmek. Zorlamak. Uygulmaya koymak. (yasa vb) uygulamaya koymak. (vergi) koymak. Uygulamak. Yararlanmak. Aldatmak. Yüklemek.

 

Responsive : Cevap veren. Hassas. Uyumlu. Hevesli. Yanıt veren. Cevap niteliğinde olan. Duyarlı. Elastik. Karşılık veren. Esnek.

Answer back : Çemkirmek. Terbiyesizce cevap vermek. Cevabı yapıştırmak. Küstahça cevap vermek.

Answers : Kefil olmak. Uymak. Cevaplar. Bakmak (kapı). Karşılamak. Yerine getirmek. Tanıma uymak. Yetmek.

Be affected : Etkinmek. Duygulanmak.

Responding synonyms : reverberative, rejoins, replied, counteract, be thrilled, rejoined, be influenced, resonant, reciprocate, imposes, be impressed, counteracted, give back, reply, respond, come back, grips, replies, grip, fill in, respond to, replying, imposed, responded, answer, be affected by, gripped, resonating, reverberant, meet, rejoin, reverberating, answered.

Responding zıt anlamlı kelimeler, Responding kelime anlamı

Unresponsive : Tepki göstermeyen. Tepkisiz. İhtiyacı karşılamayan.

Responding antonyms : unreverberant.