Restituting türkçesi Restituting nedir

  • İade etmek.
  • İade etme.

Restituting ingilizcede ne demek, Restituting nerede nasıl kullanılır?

Restitution : Onarma. Sahibine iade. Zararı ödeme. Doğrultma. Doğrultma (fotoğrafçılık terim). Eski haline getirme. Tazmin. Eski durumuna dönme. İade. Zararı karşılama.

Restitution coefficient : Eski şeklini alma katsayısı. Geri sıçrama katsayısı. Parçacıkların çarpışmadan hemen sonraki bağıl hızlarının çarpışmadan önceki bağıl hızlarına oranı; bu bir esneklik ölçüsüdür. Gerisıçrama katsayısı.

Restitutions : Sahibine geri verme. Doğrultma (fotoğrafçılık terim). Zararı karşılama. Eski durumuna dönme. İade. Zararı ödeme. Eski haline getirme. Restore etme. Sahibine iade. Tazmin.

Entire restitution : Eski duruma getirme.

Make restitution : Zararı karşılamak. Tazmin etmek. Zararı ödemek.

Restitute : İade etmek. Eski haline gelmek.

Restitutory : Bir mülkü sahibine iade eden. Telafi edici. Bir mülkü sahibine tazmin eden. Tazmin edici.

Restituted : Eski haline gelmek. İade etmek.

İngilizce Restituting Türkçe anlamı, Restituting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Restituting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acquisition : Tahsil. Şirket alımı. Kazanç. Ele geçirme. Sağlama. Yakalama. Müzeye yeni gelen eşya. Dermede yer alması uygun görülen her türlü gereci, satın alma, bağış ya da değişim gibi yollarla kitaplığa kazandırma. Elde edilen şey. Bir nesnenin iyeliğini ele geçirme.

 

Rehabilitation : Eski haline getirme. Yoksul konutlarından oluşan alanların ya da bu yerlerdeki yapıların sağlığa aykırı niteliklerinin giderilmesi. bir yerleşim yerine sağlık işgörülerinin sağlanması. bir yerleşim yerine sağlık ocağı, arkdüzen vb. sağlıkla ilgili kolaylıkların getirilmesi. Eski sağlığına kavuşturma. Rehabilitasyon. Onarım. Haklarını geri verme. Eski haline döndürme. İyileştirme. Temizleme.

Repair : Kalafatlamak. Sinema ve televizyon araçlarının, donatımının bozulmamasını, düzgün işlemesini sağlamak amacıyla gerekli işleri yerine getirme. Telafi etmek. Düzeltmek. Gidermek. Tamirat. Gitmek. Zararını ödemek. Yapmak. Yamamak.

Rehabilitations : Rehabilitasyon. Eski haline getirme. Onarım. Islah. Sağlığına kavuşturma. Yenileme. İyileştirme. Haklarını geri verme. Eski haline döndürme.

Hand back : Geri vermek.

Get back : Çıkış noktasına geri dönmek. Geri vermek. Geri almak. Başladığı yere dönmek. Uzaklaşmak. Dönmek. Geri getirmek. (birini veya bir şeyi) yerine döndürmek. Geri gelmek.

Remission : Hafifletme. Feragat. Hafifleme. Azalma. Af. Bağışlama. Affetme. Vazgeçme. Remisyon.

Return : Karşıdan gelen topun ağın üzerinden ya da ağa dokunarak yeniden karşı alana gönderilmesi. Dönmek. Geri götürmek. Geriye dönüş. Hasılat. Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Dönüş. Yanıtlamak. Geri dönmek. Geri çevirmek.

 

Extradites : Suçluları iade etmek. Suçluyu ülkesine iade etmek. İade etmek (suçlu). Ülke dışına kaçmış suçluları iade etmek. Bir suçluyu iade etmek.

Repatriates : Yurduna geri göndermek. Ülkesine geri göndermek. Uyruğunda olduğu ülkeye geri göndermek. Bir mülteciyi ülkesine geri göndermek. Geri dönmek. Ülkesine iade edilen kimse. Ülkesine iade etmek. Tekrar ülkesinin vatandaşlığına girmek. Vatanına geri gönderilen kimse.

Restituting synonyms : remand, repatriating, replace, mending, fixing, reparation, remands, repatriate, give back, clawback, mend, extradite, handing back, restoration, fixture, reinstates, fix, repatriated, regaining, remanding, reinstate.