Resuscitate türkçesi Resuscitate nedir

Resuscitate ile ilgili cümleler

English: Ali resuscitated Mary.
Turkish: Ali Mary'yi yeniden hayata döndürdü.

English: You could've resuscitated Tom.
Turkish: Tom'u yaşama döndürebilirdin.

English: The EMTs are trying to resuscitate Tom.
Turkish: Acil tıp teknisyenleri Tom'u hayata döndürmeye çalışıyor.

Resuscitate ingilizcede ne demek, Resuscitate nerede nasıl kullanılır?

Resuscitated : Hayata dönmek. Dirilmiş. Diriltmek. Ayıltmak. Yaşama döndürmek. Dirilmek.

Resuscitates : Dirilmek. Hortlatmak. Yeniden ortaya çıkarmak. Yeniden canlandırmak. Canlandırmak. Ayıltmak. Hayata döndürmek. Yaşama döndürmek. Bilinci açılmak. Hayata dönmek.

Be resuscitated : Dirilmek.

Resuscitating : Yaşama döndürmek. Ayıltmak. Canlandırmak. Hayata döndürmek. Yeniden canlandırmak. Diriltmek. Bilinci açılmak. Hayata dönmek. Dirilmek. Hortlatmak.

Resuscitation : Öldükten sonra yeniden canlanma. Canlandırma. Canlandırılma. Diriltme. Resüsitasyon. Resüssitasyon. Canlanma. Dirilme.

Resuscitator : Solunum aleti. Solunum cihazı.

Pulmonary resuscitation : Durmuş olan solunumu yeniden çalıştırmak için yapılan tıbbi uygulamalar, pulmoner resüsitasyon. Akciğer resüsitasyonu.

 

Resuscitative : Resüsitatif.

Cardiopulmonary resuscitation : Kalp masajı. Kardiyopulmoner resüsitasyon. Kalbi atmayı durduran bir insanı göğsüne sırasıyla basınç uygulayarak ve suni teneffüs yaparak yeniden canlandırmak için acil durum prosedürü. Canlandırma. Kardiyopulmoner canlandırma. Kardiyopülmoner resüsitasyon.

Resuscitators : Solunum aleti. Solunum cihazı.

İngilizce Resuscitate Türkçe anlamı, Resuscitate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resuscitate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soberest : Gösterişsiz. İçkide aşırıya kaçmayan. Dizginlemek. Aşırıya kaçmayan. Sarhoş olmayan. Akla yatkın. Uslanmak. Makul. Ayık.

Awakens : Kışkırtmak. Farkına varmak. Uyarmak. Gözü açılmak. Uyandırmak. Canlanmak. Teyakkuz etmek. İkaz etmek. Uyanmak.

Revivify : Yeni bir hayat vermek. İhya etmek.

Resurrecting : Yeniden adet edinmek. Yaşama döndürme. Diriltme.

Renovate : Tazelemek. Yenilemek. Onarmak. Yeni gibi yapmak. Yenileştirmek. Tamir etmek. Restore etmek.

Accelerate : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Hız vermek. Tacil etmek. Hız kazanmak. İvmek. İvme kazandırmak. Hızlanmak. Süratini artırmak. Çabuklaştırmak. Bir nesnenin bir kuvvet etkisi ile hızını değiştirmek.

Revitalized : Teşvik etmek. Yeniden canlandırılmış. Yeniden canlandırılan. Kuvvet vermek.

Reviving : Canlanmak. İhya etmek. Gündeme getirmek. Yeniden sahnelemek. Ayılmak. Uyandırmak (his). Neşelendirmek.

Quickened : Çabuklaştırmak. Hızlandırmak. Neşelendirmek. Hareketlendirmek. Hızlanmak. Hayat bulmak. Neşelenmek. Uyandırmak.

 

Resuscitate synonyms : be revived, sober up, arise from dead, arouses, vivify, animate, boost, resuscitating, bring somebody to his senses, sobered, reignites, change state, turn the clock back, brisk up, bring round, recover consciousness, regenerates, turn, arouse, revivified, reanimating, revitalize, animates, be resuscitated, bring back, bring to life, bring to, reigniting, bring, reanimated, regenerate, resuscitated, brisk.

Resuscitate zıt anlamlı kelimeler, Resuscitate kelime anlamı

Anesthetize : Duyumsuzlaştırmak. Anestezi yapmak. Bayıltmak. Uyutmak. Uyuşturmak. Narkoz vermek.

Resuscitate ingilizce tanımı, definition of Resuscitate

Resuscitate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Restored to life. To resuscitate withered plants. To come to life again. To revivify. Especially, to recover or restore from apparent death. To revive. As, to resuscitate a drowned person. To revive.