Retained türkçesi Retained nedir

  • Alıkoymak.
  • Unutmamak.
  • Elinden kaçırmamak.
  • Tutmak.
  • Alıkoyulmuş.
  • Kaybetmemek.
  • Tutulan.
  • Parayla tutmak.

Retained ile ilgili cümleler

English: Unlike his sister, he has retained the religious faith his parents brought him up in.
Turkish: Kız kardeşinin aksine, o, ebeveynlerinin ona verdiği dini inancı korudu.

Retained ingilizcede ne demek, Retained nerede nasıl kullanılır?

Retained austenite : Dönüşmemiş ostenit. Kalan ostenit.

Retained corpus luteum : Gebelik korpus luteumunun gebeliğin sona ermesinden sonra veya siklik korpus luteumun diöstrüs sonunda herhangi bir nedenle, gerilemeyip fonksiyonel olarak devam etmesi, kalıcı korpus luteum. anöstruse neden olur. Kalıcı sarı cisim. Kalıcı korpus luteum.

Retained earnings : Bir anonim şirket tarafından elde edilen karın ortaklara dağıtılmayıp şirkette tutulan kısmı. Birikmiş kar. Dağıtılmamış karlar. Birikmiş karlar. Yedek akçe. Geçmiş yıllar karları. Geçmiş yıl karı. Dağıtılmamış kar. Dağıtılmayan karlar.

Retained placenta : Eşin atılmaması. Retensiyo sekundinarum. Doğum veya çoğunlukla yavru atma sonrası türe özgü atılma süresi içerisinde yavru zarlarının atılamaması, eşin atılmaması, retensiyo sekundinarum, sonun atılamaması. Sonun atılmaması. Yavru zarlarının atılmaması.

 

Retainer : Yapılacak bir görev ya da bir işlem karşılığı yetkilenmiş olan kişiye verilen para. Tespit edici. Avukata verilen avans. Avans. Yatak yuvası. Uşak. Avukatlık ücreti. Tutucu. Hizmetli. Hizmetçi.

Bearing retainer nut : Yatak tutucusu somunu.

Prolapse retainer : Daha çok koyunlarda prolapsus vajina tedavisinde vajinanın yeniden prolabe olmasını engellemek amacıyla vajina içine geçici olarak yerleştirilen lastik veya diğer maddelerden yapılmış araç. Vajinal pessari.

Retainers : Yatak yuvası. Dava takip anlaşması. Avukatlık avansı. Pey akçesi. Uşak. Avans. Kilit mandalı.

Retain line breaks : Satır sonlarını koruma.

Retain wall : Set.

İngilizce Retained Türkçe anlamı, Retained eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retained ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Much in request : Revaçta.

Catch : Topu tutma. Enselemek. Yakalanan şeyin miktarı. Yakalamak. Carpmak. Bulaşmak. Ansızın bulmak. Avlamak. Çekmek. Sıkışmak.

Detaining : Gözaltına almak. Mahrum etmek. Geciktirme. Hapsetmek.

Constrain : İcbar etmek. Engellemek. Menetmek. Mecbur etmek. Sınırlamak. Bağlamak. Zorunda bırakmak. Baskı yapmak.

Block : Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Öbek. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Önünü kesmek. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Kesmek. Blok. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Duvar.

 

Retaining : Tespit etme. İstinad. Tutturma. Destekleme. Alıkoyan.

Bespeak : Talep etmek. Sipariş vermek. Ismarlamak. Konuşmak. İstemek. Hitap etmek. Rica etmek. Göstergesi olmak. Ayırtmak.

Incapacitated : Mahrum edilmiş. Ehliyeti olmayan. Mahrum bırakılmış. Aciz bırakılmış.

Retains : Elde tutmak. Sızdırmamak (sıvıyı). Durdurmak. Sürdürmek. Ücretle tutmak (avukat vb).

Bind : Biraraya getirmek. Sarmak (çimento) tutmak. Yasa gücü ile zorunlu kılmak. Yan çapraz. Usandırmak. Yarayı sarmak. Ciltlemek. Takyit etmek. Sarmak.

Retained synonyms : affects, check, delays, abide by, at a premium, abducting, checks, contained, in, make sure, keep in mind, maintained, bespeaks, fair haired, abducts, detain, bespeaking, add up to, aggregate, capture, book, abduct, binds, in great demand, keep in remembrance, popular, detains, delay, affect, book up, approve of, preserved, amount to.

Retained zıt anlamlı kelimeler, Retained kelime anlamı

Destroyed : Kafası kıyak. Mahvolmuş. Harap olmuş. Tarafından yıkıldı. Yıkılmış. Telef olmuş. Kendinden geçmiş. İmha edilmiş. Berbat. Tahrip edilmiş.