Retorted türkçesi Retorted nedir

  • Mukabele etmek.
  • Yerleştirmek.
  • Karşılık vermek.
  • İmbikte damıtmak.
  • İmbik.
  • Sert yanıt vermek.
  • Yapıştırmak.
  • Sert cevap vermek.
  • Çabuk cevap vermek.
  • Aynen karşılık vermek.
  • Cevabı yapıştırmak.

Retorted ile ilgili cümleler

English: He retorted immediately.
Turkish: O, derhal karşılık verdi.

Retorted ingilizcede ne demek, Retorted nerede nasıl kullanılır?

Rotary retort continuous furnace : Döner imbikli sürekli fırın.

Rotary retort furnace : Döner imbikli fırın.

Retort : Aynen karşılık vermek. İmbikte damıtmak. Karşılık. Çabuk cevap vermek. Sert yanıt vermek. Karşılık vermek. Sert yanıt. Yapıştırmak. Sert cevap vermek. İmbik.

Retorting : Aynen karşılık vermek. Sert cevap vermek. Cevabı yapıştırmak.

Retortion : Karşıtlama gümrükleri. Bir ülkenin mal satışını, aldığı özel önlemlerle olumsuz yönden etkileyen bir ülkeden gelecek mallara, o ülkeyi, bu önlemlerden vazgeçirmek üzere konulan yüksek oranlı gümrük vergileri, a. bk. karşıtlama gümrükleri. Aynen karşılık verme. Geriye bükme. Karşıtlama. Geriye eğme. Tecim ya da ulaştırma araçları bakımından, bir ülkeye karşı özel önlemler uygulayan ülkenin mallarına ve taşıtlarına karşıt önlemler alma (yasak ve kısıntılar koyma, ayrımlı işlemler ve bildirmelikler uygulama vb.). Misilleme. Bk. savaşma gümrükleri.

 

Retorsion : Aynen karşılık verme. Geriye eğme. Misilleme.

Excitosecretory : Eksitosekretor. Salgıyı uyaran.

Carburetors : Karbüratörler. Karbüratör.

Decretory : Adli. Yetkili. Otoriter. Karar ile ilgili.

Ductuli excretorii : Duktuli ekskretori. Gözyaşı bezinin akıtıcı kanalcıkları.

İngilizce Retorted Türkçe anlamı, Retorted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retorted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Draw out : Yaymak. Taslağını çizmek. Görevlendirmek. Çekmek. İstasyondan çıkmak. Uzatmak. Uzamak. Ana hatlarıyla çıkarmak. Konuşturmak. Açmak.

Tv reporter : Tv muhabiri. Televizyon muhabiri. Televizyonda haber yayınları için haber hikayeleri hazırlayan muhabir.

Agglutinate : Bitişken. Bitişimli. Yapışkan. Yapışan. Bileştirmek. Bitiştirmek. Birleştirmek. Tutkallamak.

Bonding : Atom ya da atom kümelerinin, bağımsız moleküller oluşturmak üzere birbirileriyle bağ yapmaları. Bağlayan. Tutturmak. Yapışma. Bağlama. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Topraklama. Bağlar. Yapısındaki eksiciklerle öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendirme niteliğinde olan.

Rejoined : Cevap vermek. Cevaba cevapla karşılık vermek. Kavuşmak. Tekrar birleştirmek. Yeniden iştirak etmek. Yeniden katılmak. Tekrar iştirak etmek. Tekrar katılmak.

Newswoman : Kadın haberci. Kadın yayımcı. Kadın muhabir. Kadın gazeteci. Gazete ve dergi perakendecisi olan kadın.

Answered : Uymak. Cevaplanan. Cevap vermek. Kefil olmak. Cevap verilmiş. Yetmek. Yanıtlamak. Tanıma uymak. Yerine getirmek. Karşılamak.

 

Billet : Konaklatmak. Konaklama yeri. Konak yeri. Baraka. Kütük. Not. Vazife. Çelik çubuk. Kışla.

Domiciliate : Oturmak. İkamet etmek. Tediye etmek. (poliçe) ödemek. Ödemek. Konuta bağlamak.

Apposes : Yakına koymak. Yan yana koymak.

Retorted synonyms : newsperson, television newscaster, retorts, deposit, adhere to, retaliated, riposting, distilleries, answerback, accommodates, counter, rejoining, come back, agglutinated, rejoin, make a point, responds, accommodated, communicator, accommodate, inactive, counteracts, respond, become established, bond, requites, give a sharp reply, counteract, countering, ripostes, riposted, distillers, retort.

Retorted zıt anlamlı kelimeler, Retorted kelime anlamı

Active : Muvazzaf. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Çalışan. Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Pratik. Üretken. Aktif. İşleyen. Faal.

Precocious : Prekosiyöz. Zamanından önce gelişmiş. Büyümüş de küçülmüş. Erken doğmuş. Bacaksız. Erken büyümüş. Erken gelişmiş. Vaktinden önce yetişmiş.

Intelligent : Akıllı. Anlayışlı. Kafalı. Anlaşılabilir. Yaman. Yetenekli. İzan sahibi. Kültürlü. Zeki. Usta.