Retrovirus türkçesi Retrovirus nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Lösemiye ve hayvanlarda tümörlere sebep olan onkovirüslerin bulunduğu 100-120 nm çapında, ikozahedral kapsidli bir virüs familyası. hayat devri esnasında revers transkriptazı kullanan ve tek iplikli rna ile protein örtüsünden oluşan virüsler. aids virüsü gibi.
  • Retrovirüs.
  • Retrovirüsler.

Retrovirus ingilizcede ne demek, Retrovirus nerede nasıl kullanılır?

Retrovirus infections : Kedi lösemi virüsüyle kedi bağışıklık yetersizlik virüsünün yol açtığı çeşitli deri bozukluklarıyla belirgin enfeksiyonlar. Retrovirüs enfeksiyonları.

Retroviruses : Sığırların lökozizi, koyunların visna/maedi, atların bulaşıcı anemisi ve kedilerin immün yetmezlik hastalığıyla insanlarda görülen aids hastalığı virüsleri gibi, yapılarında pozitif anlamlı ve tek zincirli rna genomu bulunduran, zarflı ve yaklaşık 100 nm büyüklükte virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, aids ve tümör virüslerinin yer aldığı virüs ailesi, retroviridae. Retrovirüsler.

Amphotropic retroviruses : Orijinal konağa ek olarak başka türlerde de enfeksiyona neden olan endojen retrovirüsler. Amfotropik retrovirüsler.

Ecotropic retroviruses : Ekotropik retrovirüsler. Sadece doğal konağı olan hayvanların hücrelerini enfekte eden ve bu hücrelerde çoğalabilen retrovirüslerin bir alt sınıfı.

 

Endogenous retroviruses : Endojen retrovirüsler. Genomunu proviral genom olarak enfekte hücre genomuna entegre eden, dikey yolla diğer yavru hücrelere geçen ve çoğalması hücre genlerinin kontrolü altında bulunan retrovirüsler.

Retroversion : Retroversiyon. Geriye kıvrılma. Geriye çevirme.

Exogenous retroviruses : Tipik enfeksiyöz ajan gibi davranan ve bulunduğu konak veya hücrede yatay yolla diğer konaklara bulaşabilen retrovirüsler. Ekzojen retrovirüsler.

Retroversion of uterus : Uterus retroversiyonu.

Retroversioflexion : Retroversiyofleksiyon.

Retroverted : Retrovert. Retroverse.

İngilizce Retrovirus Türkçe anlamı, Retrovirus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retrovirus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Hiv : Vücut sıvıları ile bulaşan bağışıklık sistemini zayıflatan ve aıds'e neden olan virüs (bağışıklık sisteminde bozulma ile tanımlanan tedavisi olmayan hastalık). Hıv. Aids hastalığının etkeni olan retrovirüs, insan immün yetmezlik virüsü. İnsan immünyetmezlik virüsü. Hiv.

Human immunodeficiency virus : İnsan immünyetmezlik virüsü. Hiv. Vücut sıvılarından geçerek bağışıklık sistemini zayıflatan ve tedavi edilemez özellikteki aıds hastalığına yol açan virüs. İnsan immün yetmezlik virüsü.

 

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Retrovirus synonyms : htlv 1, animal virus, human t cell leukemia virus 1, abiotic environment, aardwolf, a cells, aardvark, abiotic factor, abacus bodies, acacia, retroviruses, abo blood groups system.