Reverse fault hadding with the dip türkçesi Reverse fault hadding with the dip nedir

  • Düzlemi, katmanların yatımı yönünde eğimli, tavan tomruğu, taban tomruğuna oranla kırık düzlemi boyunca yukarı kaymış kırık.
  • Uygun ters kırık.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Reverse fault hadding with the dip ingilizcede ne demek, Reverse fault hadding with the dip nerede nasıl kullanılır?

Reverse : Tersine dönmek. Geri çevirmek. Döndürmek. İptal etmek. Ters yönde dönmek. Tersine çevirmek. Bozmak. Tersyüz etmek. Yerlerini değiştirmek.

Fault : Hata bulmak. Yanlış. Eksiklik. Çatlak. Aksaklık. Tenis, bilgisayar, hukuk, coğrafya, madencilik, ekonomi, voleybol, jeoloji alanlarında kullanılır. Kayaç kütlelerinin, bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması. Daha önce sıkışık, sertleşmiş katmanların dikey doğrultuda yer değiştirmeleri sonunda yer yer kırılmaları ve bir kırılma düzlemi boyunca kayıp çökmeleriyle oluşan yer biçimi. Suçlamak. Bozukluk.

With : -e karşın. -lı. Nedeniyle. İle beraber. Beraberinde. Birlikte. Yanına. Li. Canlı. İle ilgili.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Dip : Göz atmak. Eğilmek. Çökmek. (sıvı içine) batma. Bayrağı yarıya indirmek. Farları kısmak. Düşürmek. Azaltmak. Tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Batmak.

 

Reverse fault : Ters kırık. Ters fay. Düzlemi kırılmış bir katman ya da bir damarın, yukarıdaki kanadına doğru eğimli olan kırık. Ters kink.

Normal fault heading with the dip : Uygun düz kırık. Kırık düzlemi, katmanların yatımı yönünde eğimli, tavan tomruğu taban tomruğuna oranla kırık düzlemi boyunca aşağı kaymış kırık.

İngilizce Reverse fault hadding with the dip Türkçe anlamı, Reverse fault hadding with the dip eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reverse fault hadding with the dip ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Abyss : Dipsiz gibi görünen yer. Derinlik. Dibi olmayan çukur. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Boşluk. Tamu. Abis. Cehennem. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı şok. Art sarsıntı. Artçı sarsıntı.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Absolute age : Mutlak yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Salt yaş.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

 

Absolute chronology : Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji. Salt çağbilimi.

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi.

Reverse fault hadding with the dip synonyms : aggregats, alkali rocks, algonkian, acid fumarole, acrozone, adventive cone.