Dip nedir, Dip ne demek
- Oyuk veya çukur bir şeyin en alt bölümü.
- Kapalı bir yerin kapıya göre en uzak bölümü

- Dikili duran bir şeyin yerle birleştiği nokta ve çevresi veya bir şeyin yanı başı.
- Taban.
- Arka, kıç.
"Dip" ile ilgili cümleler
- "Hepsi de tavuğun dibinden sabah sabah çıkmış, taptazedir." - E. E. Talu
- "Denizin dibinde oltanın ucu, etrafında izmaritler oynaşıyor." - A. Ümit
- "Tencerenin dibi."
- "Karagöz perdesinin karşısına dizilmiş koltuklardan en diptekine oturdu." - A. İlhan
- "Erkeklerin hepsi duvar dibindeydiler şimdi." - A. Kulin
Yerel Türkçe anlamı:
Havuç.
Pancar ve kökü, şeker pancarı.
Yerelması.
Şalgam.
Lahana.
Pek, çok anlamında kullanılır: Davarlar dip güzel.
Tütün bitkisinin en dipteki yaprakları: Bugün dipleri kırdım.
Bekâret.
Çam ağacının kökü ve çırası.
Kırmızı pancar
İktisat alanındaki kelime anlamı:
İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. zıt anlamlısı doruk
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Görünçlüğün gerisinde yer alan, geriye düşen yerler. Ön karşıtı.
Diğer sözlük anlamları:
Kök
Deyip
(Kadeh ve sinide) ayak
Bilimsel terim anlamı:
Lambanın, taşıyıcısına takılmasına ve elektrik bağlantısının sağlanmasına yarayan bölümü.
İngilizce'de Dip ne demek? Dip ingilizcesi nedir?:
cap (ingiltere'de), base (amerika'da), deep, background, fond
Fransızca'da Dip ne demek?:
base, fondement, anus
Osmanlıca Dip ne demek? Dip Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
ka'r
Dip tanımı, anlamı:
Dibe vurmak : En kötü duruma düşmek.
Dibi görünmek : İçindeki şey bitmiş olmak.
Dibi görünmeyen sudan geçme : "bir işe girişirken her yönünü iyice araştır" anlamında kullanılan bir söz.
Dibi kırmızı mumla mı çağırdım : "üzerinde önemle durmuyorum, önemsiz buluyorum" anlamında kullanılan bir söz.
Dibine darı ekmek : Bir şeyi sonuna kadar tüketmek, bitirmek.
Dibine kadar : En ince ve gizli noktasına kadar.
Dibini boylamak : Batmak.
Dibini bulmak : Aslına veya sonucuna ulaşmak. içindekini tüketmek.
Dibini kurcalamak : Koz olarak kullanabilecek bir şeyler bulmak için araştırmak, sorup öğrenmek.
Dibini tutmak : Yemek pişerken tencerenin dibine yapışmak.
Dip ağı : Palamut vb. balıkları avlamak için denizin dibine atılan ağ.
Dip balıkçılığı : Dipte yaşayan su ürünlerinin avlanılma işi.
Dip bucak : Ayrıntılı bir biçimde.
Dipdam : Hapishane.
Dip dibe : Yan yana sıkışmış olarak.
Dip doruk : Baştan aşağı, dipten tepeye kadar.
Dip koçanı : Hesap çıkarmaya, gerektiğinde koparılan parça ile karşılaştırma yapmaya yarayan ve yaprakları deftere bağlı olan bölüm.
Dipnot : Metin içinde geçen herhangi bir bilgi ile ilgili olarak sayfa altına, çalışmanın sonuna konulan açıklama veya kaynak bilgisi, haşiye.
Fincandibi : Arazi koşulları nedeniyle inilmesi zor olan, çukurda kalan havaalanı.
Kazandibi : Dibi tutturularak hafif yanık kokusu verilmiş muhallebi.
Taban : Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Yaradılıştan. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Değerlendirmede en alt derece. Ayakkabının alt bölümü. Temel. Ayağın alt yüzü, aya. Kaide. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Huy bakımından. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Bir şeyin en alt bölümü.
Arka : Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Arkada olan, arkada bulunan. İnsanın vücudu, bedeni. Geçmiş, geride kalmış zaman. Otururken sırtın dayandığı yer. Art, peş. Geri kalan bölüm. Kayıran, destekleyen.
Kıç : Kuyruk sokumu bölgesi, kaba et, kaba but, popo, makat. Arka bölümde olan. Deniz teknelerinde art taraf. Bacak, ayak.
Dip alay : Merkez alayı
Dip aşındırması : (coğrafya)
Dip bağı : Ahırlarda hayvanları bağlamaya yarayan ip.
Dip bezemi : Bir görünçlükte, dipteki bir aralıktan (pencere, kapı, vb.) ötede görünen, genellikle dışarının bir görünüşünü veren bezem.
Dip buzu : Nehirlerde, dip sularının donmasıyle oluşan sünger gibi gözenekli, çoğunlukla içine kum, çamur ve bitki köklerinin girmesiyle kirlenmiş buz.
Dip buzul taşı : Buzulun tabanında, yataktan sökülüp koparılmış buzul taşlardan her biri. Buzulun altında, yatağı boyunca aşındırma ile ve yarıklardan düşen irili ufaklı parçaların karşılaşmaşıyle oluşmuş kum, kil, mil, cilalı, çizikli çakıl karışımı; katmansız oluşmuş buzul taşları.
Dip canlıları : Sığ denizlerin diplerinde, yapışık olarak ya da sürünerek yaşayan canlılar.
Dip çalkamak : Kalçaları oynatmak
Dip çizgisi : Oyun alanının çember yönüne rastlayan sınırını belli eden karşılıklı çizgiler. Masanın enine kenarlarına çekilen 152,5 cm. lik sınır çizgilerinden her biri.
Dip çökmesi : Yerin yersel olarak ya da geniş ölçüde alçalması.
Diğer dillerde Dip anlamı nedir?
İngilizce'de Dip ne demek? : n. immersion in a liquid; decrease, decline; reduction, lowering
v. immerse in a liquid; decrease, decline; reduce, lower
n. DIP
Fransızca'da Dip : fond [le], pied [le], cul [le]
Almanca'da Dip : n. Boden, Grund
Rusça'da Dip : n. дно (N), глубина (F), днище (N), низ (M), основание (N), подножие (N)
adj. задний

Bu kısımda Dip nedir? Dip ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dip tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dip hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.