Kazandibi nedir, Kazandibi ne demek

  • Dibi tutturularak hafif yanık kokusu verilmiş muhallebi

"Kazandibi" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İki gün evvel bir muhallebici dükkânının vitrinindeki kazandibine imrendim." - B. Felek

Kazandibi hakkında bilgiler

Kazandibi, dibi tutturularak hafifçe kızartılan muhallebi.

İki çeşit kazandibi vardır. Normalde kazandibi tavukgöğsünden yapılır. Tavukgöğsü katılmamış olanına "Muhallebi Kazandibi" adı verilir. Muhallebi Kazandibinin yapılışı aşağıdaki şekildedir.

Süt, şeker, nişasta ve pirinç unu ile yapılır. Pişirildikten sonra bir tepsiye pudra şekeri serpilir. Pişen muhallebi, yarım parmak kalınlığında tepsiye dökülür. Ateş üzerinde çevirerek dibi kızartılır. Soğuduktan sonra karelere kesilir. Bir keskiyle çıkartılan parçalar tabağa ters çevrilir. Üzerine pudra şekeri ve gül suyu serpilir.

Kazandibi tanımı, anlamı:

Hafif : Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Gücü az olan, belli belirsiz. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek).

Muhallebi : Süt, şeker ve pirinç ununun kaynatılmasıyla yapılmış olan bir tatlı.

 

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Kaza : Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. Kadılık görevi. İlçe, kaymakamlık. İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Yargı.

Yanık : Rengi koyulaşmış. Bıkkın, üzüntülü, dertli. Yanmış olan. Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili. Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu. Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan. Yanmakta olan. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz.

Koku : Belirti, işaret. Güzel kokmak için sürülen esans. Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu.

Kızartı : Kızarmış yer.

Normal : Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum.

Tavuk : Sülüngillerden, eti ve yumurtası için üretilen kümes hayvanı (Gallus).

Yapılı : Vücudu gelişmiş, iri. Yapısı herhangi bir nitelikte olan.

Katılma : İletişim veya ortak davranışta bulunma yoluyla belirli bir toplumsal duruma girme süreci, iştirak. Katılmak işi.

Diğer dillerde Kazandibi anlamı nedir?

İngilizce'de Kazandibi ne demek? : pudding with a caramel base