Riffraff türkçesi Riffraff nedir

Riffraff ingilizcede ne demek, Riffraff nerede nasıl kullanılır?

Riffraffs : Ayak takımı. Süprüntü. Döküntü. Ayaktakımı.

Riff raff : Ayaktakımı. Döküntü tipler.

Riff : Rif. Sık sık tekrarlanan müzikal bağ. Tekrar eden ritme göre daha karmaşık ezgisel figürler ve akor dizileri.

Riffing : Sık sık tekrarlanan müzikal bağ.

Riffle : Kum engel. Mü birikintisi. Kumluk. Aceleyle çevirmek (sayfa). Sayfaları acele ile çevirmek. Çabuk çabuk çevirmek (sayfa). İskambil kağıtlarını karmak. Orkoz. Yiv. Ayırma ızgarası.

Brussels griffon : Brüksel arması.

Riffs : Sık sık tekrarlanan müzikal bağ.

Riffled : Aceleyle çevirmek (sayfa). İskambil kağıtlarını karmak. Oluk açmak. Yivli. Çabuk çabuk çevirmek (sayfa).

Rifflers : Oluk eğesi. Kıvrık uçlu eğe. Delik eğesi. Eğe.

Autonomous tariff system : Otonom tarife sistemi. Otonom tarifeye dayalı gümrük sistemi. Serbest tarife sistemi. Özerk tarife sistemi. Otonom gümrük tarifesi sistemi.

İngilizce Riffraff Türkçe anlamı, Riffraff eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Riffraff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Down at heel : (britanya ingilizcesi) parasızlık yüzünden kötü giyinmiş. Perişan görünüşlü. Köhne. Bakımsız. Kılıksız. Parasızlık yüzünden eski püskü giyecekler giyinmiş. Perişan kılıklı. Hırpani. Harap görünüşlü.

 

Ragtag and bobtail : Aşağı tabaka.

Comber waste : Tarakaltı. Tarak döküntüsü.

Commonalities : Sıradan halk. Müştereklik. Ortak özellikler paylaşma. Ortaklık. Özellik. Avam. Ortak özellik.

Scum of the earth : Başbelası. Baş belası. Değersiz kimse. Dünyanın pisliği. Saygıya değmez kimse. Düşük ahlaklı kimse.

Down at the heels : Köhne. Harap görünüşlü. Perişan kılıklı. Pejmürde. Hırpani. Kılıksız. Bakımsız. (amerikan ingilizcesi) parasızlık yüzünden kötü giyinmiş. Perişan görünüşlü.

Herded : Sürümek. Toplanmak. Toplamak. Eşlik etmek. Gütmek. Sürü halinde gitmek. Sürmek. Sürüyü gütmek. Sürü.

Detritus : Parçalanık döküntü. Kaya döküntüsü. Dış etkilerle ufalanmış, parçalanmış, moloz durumundaki kayaç ve canlı kalıntıları. Taş döküntüsü. Aşıntı. Seri. Kum ve taş parçası. Kırıntı malzemeler. Aşınma döküntüsü.

Brushing : Fırça ile boyama. Çöp. Fırçalama. Fırçalayış.

The mob : Kalabalık. Başına üşüşmek. Topluca saldırmak. Çete. Organize suç. Hücum etmek. Mafya. Çevresini sarmak. Organize suç örgütü (argo terim).

Riffraff synonyms : candle end, debris, rabble, canaille, lowlifes, crapping, mobbed, scum, hoi polloi, folk, junk, flotsam, garbage, garbages, duffs, dreg, commonality, dregs, castoff, offscourings, dregs of society, crap, fallout, mob, crapped, down at the heel, castoffs, dilapidated, herd, flotsams, bumf, eruption, duff.

Riffraff ingilizce tanımı, definition of Riffraff

Riffraff kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sweepings. Refuse. The lowest order of society.