Riffle türkçesi Riffle nedir

  • Oluk açmak.
  • Izgara.
  • Kum engel.
  • Çabuk çabuk çevirmek (sayfa).
  • İskambil kağıtlarını karmak.
  • Yiv.
  • Kumluk.
  • Oluk.
  • Sayfaları acele ile çevirmek.
  • Ayırma ızgarası.
  • Altın ayırma ızgarası.
  • Aceleyle çevirmek (sayfa).
  • Orkoz.
  • Mü birikintisi.

Riffle ingilizcede ne demek, Riffle nerede nasıl kullanılır?

Riffled : İskambil kağıtlarını karmak. Oluk açmak. Çabuk çabuk çevirmek (sayfa). Yivli. Aceleyle çevirmek (sayfa).

Riffler : Eğe. Delik eğesi. Kıvrık uçlu eğe. Oluk eğesi.

Rifflers : Eğe. Delik eğesi. Kıvrık uçlu eğe. Oluk eğesi.

Riffles : Oluk. Kum engel. Mü birikintisi. Aceleyle çevirmek (sayfa). Yiv. Altın ayırma ızgarası. Sayfaları acele ile çevirmek. Kumluk. Oluk açmak. Izgara.

Tariffless : Cinsi olmayan. Herhangi bir fiyatı olmayan.

Riffs : Sık sık tekrarlanan müzikal bağ.

Riff raff : Ayaktakımı. Döküntü tipler.

Riffraffs : Süprüntü. Ayaktakımı. Ayak takımı. Döküntü.

Riff : Sık sık tekrarlanan müzikal bağ. Tekrar eden ritme göre daha karmaşık ezgisel figürler ve akor dizileri. Rif.

Riffling : Sayfaları acele ile çevirmek. Izgara. Kumluk. Orkoz. Yiv. İskambil kağıtlarını karmak. Altın ayırma ızgarası. Oluk açmak. Kum engel. Mü birikintisi.

İngilizce Riffle Türkçe anlamı, Riffle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Riffle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Coulisse : Borsa dışında alışveriş yeri. Kulis. Bir şeyin içinden kayması için olan oluk. Borsadaki gayri resmi faaliyet. Kanal. Sürme pencerenin hareket ettiği oluk.

Chute : Akıntı. Çağlayan. Kızak pisti. Çöp atılan baca. Çamaşır atılan baca. Küçük çağlayan. Kızak. Paraşüt. Kayılan yer.

Grids : Parmaklık. Şebeke. Sistem. Haritayı karelere bölme sistemi. Kılavuzlar.

Guttered : Çatı oluğu. Hendek açmak. Kitap sayfası marjı. Suyolu. Cilt payı (kitapta). Kaba. Eriyip akmak (mum). Kanivo.

Wave : El etmek. Kıvrım. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sallanmak. Geniş su yüzeylerinde rüzgarla oluşan, sırt ve çukur bölümleriyle durgun su yüzünü pürüzlendirip bir salınım devinimiyle birbirini kovuşturarak ilerleyen dizilerden her biri. El sallamak. Kendisini zamanca ve uzayca düzenli olarak yineleyen ve bir ortamda değişmeden hızla ilerleyen bir salınım katarı. Ünalgı tolkunu. Saç dalgası. Tolkun.

Undertow : Deniz yüzündeki akıntıya ters giden dip akıntısı. Kıyıya çarpan dalgaların geriye gidişi. Deniz altındaki akıntının yüzeydeki akıntıyla ters yönlü olması. Anafor. Ters yönlü dip akıntısı. Ters dip akımı.

Sands : Ömrün dakikaları. Plaj. Dakikalar. Kum taneleri. Zaman. Çimerlik. Kumsal.

Corrugation : Kırışma. Kırışık. Kırıştırma. Ondüle. Kıvrık. Dalga. Ondülasyon. Buruşturma.

Sandiest : Kumlu. Sarımsı kızıl. İskoçyalı. İngiltere'de yerleşim yeri. Kum gibi. Kum rengi. Kumsal. Saman sarısı (saç). Utah eyaletinde şehir.

 

Orkos : İstanbul boğazı’nda şiddetli lodosun esmesi durumunda karadeniz’den marmara denizi’ne akan üst akıntının kesilerek karadeniz’e doğru akması olayı.

Riffle synonyms : moving ridge, chases, grillage, canaliculus, gutter, duct, chamfers, grate, cannelure, gridiron, drainpipe, displace, chamfering, conduits, fire bar, drainpipes, wavelet, sandier, chamfered, broils, gratings, sandboxes, rippling, rabbet, gullies, fillister, grating, groove, chase, broilers, rabbets, sandy, control grid.

Riffle zıt anlamlı kelimeler, Riffle kelime anlamı

Unfold : Yayılmak. Göz önüne serilmek. Açılmak. (katlanmış bir şeyi) açmak. Açmak. Gözler önüne serilmek. Açıklamak. Gelişmek. Sermek. Gelişmek (öykü).

Riffle ingilizce tanımı, definition of Riffle

Riffle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, a place where the water ripples, as on a shallow rapid. A ripple in a stream or current of water. Also, one of the cleats, grooves, or steps in such a trough. Also called ripple. A trough or sluice having cleats, grooves, or steps across the bottom for holding quicksilver and catching particles of gold when auriferous earth is washed.