Rig up türkçesi Rig up nedir

Rig up ingilizcede ne demek, Rig up nerede nasıl kullanılır?

Rig : Teçhizat. Çıkarlarına göre değişiklik yapmak. Hile yapmak (seçimde vb.). Hile ile yönetmek. Giydirmek. Hile karıştırmak. Allayıp pullamak. Uyduruvermek. Kendi çıkarına göre ayarlamak (bir şeyi yasalara aykırı olarak). Yalancıktan yapmak.

Rig out : Giyinip kuşanmak. Çok şık giyinmek. Aşırı şık giyinmek. Giydirmek. Süslenip püslenmek. Donatmak. Teçhiz etmek.

Rig the market : Piyasayı oynatmak. Belirli bir hisse senedini büyük miktarlarda satın alarak piyasanın kontrolünü geçici olarak ele geç. İşine geldiği gibi fiyatları değiştirmek.

Act up : Kötü davranmak. Yaramazlık etmek. Aktifleşmek. Arıza çıkarmak. Gösteriş yapmak. Üzmek. Teklemek. Yaramazlık yapmak. Dert açmak. Sorun çıkarmak.

Add up : Anlamına gelmek. Akla yatkın olmak. Tekabül etmek. Bir anlamı olmak. Toplama yapmak. Toplamak. Belli olmak. Bir arada toplamak. Toplamını bulmak. Üst üste koymak.

Adding up : Toplama yapmak. Bir arada toplamak. Belli olmak. Toplamını bulmak. Bir anlamı olmak. Tekabül etmek. Üst üste koymak. Anlamına gelmek. Toplamak. Akla yatkın olmak.

İngilizce Rig up Türkçe anlamı, Rig up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rig up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Concocted : Uydurmak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Karıştırmak. Yapmak. Tertip etmek. Hazırlamak. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Kafadan atmak.

Extemporise : Hazırlıksız söz söylemek. Hazırlıksız yapmak. Önceden bir hazırlık olmaksızın birşey (şarkı, gösteri, konuşma, vb.) yapmak. Doğaçlama yapmak. Doğaçlama çalmak. Doğaçtan söylemek. Doğaçlama konuşmak. Hazırlıksız icra etmek (ayrıca extemporize). İrticalen söylemek.

Rigged : Hile yapmak (seçimde vb.). Donatmak. Çıkarlarına göre değişiklik yapmak. Teçhiz etmek. Düzmece bir şekilde kurmak. Allayıp pullamak. Yalancıktan yapmak. Hile ile yönetmek. Süslemek.

Cobble : Kaba çakıl. Ayakkabı tamir etmek. Taş döşemek. Tamir etmek ayakkabı. Kaldırım taşı döşemek. Taneleri 64-256 mm. çapında olan kum. Yassı çakıl. Yuvarlak kaya parçası. Tamir etmek (ayakkabı).

Extemporizing : Doğaçlama çalma. Hazırlıksız söz söyleme. İrticalen söyleme. Doğaçtan söylemek. Doğaçlama konuşma. Hazırlıksız yapmak.

Extemporized : Doğaçlama yapılmış. Hazırlıksız söylenmiş. Hazırlıksız yapmak. Doğaçtan söylemek. İrticalen söylenmiş.

Concocting : Karıştırmak. Hazırlamak. Uydurmak.

Improvise : Tuluat yapmak. Uydurmak. Yapıvermek. İrticalen söylemek. Geçici olarak bulmak. Doğaçlama yapmak. Anında uydurmak. Doğaçtan çalmak. Doğaçtan söylemek.

Concocts : Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Hazırlamak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Birbirine karıştırarak hazırlamak. Yapmak. Uydurmak. Kafadan atmak. Karıştırmak. Tertip etmek.

Cobbling : Taşla kaplamak. Kabaca birleştirmek. Tamir etmek (ayakkabı). Pençe vurmak. Dikicilik. Taş döşemek.

Rig up synonyms : concoct, rig, make up, extemporize, extemporizes.